Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Magazin Rasim Öztekin'in son ses kaydı ortaya çıktı - Magazin haberleri
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Tiyatro ve sinema oyuncusu Rasim Öztekin, geçtiğimiz pazar günü kalp krizi geçirdi. Öztekin'e Beykoz Devlet Hastanesi'nde acil olarak müdahale edildi. Ardından da Dr. Siyami Ersek Hastanesi'ne nakledilen sanatçı, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 62 yaşındaki usta oyuncunun ölümü sanat camiasını yasa boğdu.

        SON SES KAYDI ORTAYA ÇIKTI

        'Seksenler' dizisinde rol alan Öztekin'in, kalp krizi geçirmeden önce dizinin yapımcısı Birol Güven'e attığı son sesli mesaj ortaya çıktı.

        "ANCAK ÖLÜNCE USTA OLUNUR"

        Öztekin'in 'Seksenler' grubuna attığı sesli mesajı yayınlayan Güven, Instagram hesabından yayınladığı gönderisine, "Ancak ölünce usta olunur" notunu düştü.

        Ünlü oyuncunun ses kaydında, "Seksenler'de, burada ilk işi olanlar vardı. Daha sonra onlar oyuncu oldu, kalfa oldular, çırak oldular... Ve böylece gidiyor bu iş. Çok güzel bir duygu bunları beraber yaşamak. Bakın; 'Usta' oldu demedim. Hiçbir zaman ben kendimi de usta olarak görmüyorum zaten, çünkü öğrenme devam ediyor. Öldüğün zaman usta olursun bence. Çünkü o zaman öğrenme bitiyor. Öğrenmeye devam... Ben sizlerden çok şey öğrendim, her gün öğreniyorum. Siz de mutlaka benden öğreneceğiniz bir şeyler vardır. Mühim olan; karşılıklı sevgi, saygıdır" ifadelerini kullandığı duyuluyor.

        İşte o ses kaydı...

        BİROL GÜVEN: KALP KRİZİ GEÇİRMEDEN ÖNCE BU ŞİİRİ GÖNDERMİŞTİ

        Öztekin'in, kalp krizi geçirmeden 20 dakika önce dizinin yapımcısı Birol Güven'e attığı ve "Eskiden her şey bozuk ama insanlar sağlamdı" ifadelerinin geçtiği İbrahim Sadri'nin 'Kuş hatırları' şiiri de yürek burkmuştu.

        Birol Güven, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:

        Rasim Öztekin, kalp krizi geçirmeden 20 dakika önce bana aşağıdaki mesajı ve şiiri göndermişti. Mekanın cennet olsun.

        'Günaydın Patron. Umarım iyisindir. Pazar günü için güzel bir şiir gönderiyorum, biraz nostalji... 'Seksenler'de de kullanılabilir.'

        Rasim Öztekin'in son mesajı
        Rasim Öztekin'in son mesajı Haberi Görüntüle

        İBRAHİM SADRİ'NİN ŞİİRİ: KUŞ HATIRALARI

        Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar

        Rüyalarımıza melekler uğrardı.

        Kapımızdan yoğurtçu

        Bahçemizden ishakkuşu

        Kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.

        Kışın bir sobamız olurdu

        Sobanın yanında kedimiz

        Kedinin önünde yün yumağı

        Bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik.

        Yerli malı kullanan

        Yurdunun üç tarafı denizlerle çevrili

        Kuru incir üzüm fındık

        Tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren

        Kuru üzüm inciri satan

        Karşılığında

        Çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan

        Bir toprağın fertleri...

        Biraz yoksul biraz mütevekkil

        Biraz mahcup biraz kırılgan

        Biraz naif ama hep umutlu...

        Özlerdik.

        Memleketteki halamızı

        İnce doğranmış bir dilim pastırmayı

        Yurttan sesler korosunu

        Akşam komşuluklarını

        Radyo tiyatrolarını

        Sabah ezanını

        Kalaycıyı bozacıyı

        Münir Nurettin şarkılarını

        Orhan Boran yarışmalarını

        Kandil gecelerini

        Duvarlarımızın sarmaşıklarını

        Bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını

        Okul önü kozhelvalarını

        Akşam oturmalarını

        Ve hayatı...

        Top oynardık

        İp atlar kedi kovalar

        Taşlarla birbirimizin başını yarar

        Mahalle savaşları çıkarır

        Gece olunca da tutar babalarımızın elinden

        Yazlık sinemaya gider

        Sadri Alışık, Vahi Öz

        Belgin Doruk, Cüneyt Arkın seyreder

        Olimpos gazozlar içer

        Güler eğlenir bağırır çağırır

        Dönerken yıldızları sayardık.

        Sıkı çocuklardık.

        Hepimizin birer yıldızı vardı

        Onlara isim takardık

        Onlar da bize isim takardı

        Rus ve dumandan önce bu şehrin

        Geceleri göz kırpan ve isimler takılan yıldızları vardı.

        Benim yıldızıma Mehlika adını vermiştik

        Biz kimseden yana değildik.

        Kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri

        Olmazdı.

        Bir değirmendeydik

        Öğütülen

        Öğütülürken türküler söyleyen

        Buğday başaklarına benziyorduk.

        Ben çorbalardan tarhanayı

        Yemeklerden kuru fasulyeyi

        Sigaralardan harmanı

        Belki bunun için çok sevdim.

        Yollar bozuk musluklar bozuk

        Ziller bozuk paralar bozuk

        Ama adamlar sağlamdı.

        Bu şehrin yıldızları vardı.

        Saçlarına kurdelalar takan

        Çivitle yıkanmış beyaz çoraplarına

        Leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan

        Gözleri önlerinde

        Yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde

        Küçük çocukları vardı bu şehrin

        Bu şehrin yıldızları vardı.

        Ben Fenerbahçe'yi amcam Vefa'yı tutardı.

        Konya tahıl ambarı, Mersin muz cennetiydi.

        Taksim'den Fatih'e troleybus kalkar

        Şişhane'de mutlak raydan çıkardı.

        Vallahi hayat zor, fakat çok matraktı.

        Muammer Karaca adına bir tiyatro binası yoktu

        Bizzat kendisi vardı.

        Başımız ağrırdı komşumuz vardı

        Gönlümüz daralırdı komşumuz vardı

        Çorbamızı umutlarımızı

        Memleket kadar kalbimizi paylaştığımız komşularımız vardı.

        Geceleri bekçimiz

        Gündüzleri sütçümüz

        Bizim kadar zayıf da olsa

        Nohuta makarnaya alışmış da olsa

        Sarman adında bir kedimiz

        Ceplerimizde kırık misketlerimiz

        Çamur bulaşığı ellerimiz

        Ve gülümseyen bir yüzümüz

        Göstermekten utanmayacağımız bir içimiz

        Bir araya gelerek çektirebileceğimiz

        Bir aile fotoğrafımız vardı.

        Bir sabah bütün iyi şeylerin

        Ayvansaray iskelesinden

        Hayal ülkesine doğru demir alan

        Bir şirket-i hayriyye vapuru gibi

        Aramızdan ayrıldığını gördük.

        Sonra Ayvansaray'ın suları çekildiğini yazdı

        Gazeteler

        Süheyla hanımın Raci beyin

        Melahat mehveş ablanın

        Niko'nun Ercüment efendinin çekildiğini ise

        Yazmadılar nedense

        Ama yok ama yoklar.

        Ne harman sigarası kaldı geriye

        Ne olimpos gazozu

        Ne Sadri lışık.

        Kalan bir tortuydu belki.

        Belki kırık bir rüya denizi

        Belki suya düşürdüğümüz suretimizin

        Cep aynamıza nüktedan bir yansımasıydı her şey.

        Her şey Maltepe sigarasının

        Her arandığında

        Her bakkalda bulunabilmesi ile

        Büyüsünü kaybetmişti belki de.

        Belki de biz bir rüya mı görmüştük?

        Hadi hepsi yalandı.

        Hadi hepsi hayaldi.

        Hadi hepsini ben uydurmuştum

        Ama rüyalarımızın melekleri

        Ve sofralarımızın daim konukları kuşlar?

        Ya onlar?

        Onları siz de görmediniz mi?

        Sizin de sofranıza konup

        Rüyalarınıza uğramadılar mı?

        Onlar da mı yalandı?

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ