Adı şeker ama kendisi zehir... Çocuklar, zararlarını bilmeden severek yiyor ama uzmanlardan gelen o açıklamalar, değil şekerleme almak, marketlerde o rafların önünden bile geçmememiz gerektiğine işaret ediyor. Öyle ki marketlerde ve benzincilerde görmeye alışık olduğumuz şekerlemelerin içinde bulunan maddeler 'Çocuğumuza ne yediriyoruz?' sorusunu kendimize tekrar sormamıza neden olacak cinsten...

Bu ürünlerin tüketilmesi sonucunda çeşitli hastalıkların kapımızı çalacağını söyleyen uzmanlar, ebeveynleri bu tip ürünlerin kesinlikle alınmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Çocuk Endokrinolojisi ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Taşçılar:

“Şekerli içeceklerde, çikolatalarda, şekerleme, pasta ve benzeri gıdalarda glikoz şurubu kullanılmaktadır. Yüksek fruktoz içeren bu glikoz şuruplarının gıda sanayisinde kullanılmasının sebebi ucuz ve çok daha tatlı olmasından kaynaklanıyor. Ancak sağlığımız açısından son derece zararlıdır. Normal şekere göre insülin salınımını daha fazla arttırdığından kısa vadede insülin direncine ve vücutta yağlanmayı artırarak obeziteye uzun vadede tip 2 diyabete sebep olur. Glikoz şurubu içeren gıdalarla beslenen çocuklarda şekerli gıda alma eğilimi artar ve damak tadı değişir, iştah artar ve bu da kilo alımını daha da artırır. Bu yüksek karbonhidrat alımı zamanla karbonhidrat bağımlılığı denilen duruma dönüşür.

Gıdalarda emülgatörler de sıkça kullanılır. Gıda ürünlerinin raf ömrünü uzatmak, kıvam veya gevreklik kazandırmak, görünüşünü değiştirmek veya benzer sebeplerle gıdalara katılan katkı maddeleridir. Bu maddeler E harfi ve bir rakamla kodlanarak gösterilir, E142, E150 gibi. Bu emülgatörlerin birçoğu değişik ülkelerde yasaklandı. Bu katkı maddelerinin bazıları hormon reseptörlerine bağlanarak hormon gibi etki yapabilir. Bunun sonucunda da erken ergenlik ve obezite gibi hastalıklar gelişebilir.”

SEBEP OLMADIĞI HASTALIK YOK!

İç Hastalıkları ve Gastroentereloji Uzmanı Dr. Atilla Bektaş:

“Şekerlemeler, şeker içerikleri ve içindeki katkı maddeleri nedeniyle çocuk sağlığını olumsuz etkiler.
Şeker, bağırsaktaki yararlı bakteri dengesini bozarak şişkinlik, gaz, karında rahatsızlık hissine neden olur. Duyarlı kişilerin, çok şeker tüketmesi kanda ani olarak şeker yükselmesine sebep olur. Bu da insülin salınımını tetikleyerek ani şeker düşmesine yol açar. Fazla tüketilen şekerlemeler; diş çürümesi, karaciğer yağlanması, obezite, diyabet, kalp ve dolaşım hastalıklarına, felce zemin hazırlayabilir.

Şekerlemelerdeki gıda katkı maddeleri çocukluk dönemindeki gıda alerjileri ve gıda hassasiyetlerinden de sorumlu olabilir.
Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği’nde yer alan tanıma göre: “Besleyici değeri olan veya olmayan, tek başına gıda olarak tüketilmeyen ve gıdanın karakteristik bileşeni olmayan, üretim, işleme, hazırlama, ambalajlama, taşıma veya depolama aşamalarında gıdaya ilave edilen maddelere” gıda katkı maddeleri denir.

Gıdaların besin değerini yükseltmek ya da hile amacıyla gıdalara katılan maddeler bu gruba girmezler. Gıdalarda kullanılan katkı maddeleri, Türk Gıda Kodeksi-Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği’ne uygun olarak kullanılmalıdır. Yönetmelikte yer almayan maddelerin gıdalarda kullanımı yasaktır. Ürünlerin etiket bilgilerinde Tarım ve Ormancılık Bakanlığı’nca verilen kayıt veya onay numarasının olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Gıda katkı maddeleri doğal maddeler midir? Yoksa yapay (sentetik) maddeler midir?

Gıda katkı maddeleri; doğal, doğala özdeş veya yapay olabilir.

Doğal katkı maddeleri; doğada bulunan maddelerdir. Örneğin; pancar suyundan elde edilen kırmızı renk verici betanin (E162) gibi.

Doğala özdeş katkı maddeleri; doğada bulunan maddelerdir. Latincesi Vanilla planifolia olan vanilya bitkisinden elde edilen vanilya gibi.

Sentetik katkı maddeleri; İnsan tarafından yapılmıştır. Doğada bulunmaz, tatlandırıcı olan sakkarin gibi...

GIDALARDA ETİKET BİLGİSİ NASIL OKUNMALI?

Gıdaların üretim süreçlerinde kullanılan katkı maddeleri sürekli olarak denetlenmelidir. Katılan katkı maddesinin açık ismi ve miktarı gıdanın üzerindeki etikette belirtilmelidir.

Ülkemizde “E” numara kodlaması, Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi gıda katkı maddeleri için pratik bir kodlama yöntemi olarak kullanılmaktadır. “E” numara sistemi gıda katkı maddelerini tanımlamak ve herhangi bir karışıklığa yol açmamak için kullanılan bir sınıflamadır. Bu kodlar Avrupa Birliği’nin “Gıda Bilim Komitesi” tarafından her katkı maddesi için ayrı ayrı belirlenmiştir. Doğal veya sentetik olsun gıdalarda katkı maddesi olarak kullanılan tüm kimyasal maddeler, bu kodlama sistemi içinde yer alır.

Alınan herhangi bir gıda maddesinin ambalajı üzerinde bu kodlama vardır. Bu size gıdanın üretilmesi için kullanılan katkı maddeleri konusunda bilgi verir. Katkı maddeleri, E kodlamasına göre, renk maddeleri, kıvam artırıcılar, koruyucu maddeler olarak aşağıdaki gibi sınıflandırılırlar.

1. Renklendiriciler (E100-180): Doğal ve sentetik renklendiriciler
2. Koruyucular (E200-297): Asetik asit, benzoik asit, propionik asit, sorbik asit, kükürt dioksit, nitrit ve nitrat
3. Antioksidanlar (E300-321): BHA, BHT sentetik antioksidanlar, beta karoten, tokoferoller (vit.E),askorbik asit (vit. C) doğal antioksidanlar
4. Emülsifiyer ve stabilizatörler (E322-500)
5. Asit-baz sağlayıcılar (E500-578)
6. Tatlandırıcı ve koku verenler (E620-637): Örneğin, bu sisteme göre gıdada monosodyum glutamat kullanılmışsa ambalajda (E 621) olarak gösterilir.
7. Geniş amaçlı gıda katkı maddeleri (E900-927)

KANSER SEBEBİ OLABİLİR!

Koruyucu olarak kullanılan sodyum nitrat (E251),Sodyum nitrit (E 250),Butillenmiş hidroksianisol-BHA (E320),Butillenmiş hidroksitoluen–BHT(E321),Potasyum bromat (E 924),renklendiricilerden mavi renk verici Pa#tent Blue V (E 131),yeşil renk verici Green S (E142),sarı renk verici Tartrazin (E102),kırmızı renk verici Eritrosin (E127),yapay tatlandırıcılardan, asesülfam potasyum (E 950),aspartam (E 951) ve lezzet verici monosodiumglutamate-MSG (E621)’ın uygun olmayan şekilde kullanımları alerji, astım ve bazı kanser türlerinin görülmesi ile ilişkilendirilmiştir.

Aslında tercih meyvelerden yana olmalıdır. Çocuğa fast-food, paketlenmiş, işlenmiş, tatlandırılmış, kızartılmış yiyecekler verilmemelidir.”

ÜRÜNLERİN İÇİNDEKİ BU MADDELERE DİKKAT!

Gıda Mühendisi Merve Özbek:

"Günümüz gıda sanayiinde hemen hemen her üründe bir çok katkı maddesi kullanılıyor. Bu maddelerin yüksek miktarlarda alınmasının birçok hastalığa neden olduğu düşünülüyor.Özellikle çocuklarında severek ve çokça tükettiği gofret, bisküvi, şeker, çikolata, kurabiye, dondurma vb. ürünlerde bulunan glikoz şurubu, renklendirciler, tat verici maddeler gibi katkı maddelerinin tüketimini kontrol edebilmek için mutlaka ürün etiketlerinin okunması ve ürünlerin bilinçli bir şekilde tükeltilmesi sağlanmalı. Sağlıklı beslenme düzeninde etiket okuma alışkanlığı mutlaka oluşmalı , bu bilinç çocuklara ve gençlere de aşılanmalı.

Dikkat edilmesi gereken maddeler özellikle şunlardır:

* Monosodyum glutamat
* Aspartam
* Glukoz şurubu
* E110
* E102
* E124"