Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Yaşam Komedyenler ruh hastası mı?

        Mehmet ÇALIŞKAN-Bülent GÜNAL

        İngiltere’de Oxford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma; komedyenlerin, diğer birçok yaratıcı insan gibi, psikozla (şizofreni ve bipolar bozuklukta görülebilen kuruntu ve sanrı) bağlantılı kişilik tipleri olduğunu, bu yüzden insanları eğlendirebildiğini ortaya koydu. Araştırma ABD, İngiltere ve Avustralya’dan 119’u kadın 404’ü erkek 523 komedyenle yapıldı. Komedyenlerden, internet üzerinden sağlıklı insanlardaki psikotik özellikleri değerlendirmek için hazırlanan bazı soruları yanıtlamaları istendi. Sorularda sıradışı deneyimler (telepati ve doğaüstü olaylara inanma), idrak etmede dağınıklık (dikkatin dağılması ve bazı düşüncelere odaklanmada zorluk), zevk alamama ve fevri uyumsuzluk odak noktası oldu. Bu soruları 364 oyuncu ve yaratıcılık gerektirmeyen işlerde çalışan 831 kişi de yanıtladı. Araştırmanın sonucunda bu özelliklerin komedyenlerde fazla olduğu ortaya çıktı. Oxford Üniversitesi’nin bu araştırmasını Türkiye’nin ünlü komedyenlerine sorduk. İşte yanıtları...

        'Düşünürken fazlaca manikleşebiliyorum'

        Ata DEMİRER:

        Sigmud Freud’un bir araştırması vardır ki ben ona çok inanıyorum. Hayali oluşturan mekanizma ile rüyayı oluşturan mekanizma aynıdır. Örneğin ben bir espri bulmak için bir zaman harcadığımı hatırlamıyorum. Refleks gibi... Hani çevrende dönen sivrisineği yakalamak için ellerini uzatmak gibi... Benim için espri bulmak da böyle bir şey. Senaryo yazmak da insanın uyku haline geçmesi sırasında yaşadıklarına benzer. Hani uykuya dalmadan önce insanın gözünün önüne bazı resimler gelir ya. Dalmak üzereyizdir ama o resimleri yine de görürüz. Senaryoyu yazarken geçmişte yaşadıklarımızı gözümüzün kaydettikleriyle birleştiriyoruz. Sonuç olarak komedyenler tasarlamadıkları esprileri tamamen duygularıyla bu şekilde buluyorlar. Komedyenlerin beyinleri bu şekilde çalışırken belki de diğer insanların yaptıklarını yapamıyorlar. Bu nedenle komedyenlerin, komedyen olmayanlarla bazı farklılıklar göstermesi doğal olabilir... Zevk alamama durumuna gelince: Bu durum biraz bende de var. Bir şeyden zevk almam için ne gerekiyor açıkçası bilmiyorum. Kimi zaman herkesin zevk aldığı şeylerden zevk almıyorum. Tuhaf şeylerden zevk alıyorum. Örneğin bir anda antikacıya girip dolaşmaktan büyük keyif alıyorum. Manik depresif değilim ama bazen fikir üretirken veya sesli düşünürken fazlaca manikleşebiliyorum. Bu durumu bazen sahnede de yaşayabiliyorum ama böyle olması mesleğim adına iyidir. Ne var ki manikleşmenin bir eşiği var ki ben o eşiği geçince seçim yapma zamanlarında zorluklar yaşayabiliyorum. Örneğin çok istediğim halde çok basit bir eşyayı satın almaya karar vermem saatlerce sürebiliyor. Manik hal yaratıcılıkta iyi geliyor ama sosyal hayatta sıkıntı verebiliyor.

        ‘Duvarlarla konuşup geceleri uluyorum!’

        Şahan GÖKBAKAR:

        O belirtilerin hepsi bende de var. Hatta ek olarak duvarlarla konuşma, geceleri uluma ve kafayı 360 derece döndürüp merdivenlerden köprü pozisyonunda baş aşağı inme falan da oluyor. Yaradılış işte ne yapabilirim? :)))

        ‘Uydurmuşlar bir yerlerinden’

        Ali POYRAZOĞLU:

        Uydurmuşlar bir yerlerinden. Anlattıkları ve vardıkları sonuçlar daha çok komedyenlikle ilgileri olmayıp ama bazı meslek dallarında yaptıkları ve söyledikleriyle devamlı komik olanlarla ilgili olmasın? O meslek dallarını içinizden saymaya başlayın.

        ‘Neden olmasın?’

        Ezgi MOLA:

        Bence doğru. Pardon, sanki dersiniz yılların komedyeniyim de bir anda teşhisi onayladım. Bana bak sen:)) Bu bir araştırma. Tahminler, belirtiler ve verilerden dolayı bana ihtimali olan şeyler gibi geldi. Direkt olarak doğru olduğunu söyleyemem ama “Neden olmasın? Evet, olabilir” diyorum.

        ‘Mizah, uyumsuzluğu resmetmektir’

        Yüksel AKSU:

        Katılıyorum. Bir yönetmen olarak bu konuda gözlem ve etütlerim, söz konusu araştırmada çıkan sonuçlar gibidir. Dünyanın en zor işlerinden biri insanları güldürmek, eğlendirmektir. Hal böyle olunca komedyenlerin ve mizahçıların diğer insanlar gibi olmalarını bekleyebilirmiyiz? O halde komedyenler ve mizahçılar bizim için neden özel insanlardır? Zaten mizah da uyumsuzluğu resmetmek değil midir?

        ''Psikotiklik dahilikle iç içedir komedyenler de bu kişilik özelliği olabilir''

        Dr. Tanju Sürmeli (Psikiyatrist)

        ''Araştırmanın sonuçlarına göre komedyenlerin psikoza yatkın karekterlerde olduğu ortaya çıkmış. Bu görüşe mesafeli yaklaşıyorum, çünkü psikoz şizofreniye yakındır. Tamamen gerçeği değerlendiremeyen kişiler için kullanılan bir ifadedir. Bu nedenle komedyenler diye genelleme yaparak onların psikoza yatkın olduğunu söylemek doğru olmaz. Ama araştırmada, komedyenlerin psikotik kişilik özelliklerine sahip yani toplumdan tamamen kopmayan, subjektif değerlendirmeleri olan ve toplumdan aykırı düşünen oldukları da belirtiliyor. Bu olabilir. Ama psikotik özellikler sadece komedyenler, sanatçılar için geçerli değil. İşadamları da öğrenciler de müzisyenler de psikotik özellikler taşıyabilir. Psikotiklik dahilikle iç içe olabilir. Giyim tarzında da bu kendini gösterebilir, sürekli aynı renk ve tür kıyafet giymede de. Komedyen olmayan birçok hastamda da psikotik özellikler tespit ettim. Zaten bu tespit, konuşarak anlaşılmaz. Rorschach Mürekkep Testi adı verien bir test var. Kişide psikotik özellikler olup olmadığını bu test sonucunda anlayabiliyoruz.

        ''Komedyenler için psikoza yatkın demek çok iddialı bir çıkış''

        Dr. Ayhan Akcan (Psikiyatrist)

        ''Yaratıcık, marjinallikfarklılık gerektiren özellikler. Bu yüzden komedyenlerin, sanatçıların, bu alanda eser bırakanların normalden farklı durumları vardır. Ancak komedyenler için psikoza yatkın demek iddialı bir çıkış olur. Bu araştırmada hangi testler uygulanmış, bilmek gerekiyor. Yaratıcılık, farklı olma hali, yaşam biçimi dışında beyni aktif hale getiren madde kullanımı da kişide psikoz özellikler başgöstermesine neden olur. Eğer bu madde kullanımı devamlı hale gelirse, psikoz, yani ruh hastalığı hali devamlı olabilir.''