Eski TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç Habertürk Manşet programında Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtladı.

Arınç, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na 5 ayrı suçlamadan verilen 9 yıl 8 ay 20 günlük hapis cezasını değerlendirdi. Kaftancıoğlu’nun şahsını beğenmediğini, yazdıklarını da paylaşmadığını belirten Arınç, söz konusu tweetlerin üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçtikten sonra dava açılmasını eleştirdi. Türkiye’nin kabul ettiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ve Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğü ile ilgili kararlarını hatırlatan Arınç, “Tweetlerin hiçbirini paylaşmıyorum ama ifade özgürlüğüne giriyorsa ben buna tahammül etmek zorundayım” dedi.

“NİYE O ZAMAN DEĞİL?”

İsnat edilen suçların geçmiş tarihli olduğuna dikkat çeken Arınç, savcıların izlemesi gereken yol olduğunu belirterek “Toplumda gerçekten infial gelmiş mi o tarihte? Nasıl bir tehlike meydana gelmiş, kim bundan incinmiş, toplumda bir kamplaşma olmuş mu, olmuşsa niye o zaman değil” sorularını yöneltti. “Geçmişe yönelik tweetler nedeniyle savcılarımız hamaratlık yapacak durumdaysalar bu işlerin altından binlerce insanı kurtaramazsınız” diyen Arınç, iddianame yazımında aceleci olunmaması gerektiğini, lehte ve aleyhte delillerin de toplanması gerektiğini söyledi.

“AÇILMASA DAHA İYİYDİ”

“Bu iddianameyi eksik bulmayıp aynen kabul eden hakime sormak gerek” diyen Arınç, şöyle devam etti: “5 yıl 6 yıl sonra böyle bir davanın açılması zorlamadır. Türkiye’nin itibarına da eksi puan yazar. Gerekçeli karar yayınlanmadı ama dış görünüş itibarıyla herhalde dava açılmasa daha iyi olurdu” ifadelerini kullandı. Arınç, cezanın Kaftancıoğlu’nun siyaseten lehine olduğunu sözlerine ekledi.

“YARGI KARARI OLMALI”

Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmalarını değerlendiren Arınç, Ahmet Türk’ü tanıdığını, terörle ve şiddetle ilişkisi olmadığını ancak partisinin ve Kandil’le ilişkinin bilindiğini söyledi. Diğer iki belediye başkanını ise tanımadığını belirten Arınç, suçlamaların seçimden önce mi, sonra mı olduğuna bakılması gerektiğini söyledi. Söz konusu isimlerin seçime girebildiklerini ve herhangi bir itirazın da yapılmadığını belirten Arınç, İçişleri Bakanı’nın suçlamalarla ilgili mülkiye müfettişi görevlendirebileceğini bu doğrultuda karar alınabileceğini söyledi. Arınç, “görevden uzaklaştırmaların idari kararla değil yargı kararıyla olmasını tercih edeceğini” belirtti.

“KENDİLERİNE ZARAR”

Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı belirtilen partilerle ilgili sorulara da yanıt veren Arınç, Abdullah Gül ile beraber söz konusu isimleri sevdiğini ve bu isimlere hain sıfatının yakıştırılmasının doğru olmadığını söyledi. “Bunlar temiz insanlardır. Ama siyasette yanlış yapıyorlar. Onları bu yanlıştan vazgeçirmek için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Bu yanlış ortaya çıktığı zaman kendileri zarar görecek” diyen Arınç, yeni parti için “Erken doğuma zorlanmasını doğru bulmuyorum” ifadelerini kullandı.

“GÖVDEMİZ SAĞLAM”

Davutoğlu’nun ihracı ile ilgili parti içinden isimlere sorduğunda Davutoğlu ve arkadaşlarının il ve ilçe başkanlarını arayarak kendisi ile beraber olup olmadıklarını sordukları iddiasını duyduğunu belirten Arınç, “Çok yanlış, hem partide olacaksınız hem de bunu soracaksınız. Doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama bundan sona disiplin işlemi yapıldığını duydum. AK Parti’den çok fazla bir şey koparamayacaklardır. AK Parti’nin gövdesi sağlamdır. Taban Tayyip Erdoğan’ı ve onunla birlikte olanları sever” diye konuştu. Yeni kurulacak partilerin iktidar ya da iktidar ortağı olma ihtimalinin milyonda bir dahi olmadığını söyleyen Arınç, “Yüzde 1, yüzde 5 alacağız diyorlarsa bunu alacağı tek yer AK Parti tabanıdır. AK Parti tabanından yüzde 1 de alınacaksa bu bizim için eksikliktir” dedi.