Trayvon Martin
Yavuz Semerci yazdı...
Florida'da 17 yaşında Afrika asıllı bir genç olan Trayvon Martin'i öldüren Zimmerman'ın geçtiğimiz günlerde mahkeme tarafından suçsuz bulunmasının ardından çıkan olayları yakından takip edemedik.
Tepkilerin boyutunu anlamak için olaylara ilişkin görsellere bakmanız yeterli. Olgun tepki ile vandallık boyutuna ulaşan tepki iç içe geçmiş.
Yağma, bayrak yakma, camları kırma, polise taş atma, göstericilere acımasız davranan güvenlik görevlileri, tutuklanan insanlar, kapatılan yollar, önceden izin alma gereği duymadan özgürce yürüyenler...
Ne ararsanız var...
Göstericilerin tümünü aynı kaba sokan, onlar ve bizler diye ayıran sorumsuz bir dil yok sadece. Yasaları çiğneyenler elbette karşılarında polisi buldu. Yasal ve ölçülü tepkilere izin verildi. (Aklıma Gezi olaylarında fotoğraf çeken İtalyan gazeteciye 5 yıl hapis cezası verilmesini isteyen savcı geldi... Sapla samanı karıştırmak değiştirilemez karakterimiz olsa gerek... Neyse...)
*
Siyahi halkın ve onlara destek veren Amerikalıların, Amerikan adalet sistemine duyduğu öfke nereden kaynaklanıyor?
Kendisi de Afrika kökenli olan Başkan Obama bu sorunun yanıtını ararken, yakılan ABD bayrağına, yağmalanan dükkânlara, polise sıkılan kurşunlara, polisin şiddetli tepkisine takılıp kalmamış. Öfkenin kaynağına yolculuk yapmış... Bir kez daha seçilme gibi derdinin olmamasından mı yoksa kendisiyle özleştirdiği için mi bilinmez empatinin doruğuna çıkmış ve demiş ki:
"Bu ülkede, bir mağazada alışveriş yaparken takip edilme deneyimini yaşamayan çok az Afrika asıllı Amerikalı vardır. Buna ben de dahilim. Yoldan karşıya geçerken, arabaların kapılarının kilitlenmesi sesini duyma deneyimini yaşamayan çok az siyahi vardır. En azından senatör olmadan önce bu benim de başıma geldi. Bir asansöre bindikten sonra içerideki bir kadının çantasını endişeyle sıkıca kavradığı ve asansörden çıkana kadar da nefesini tuttuğuna şahit olmayan çok az siyahi vardır. Bunlar sıkça oluyor. Abartmak istemiyorum ama bu tip deneyimler, siyahilerin Florida'da o gece neler olduğunu nasıl yorumladığına ilişkin ipuçları veriyor.''
*
Bu sözler yıllardır toplumun bir kesiminde biriken öfkenin nedenlerini çok iyi özetliyor. Siyahi insanların neden olayı bir kaza olarak göremediğini anlatıyor. Ve Obama bu tespitiyle toplumun diğer kesimlerine bir anahtar sunuyor. Empatiye zorluyor. Tepkilere bakıp nefret duygusunu ateşlemeye hazır olanlara "Dur bakalım" diyor...
Kiminiz konuyu Gezi Parkı olaylarıyla paralellik kurmak vasıtasıyla hükümeti eleştirmek olarak değerlendirebilir. Olayı bu kadar basite indirgeyeceklere sözüm yok.
Sadece bir şeyi anlamakta zorlanıyorum. Hepimiz ama istisnasız hepimiz, aynı anda neden otobüs yakanı, molotof atanı, dükkânları tahrip edenleri, ölçüsüz polis şiddetini eleştirip demokratik tepki göstermenin doğallığını kabul edemiyoruz... Ve neden olaylara yol açan öfkeyi analiz edecek tartışmalara başlayamıyoruz...
Ülkeyi sarsan toplumsal bir olayla ilgili neden yerine sonuçlara takılan siyasi kutuplaşmanın huzurumuzu bozduğunu ve komplo teorileriyle toplumu oyaladığını düşünüyorum...