Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, katıldığı Yunus Emre Enstitüsü 10'uncu İstişare ve Eğitim Toplantısı'nda konuşmasına "Müdürlerimizin geldiği ülke ve şehirlerin sayısı, ve bunların Seul'den Washington'a, Moskova'dan Johannesburg'a uzanan dağılımı, bize Enstitümüzün, 10 yıl gibi kısa bir sürede kat ettiği mesafeyi açıkça gösteriyor. Bu güzel başarı hikâyesinin mimarları ile birlikte olmaktan, büyük memnuniyet duyuyorum" şeklindeki sözleriyle başladı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetim anlayışının değiştiğini ve devlet işleyişinde önemli bir hıza kavuşulduğunu vurgulayan Mehmet Nuri Ersoy, tüm devlet kurumlarında olduğu gibi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlı kurumlarında da bu yeni sürece uygun yapılanmaya gidildiğini, çalışmaların bu doğrultuda yürütülmeye başlandığını anlattı. "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla, geleneksel değerlerimizi merkeze koyarak, dünyayla rekabet edebilecek bir değişim ve dönüşümü gerçekleştiriyoruz" diyen Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü'nün de bunun önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ile Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Şeref Ateş'in de yer aldığı toplantıda Mehmet Nuri Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: Milletimiz sizlerden; müzikten sinemaya, Türk kültür ve sanatının her bir parçasını, tarihi değerlerimizi büyük bir titizlik ve itinayla, dünyayla paylaşmanızı bekliyor. Çünkü algı, bilgiyle şekillenir. Siz, bu bilginin önemli bir kaynağısınız. Kuruluşunuzdan bugüne, 150 bini aşkın kişiye Türkçe öğrettiniz. 140 farklı ülkeden 4 bine yakın öğrenciye, Türkiye'de Türkçe öğrenme imkânı sundunuz. Türkçenin, ilk ve orta öğretim kurumlarında, resmi müfredat dâhilinde okutulması için 'Tercihim Türkçe Projesi'ni başlattınız. Bunlar büyük başarılar. Ancak ülkemiz ve milletimiz için çalışıyorsak, 'yeterli' diye bir kelime olmadığını hepimiz biliyoruz. Birlikte daha çok çabalayacak ve her zaman daha fazlası için çalışacağız. Zira yabancı bir ülkede, anadillerini kullanma becerilerini kaybetmeye başlayan, ya da çoktan kaybetmiş insanlarımıza el uzatmadan kaydedilecek ilerleme, gerçek bir başarı olmayacaktır. Bu ailelerimizin ihtiyaçlarına cevap verecek, sonrasında ise Türkçe diline merak duyanlara özellikle eğileceğiz. 100 Türkiye Kütüphanesi, Osmanlı El Yazmaları, Türk Filmleri Haftası, Çocuk Festivali, Misafirimiz Olun, Türk Mutfağı gibi büyük projelere imza attınız. Ancak bu noktada da bir rehavete düşmeyeceğiz. Daha yoğun ilgi çekmek için, daha fazla ve çeşitli etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz. Yunus Emre Enstitüsü, 48 ülkede, 58 Türk Kültür Merkeziyle, uluslararası kültürel ilişkilerimizin önemli bir kurumu haline gelmiştir. Kültür Merkezlerimiz çok büyük önem arz ediyor. Tanıtımı yapılan ürünlerimizin yanı sıra, merkezlerimizin her bir karesinde, titizlik ile ülkemizin türlü türlü zenginlikleri anlatılmalı; turizmin ve kültürümüzün sözcüleri olarak, merkezlerimiz de işlevsel olmalıdır. Devlette bireysellik kabul edilemez. İş tanımları; görev sınırları elbette olacak; amatör bir ruhla ancak profesyonelce, kendi görevimiz olsun ya da olmasın, her birimiz, yurt dışında ülkemizin menfaatleri için, varsa görülen boşlukları, eksiklikleri kapatacağız.

Yunus Emre Enstitüsü'nün gerçekleştirdiği faaliyetlerin özünü, Türkiye'ye dost ve Türkiye'yle bağ kuran insan sayısını artırma çabasının oluşturduğunu söyleyen Mehmet Nuri Ersoy, "Sizler, gönülleri fethedin. İnsan kazanmak, her tür siyasi kazanımın üstündedir. Bulunduğunuz ülkenin dilinden sanatına, kültüründen mutfağına, değerlerine ve zenginliklerine çok iyi vâkıf olun. Ön yargıları kırın. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da etkili çalışmalarınızla, ülkemize, milletimize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik haksız itham ve iftiraları, başarılı ve nitelikli icraatlarınız ile bertaraf edeceksiniz." dedi.

Mehmet Nuri Ersoy,ayrımcılığa, bölücülüğe ve dışlayıcı akımlara karşı bütünleştirici ve birleştirici olunması ve ötekileştirici tutumlara karşı, her zaman hazırlıklı bulunmak ve tuzaklara düşmemek gerektiğini de vurguladı: Ortak tarihi geçmişimiz olan Boşnaklar, Arnavutlar, Makedonlar, Gürcüler, Araplar ve Ata yurdumuzun tüm unsurlarıyla, yakın olmaya devam edeceğiz. Medya ile doğru iletişim, resmi makamlarla sağlam ve iyi ilişkiler kurmak çok önemli. Bu noktadaki hassas çalışmalarınızı sürdürün. Görev yaptığınız ülkelerin diplomatik, kültür, bilim ve sanat çevrelerini de etkinliklerimize davet edin. Kişilerle güçlü ilişkiler kadar, kurumlar arası işbirliği de büyük önem arz ediyor. 2017'de Cumhurbaşkanlığı himayelerinde başlatılan Türkiye Bilimsel ve Akademik İşbirliği Projesi çok başarılı bir örnektir. Benzer projeleri üretemeye ve hayata geçirmeye devam edeceğiz. Sizler gibi, ülkemizi ve milletimizi yurt dışında temsil eden birçok kişi ve kurumumuz var. Büyük elçilerimiz, TİKA, YTB, Maarif, Diyanet... Hepiniz ulu bir çınarın dallarısınız. Aynı gövdede bir ve bütünsünüz. Birlikte ve uyum içinde çalışın, yardımlaşın. Ortak bir hedefe yürüdüğünüzü asla unutmayın.

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Şeref Ateş, Mehmet Nuri Ersoy'a hediye verdi.
Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Şeref Ateş, Mehmet Nuri Ersoy'a hediye verdi.

Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasını tamamlarken Yunus Emre Enstitüsü'nün ulaştığı uluslararası ağ ve faaliyet kapasitesinin, tüm ülke adına bir kazanç; yurt dışında etkinlik planlayan tüm kurumlar, üniversiteler ve STK'lar için de kıymetli bir kapı olduğunu ifade etti.