Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Sağlık Yeme bozuklukları

        Güneş AKSÜS / GAZETE HABERTÜRK

        Son yıllarda “Obezite hızla artıyor dikkat!” diye haberler yapıyoruz ya... Aklıma sıklıkla şu cümle geliyor ve size de hatırlatmak istiyorum: Toksik olan dozdur! Bu haberlerin bile miktarı, dozu önemli! Medyada çok sık yer alan diyet-zayıflama haberleri, bazı kişilerde yeme bozukluklarını tetikleyebiliyor. Bu nedenle ölenlerin sayısı artıyor. Sağlıklı yeme takıntısı nedeniyle biri nasıl ölebilir? Gelin size biraz bilgi vereyim.

        SAĞLIK İÇİN ÇOK CİDDİ TEHDİT

        Anoreksiya nervoza yani yeme bozukluğu, bu hastalığa bağlı ölümler ve haberler arttıkça herkesin tanımaya başladığı bir problem. Bu kişiler uzun süre hiçbir şey yemeden durabilirler. Bazen günlerce sadece 1 fincan kahveyle ayakta durmaya çalışırlar. Bir süre sonra aniden aşırı miktarda yemeye başlarlar. Blumia nervoza ise aşırı yeme ve kusma şeklinde karşımıza çıkar. İki durumda da kişiler çok zayıf veya kilolu olabilir. Blumia sorunu yaşayanlar genelde çok zayıf olanlardır. Bu sebeple ‘manken hastalığı’ olarak adlandırılır.

        Yeme bozuklukları sağlığı çok ciddi şekilde tehdit eder. Öykülerin sonunda alınan enerjinin dengesiz olması, protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineral eksikliği sonucu metabolik hastalıklar oluşabilir ve çoğu zaman ölümle sonuçlanır. Son yıllarda ortaya çıkan ortoreksiya yani ‘sağlıklı beslenme takıntısı’yla durum daha da ciddileşti. Sadece sağlıklı besinleri seçmeye çalışan kişiler bir süre sonra alışveriş yapamamaya, çok çok az besin tüketmeye ve bu sebeple oluşan eksiklikler nedeniyle hastanelere başvurmaya başladı. Bu problemler çok ciddi ve doktorlara, diyetisyenlere danışanların sayısı artıyor. Türkiye’deki ‘sağlıklı insan’ anlayışı son yıllarda değişiyor. Eskiden balıketli insanlar daha sağlıklı ve güzel kabul edilirdi. Şimdi incecik birini görünce “Ne kadar güzel, kesin çok sağlıklı besleniyordur” der hale geldik. Peki doğrusu hangisi? Balıketli veya zayıf olmak değil, ne yediğiniz önemlidir. Besinler sizi sağlıklı hale getirir. Zayıf ama çok iyi besleniyor da olabilirsiniz, hiçbir şey yememenin sonucunda zayıf ama hasta da. Burada sizi etkileyen şey yemeklerle olan ilişkiniz ve psikolojik durumunuz.

        BAZI REKLAMLAR TEŞVİK EDİYOR

        Reklamlar, diziler, kitaplar genç kızları ‘zayıf ve güzel’ olmaya itiyor. Bu durum gençler arasında hızla yayılıyor. Danışanlarımdan “Ben nasıl daha az kaloriyle ayakta durabilirim?” gibi sorular geliyor. Bu, biraz korkutucu! Bazı reklamlar yeme bozukluğunu teşvik eder şekilde planlanıyor. “Bir bisküvi versem her şeyi yapar mısın?” diyerek bilinçaltımıza yiyeceklerin hayatımızdaki gücü hatırlatılıyor. Anne ne yerse bebek de onu yiyor, bebek de çikolatadan başka bir şey istemiyor. Çocukların kullanıldığı reklamlardan ve akşam yayınlanan iştah açıcı nitelikte olanlardan hoşlanmıyorum. Gece acıktığında karşındaki ne yiyorsa sen de yemek istiyorsun. Bu bir savaş! Bunu sağlıklı beslenmeyi sürdürmeye çalışanlar bilir. Obezite de yeme bozukluğu da artıyor. Ensülin direnci, kolesterol problemleri artık daha genç yaşlarda görülüyor. Obezite artık çocuklarda daha sık görülüyor. Bu şu anlama geliyor: Kilo problemi yaşayan hasta çocuklar ve hiçbir şey yemeden durmaya çalışan, takıntılı, zayıf ve güzel olduklarına inanan yine hasta çocuklar...

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ