Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

3D Yazıcı teknolojisi tüm ihtiyaçlar açısından önemli. Ancak savaşta bacağını kaybeden Suriyeli Asem Hasna için 3D yazıcı teknolojisi kelimenin tam anlamıyla hayata tutunma nedeni oldu. 23 yaşındaki Hasna, 3D teknolojisini, kendisi gibi ampute olan savaş mağdurlarına yardım için kullandı. Savaş bölgesinde gönüllü acil yardım çalışanı olan Hasna’nın hikâyesi, aslında bacağını yitirdikten sonra başladı. Hayatının en kötü tecrübesi, müthiş bir başarı öyküsüne dönüştü. Şimdi Almanya’nın başkenti Berlin’de yaşamını sürdüren Hasna, Gazete Habertürk'ten Zahide Turan'ın sorularını yanıtladı.

Hikâyeniz nasıl başladı?

Suriye’de savaş başladığında Esad’ın karşısındaydım. Silaha karşı olduğum için profesyonel bir tıp tecrübem olmamasına rağmen Suriye’de gönüllü olarak acil yardımda görev yaptım. Kim olursa olsun yardım ettik. Suriye’de acil yardım çalışanı olarak isyancıları tedavi ediyorsan hükümete karşısındır ve bu bir tutuklanma sebebi. Babam benim muhalifliğim yüzünden rejim askerlerince tutuklandı, bunun üzerine Şam’ı terk ettim. Burada da hastanede görev aldım, hastanede çalışırken hem saklanabiliyor hem de insanlara yardım etme şansı buluyordum.

Bacağınızı nasıl kaybettiniz?

O anları anlatmak son yılları kabullenmemde etkili oldu. 26 Nisan 2013’te acil ihbarı aldık. 2 yaralıyı ambulansla almak için çatışma bölgesine gittik. Ulaştık ve yaralılara müdahale ettik. Dönüş için şoför koltuğuna otururken bir bomba patladı. Vücudumun yarısı ambulansın içinde, yarısı dışındaydı. Bacağım burada koptu.

Sonra?

Kanıyordu; ağlıyor, çığlık atıyordum. Müdahale ettiler. Önce hastaneye götürüldüm, sonra Ürdün’e... 40 gün kadar tedavi gördükten sonra hastaneden çıkarıldım. 6 ay boyunca fizyoterapi gördüm. Sonra 2014 yılının başında Refugee Open Ware ile tanıştım.

‘SURİYELİ BİR KADINA EL YAPTIM’

3D ile nasıl tanıştınız?

Bacağımı kaybettikten sonra çok zor bir yıl geçirmiştim. Open Ware, beni yeni bir dünya olan 3D yazıcı teknolojisiyle tanıştırdı. Suriyeli amputeler için bir projeleri vardı. Aptütelerin aynı zamanda teknisyen olmalarını sağlıyorlardı. Ben her iki koşulu da sağlıyordum. Bu işi yapacak ilgim ve hevesim de vardı. 9 ay kadar 3D yazıcı ile ilgilendim. Teknolojiyle oldum olası ilgilenmiştim ancak bu boyutuyla yeni tanışmıştım. Kendim gibi amputelere yardım etmek beni çok rahatlattı ve iyi hissettirdi. Hikâyem aslında burada başladı. Günden güne 3D programlama ve yazılımı öğrendim. Ne kadar çok öğrendiysem, o kadar çok geliştirdim kendimi.

3D yazıcı ile ilk olarak kime yardım ettiniz?

Ürdün’deki Zaatari Kampı’nda Suriyeli bir kadına yardım ettim. Elini kaybetmişti. 2 yıl önce ellerini kullanabilir hale geldi. Bizimkisi en başında test aşamasındaydı. 5 insana ben, kendi başıma yardım ettim. Aralarında Suriyeli de Yemenli de Ürdünlü de vardı. Refugee Open Ware bir medikal organizasyon olmadığı için düşük bütçeli bir projeyi hedefliyordu. Bizim amacımız düşük bütçeli ve kolay bir şekilde ampute birine protez bir uzuv sağlamaktı. Yaptıklarımızda polilaktik asit, esnek plastiktendi, tıbbi köpük kullandık ve 50 Euro’dan fazla tutmadı. Bu teknolojide yapabilecekleriniz tabii ki çok geniş.

‘ÜLKEME DÖNMEK İSTERİM’

Savaş bittiğinde ülkenize geri dönmeyi planlıyor musunuz?

Tabii ki.

Eğer Esad gitmezse Suriye halkının tepkisi ne olacak?

Öyle olacağa benziyor. Savaş yeniden başlayacaktır. Sonuçta kimse son 7 yılı unutmayacak. Bu başka bir savaşın başlangıcı olacaktır. Belki bir süre durur ama yeniden başlar. 1980’lerde Baba Esad’a karşı savaşı küllendirmek için 40 yıl beklemişlerdi