Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Prof. Dr. Rahim Horuz, daha çok genç erkeklerde görülen testis kanseriyle ilgili "Testis kanseri testiste, erkeklerde sperm ve hormon üreten üreme organında, kötü huylu tümör, yani kanser oluşması durumudur. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi tedavi edilmediğinde testis kanseri de ölümcül olabilir. Fakat erken tespitiyle uygun şekilde tedavi edilmesi durumunda hastaların tamamının kanserden bütünüyle kurtulmaları mümkündür. Testis kanseri aslında oldukça az karşılaşılan bir kanser türüdür; her yıl 100 bin erkekten yaklaşık sadece 3 ila 5´inde testis kanseri teşhis ediliyor. Diğer bir ifadeyle her 250 erkek çocuğun yaklaşık 1´inde ileride testis kanseri gelişecektir. Testis kanserinin diğer kanserlerden bir farkı yaşlılarda değil, daha ziyade genç erkeklerde görülmesidir. Bu hastalıkla genellikle 20'li ve 30'lu yaşlarda karşılaşılır" dedi.

HASTALIĞIN ÖLÜMCÜL DOĞASINI BİLEREK ACELE EDİN

Testis kanseri ağrı yapmadığı için sinsi seyrettiğine dikkati çeken Prof. Dr. Horuz, şöyle devam etti: "Testis kanserinin çoğu zaman ilk ve tek belirtisi testiste kişinin kendisinin fark ettiği ya da bazen rutin muayeneler sırasında hekimlerin fark ettiği kitle ve sertliktir. Hastaların üçte birinde bu sertlik ve kitle bulgusuna ağrı da eşlik edebilir. Fakat ister ağrılı ister ağrısız olsun, testiste fark edilen her türlü sertlik, kitle ve sınır düzensizliği aksi kanıtlanana kadar kanser imiş gibi muamele görmelidir. Dolayısıyla testisinde böyle bir kitleden şüphelenen bir gencin ertelemeden bir üroloğa başvurması hayati önem taşır. Her kanser türünde olduğu gibi unutulmamalıdır ki testis kanserinde de hastalığı gecikmeden ve erken aşamada teşhis etmek onu tam bir şifa ile tedavi etmeye imkan sağlar. Özellikle çocukluk döneminde testis inişi gecikmiş olan veya inmemiş testis nedeniyle ameliyat uygulanmış olan kimseler riskli grupta olduklarını bilmeli ve kendi kendine yapılan bu muayeneyi ihmal etmemelidir. Bu açıdan herhangi bir şüphe var ise, mutlaka vakit kaybetmeden bir üroloğa başvurulmalıdır. Tedavinin temel prensibi, hastalığın ölümcül doğası hatırlanarak, acele etmektir."

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ