Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Türkiye arasındaki Ortaklık Programı’nda (FTPP) dünya çapında her yıl üretilen 4 milyon ton gıdanın 1.3 milyon tonunun israf edildiğini belirtirken, özellikle lokanta ve lüks otellerin porsiyonlarına dikkat çekti. Bakan Fakıbaba’nın “Lokantalarda porsiyonlar çok büyük. Önümüze yemekler geliyor ve ancak yarısını yiyebiliyoruz, diğer yarısı çöpe gidiyor. Biz yeteri kadar yiyoruz, yemeyenlere vermek zorundayız. Onun için porsiyonların özellikle lüks otellerde küçülmesi taraftarıyım” şeklindeki sözleri yeni bir tartışma başlattı. Bakan Fakıbaba’nın sözlerini turizmciler, beslenme uzmanları, işletmeciler ve köşe yazarları Gazete Habertürk'ten Leyla Ünal, Melis İnce ve Arif Hür'e değerlendirdi.

‘GEREĞİNDEN ÇOK ÇEŞİT VAR’

Burçak Atak - Turizm Otel Yöneticileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi:

Fakıbaba’nın açıklamaları çok yerinde olmuş. Otellerdeki mönülerde eğer alakart sistemi uygulanıyorsa konuklar da yiyeceği kadar çeşit talep eder. Açık büfelerdeki sorun ise gereğinden fazla çeşitliliğin sunulması. Büfede az yiyecek olmalı. Geri dönen yiyecekleri gördüm, içim acıdı. Biz bu yiyecekleri hayvan barınaklarına veya ihtiyacı olanlara ulaştırmaya çalışıyoruz.

‘KÜLTÜRÜMÜZDE YEME ALIŞKANLIĞI VAR’

Dr. Tuba Kayan Tapan - Şişli Florence Nightingale Hastanesi - Diyetisyen:

Tatile giden insanlar açık büfede çok fazla çeşit görüyor ve hepsinin tadına bakmak istiyor. Tatil psikolojisiyle her şeyi yemek istiyor insanlar. Tatlı ve meyve tabakları bile bir öğün tabağı gibi dolduruluyor. Bunu önlemek için seçenekler kısıtlansa, iki ana yemek - iki yardımcı yemek gibi kısıtlamalar getirilse insan sağlığını tehdit eden durumlarla da karşılaşmayız.

‘PORSİYONLAR GÖZ KORKUTMAMALI’

Ayhan Çarıkçılar - Restoran işletmecisi:

Biz porsiyonlarda sürekli denetimler yapıyoruz. Vatandaşların tabaklarında bitiremediği yemeklerini paket haline getirip yanlarına veriyoruz. Tabaklarda kalan yemekleri de hayvan barınaklarına gönderiyoruz. Son dönemde vatandaşlarımızın sağlıklı beslenmeye önem verdiğini de düşünüyorum. Bu yüzden en azından bizde yemekler çok fazla heba olmuyor. Porsiyonların, tabakta bırakılmayacak kadar olması lazım. Porsiyonlar göz korkutmamalı. Bu atılıma herkes destek olmalı.

‘AVRUPA’DA TABAĞINI BİTİRENE İNDİRİM VAR’

Şef Murat Bozok:

Otellerdeki açık büfelerde insanlar normalde tükettiğinin 2 katını alıyor, uçakta da bir ısırık alıp kenara bırakıyor. Açık büfelerde çalışmak her zaman şefler için alakart mönü oluşturmaktan daha kolaydır. Tepeleme yemek yapılır ve kalite göze batmaz. Avrupa’da bazı alakart mönülü otellerde tabağınızdaki her şeyi yerseniz fiyatta indirime gidiliyor. Otelciler de bu yolla atıklardan kurtulmuş oluyor, israf önleniyor.

‘PORSİYONLARDAN ÖNCE EĞİTİM’

Deniz Erkul - Restoran işletmecisi:

Porsiyonların küçülüp küçülmemesinden ziyade insanların tüketim konusunda bilinç sahibi olması, eğitilmesi gerekiyor. İsrafın önüne öncelikle bireyleri eğiterek geçebiliriz. Şimdilik porsiyon küçültme gibi bir düşüncemiz yok. Çeşitli detoks ürünleri hazırlayarak, tuzu azaltarak sağlıklı beslenme yolunda önemli adımlar atıyoruz. Artan yemekler sokak hayvanlarının midesine gidiyor.

‘TATİLDE TABAK FAZLA DOLDURULUYOR’

Dilara Koçak - Diyetisyen:

Otellerimizdeki açık büfe kültürü bireyin beslenme alışkanlığına göre değerlendirilebilir. Sağlıklı beslenme bilinci olan birey tabağını bol yeşillikle doldursa ve daha sonra ihtiyacı ölçüsünde yemek alsa sorun olmaz. Tatildeki birey aç olmasa da gördüğü her şeyi yeme arzusuyla tabağını fazla dolduruyor.

’KÜÇÜK TABAKLA MUTLU OLUNUR MU?’

Mehmet Kalaycıoğlu - Restoran işletmecisi:

İnsanlar çok yoğun çalışıyor, çok enerji kaybediyorlar. Midelerinin mutluluğundan ziyade gözlerinin mutluluğunu arıyorlar. Türkiye’de porsiyonların küçültülmesi bir şey ifade etmeyecektir, çünkü 1 porsiyon kebap yiyen adam porsiyon küçülünce 2 porsiyon isteyecektir. Bu bir talep meselesi. İnsanlar zaten bu porsiyonları talep ediyor.

‘SAYIYI BİLDİĞİMİZ İÇİN İSRAF YOK’

Sedat Zincirkıran - Türkiye Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı:

Maliyet odaklı çalıştığımız için belli sayılarda, o gün kaç kişiye yemek vereceğimizi bildiğimiz için israf söz konusu değil. Ancak otellerdeki her şey dahil sistemi için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Otellerde, her şey dahil, zengin büfe sistemi adı altında büyük israf yaşanıyor. Bunun önüne geçmek ve bağlantılı olarak porsiyonları küçültmek için çeşit ve miktarı kişiye göre azaltıp kontrollü üretmek lazım.

‘YEMEĞİN PİŞTİĞİ HER YERDE İSRAF VAR’

Ender Saraç - Beslenme ve Diyet Uzmanı:

Türkiye’de yemek porsiyonları en az yüzde 15 küçültülmeli. Türkiye zenginleştikçe, refahı arttıkça yemeğin piştiği yerde israf olmaya başladı. Sadece otelleri suçlamak doğru değil. Bu israf, evlerde, restoranlarda, yemeğin piştiği her yerde var. Porsiyonlarımız çok büyüdü, biraz küçülmesi lazım. Biz farkında olmadan gittikçe mideyi büyütürsek, kan şekerini ve kandaki yağları da yükseltmiş oluruz.

‘PORSİYONLAR KÜÇÜLMELİ’

Gamze Cizreli - Restoran işletmecisi:

Ben de porsiyonların küçülmesi gerektiğini düşünüyorum. Pek çok çevre israfın ağırlıklı olarak otellerde ve restoranlarda olduğunu düşünüyor ama çok yanılıyorlar. Marketlerde de ciddi bir israf söz konusu. Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba’nın bu çıkışını son derece olumlu karşılıyorum.