Sağlıklı beslenme takıntısına dikkat!
Ruh sağlığınız tehlikede olabilir! Çünkü...
CEYDA ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK
cerenoglu@htgazete.com.tr
Son yıllarda toplumlarda sağlıklı beslenme konusunda duyulan endişenin normalden sapması haline sık rastlanır oldu. Sağlık takıntılı kişiler işin boyutunu abarttıklarında psikolojik sorunlar yaşayıp elde etmek istedikleri yararı zarara çevirebiliyor. Psikiyatri uzmanı Dr. Bilal Ersoy, "Yeme bozuklukları, kişinin ruhsal sorunlarının yeme alanına aktarıldığı, dolayısıyla bu alandaki keyfi azaltan hatta bitiren, oldukça karmaşık ve zorlu ruhsal hastalıklardır" diyor.
Bu bozukluklar, eşlik eden diğer psikiyatrik tablolarla birlikte, gençlik ve genç erişkinlikte, kadınlarda erkeklerden daha fazla görülüyor. Ortak noktanın beden algısındaki bozukluk olduğu belirtiliyor. Bu konuya takıntılı hastalar bedenlerini veya beden bölümlerini yanlış değerlendirme veya çirkin görme eğiliminde oluyor. Bu düşünce neredeyse bir saplantıya benziyor. Anorektikler kilo vermek (güzelleşmek) için gıda alımını kısıtlarken, bulimikler ani yeme ataklarını, kusarak veya aşırı spor yaparak telafi etmeye çalışıyorlar.
ENDİŞEDEN ENDİŞE EDİYORLAR
Sağlıklı beslenme koruyucu sağlığın bir parçası ve temel bir insan hakkı olarak görülmekle birlikte, gıdaların orijinalliğinin azalması da ciddiye alınması gereken bir gerçeklik olarak görülüyor. Sağlıklı beslenme konusunda kişinin kendisi ve yakınları için endişesinin normal olduğu, endişenin şiddetinin ve onunla baş etme yolunun normal ile anormal arasındaki farkı belirlediği belirtiliyor.
Ortoreksiya, sağlıklı beslenme konusunda, kişiyi veya yakınlarını rahatsız edecek yoğunlukta takıntılı düşüncelerin ve bu düşüncelerin yarattığı endişenin yatıştırılması için başvurulan yollar anlamına geliyor. Ortoreksikler için gıdaların içeriği, kalori miktarı, glisemik indeksi, ne kadar organik olduğu gibi konular, lezzetinin ve gerekliliğinin önüne geçiyor.Bu durumdaki kişinin işi gücü sağlıklı beslenme oluyor.
Kişinin bu konuda yaptığı araştırmalar paradoksal olarak endişesini artırıyor. Bir süre sonra endişenin nedeni ve gerçekliği ortadan kalkıyor ve kişi endişesinden bile endişe etmeye başlıyor. Bu durumun soruna dönüşmesi yemeğin bir haz alanı olmaktan çıkıp yüke dönüşmesiyle sonuçlanıyor.
TAKINTI HASTALIĞINA BENZİYOR
Bu sorunun son yıllarda psikiyatri uzmanları için klinik ilgi odağı olan bir tablo haline gelip, bir çok açıdan yeme ve Obsesif Kompulsif Bozukluğa (takıntı hastalığı) benzediğine dikkat çeken Dr. Bilal Ersoy, ilerlemiş vakalarda sağlıklı beslenmenin sağlıksız beslenmeye dönüşmesi nedeniyle başka tıbbi sorunların da oluşabildiğini söylüyor. Eğer ortoreksiya kişinin sosyal ve mesleki işlevselliğini bozuyor veya ek tıbbi sorunlara yol açıyorsa tedavi edilmesi gerekiyor.