Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Uluslararası Kadın ve Medya Sempozyumu'nun ardından düzenlenen basın toplantısına katıldı.

Arınç, burada bir gazetecinin Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın ''siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyecekleri'' yönündeki açıklamalarını sorması ve Haşim Kılıç'ın cumhurbaşkanlığına aday olacağı yönündeki söylemleri hatırlatması üzerine, Türkiye'de her şeyi basitleştirmeye, magazinel bir yön çıkarmaya yönelik bir gayret olduğuna değindi.

Bülent Arınç, önemli olanın Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın yaptığı konuşmanın nasıl yorumlanacağı olduğunu belirterek, ''Cumhurbaşkanlığı adaylığı için Türkiye'de herkesin ismi geçebilir, bu vesileyle onun da isminin geçmiş olmasını konuşmaya gölge düşürmemesi bakımından bir kenara koyuyorum'' dedi.

Kılıç'ın konuşmasını ''çok önemli'' diye nitelendiren Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Sayın Haşim Kılıç'ın kişiliğine baktığımız zaman bu konuşmanın içeriğini de anlayabiliriz. Sayın Kılıç, özgürlükçü anlayışa sahip bir hukukçudur. Mesleği hukukçu olmasa bile Anayasa Mahkememizin başkanıdır. Anayasa Mahkemesi yüksek yargıdır. Geçmişte başkan vekili, daha sonra başkan Anayasa Mahkemesi'nin aldığı bütün kararlarda özgürlükçü anlayışı yansıtan kararların altına imza atmıştır. Bu açıdan CHP'nin, MHP'nin ve Türkiye'de demokrasiyi fazlasıyla hazmedemeyen kesimlerin de düşmanı haline gelmiştir. Hatırlayınız çok yakın bir zamanda sayın Haşim Kılıç'ı taraflı davrandığından dolayı her dava dilekçesinde reddetmiş, bu sebeple de para cezasına mahkum olmuştu. Her ağızlarını açtıklarında sayın Haşim Kılıç'ı bu düşünce yapısından dolayı küçümsemeye çalışanlar, ona hakaret etmeye yeltenenler olduğunu da biliyoruz.''

"UNUTMAYALIM BU MAHKEME PARTİLERİ KAPATTI"

Arınç, Haşim Kılıç'ın konuşmasının ana ekseninin Türkiye'deki yasama, yürütme ve yargı erkleri ile bunların hükümleriyle ilişkili olduğunu belirterek, şöyle devam etti: ''Her erkin birbirine üstünlüğü yoktur. Bu sadece yasama, yürütme ve yargının kendi alanları içinde bağımsız olması gerektiğini gösterir. Yani birbirlerine müdahale etmeyecekler, yasal sınırlar içinde kalacaklar, her erk güçlü ve bağımsız olacak. Yargıyı siyaset kuşatmamalı, siyaseti de yargı kuşatmamalı. Bu iki kere iki dört eder derecesinde çok güçlü bir sözdür. Türkiye'de bunun kötü örnekleri hep görülmüştür. Bu örneklerde her zaman mağdur olanlardan birisiyiz. Hem partimiz hem de siyasetçi olarak kişiliklerimiz maalesef bunların etkisinde kaldı. Unutmayalım bu Anayasa Mahkemesi geçmişte Refah Partisi'ni kapattı benim partimdi, Fazilet Partisi'ni kapattı benim partimdi. Pek çok partiyi kapattı, yurttaşlarımızın partisiydi. Son zamanlarda parti kapatılmıyor. Çünkü dünyanın geldiği noktada, Türkiye'de demokrasinin geldiği noktada siyasi partilerin varlıklarını koruması anlayışı hakim oldu.''

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ