Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sosyal medyanın pek çoğumuzun hayatını büyük bir ölçüde etkilediği gerçek. Diğer taraftan tek bir video ile fenomen olanlar, paylaşımlarıyla binlerce kişiyi etkileyenler çok mutlu bir hayat yaşıyormuş görünümü verebilir ancak durum aslında hiç öyle değil! Yakın zamanlarda artan fenomen intiharı haberleri de bu dediğimizi kanıtlar nitelikte. Son olarak da geçtiğimiz aylarda Youtube kanalı sahibi Stevie Ryan intihar ederek yaşamını yitirdi. 

"HAYALLERİMİN ADAMI SADECE HAYALLERİMDE OLACAK"

Amerikalı ünlü komedyen ve Youtube kanalı sahibi 33 yaşındaki Stevie Ryan, geçtiğimiz aylarda Los Angeles'teki evinde intihar etti. Birkaç gün önce ölen büyükbabası hakkında ''Hayallerimin adamı artık sadece hayallerimde olacak'' paylaşımını yaptıktan sonra evinde kendini asan genç kadının ölümü hayranlarını derinden sarstı.

SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN TAKİPÇİLERİYLE PAYLAŞMIŞTI

Depresyon sebebiyle bir süredir tedavi gördüğü öğrenilen Stevie Ryan'ın, durumunu ölümünden kısa süre önce sosyal medya hesabı üzerinden takipçileri ile paylaştığı öğrenildi.

İNTİHAR EDEN YOUTUBE FENOMENİ SADECE STEVİE RYAN DEĞİL!

Geçmişte de Stevie Ryan gbi intihar eden fenomenler oldu. Frank Wolf, Freddy E., Daniel Kyre, Amanda Todd, Justin Carmical, Nathan Wills, Elliot Rodger gibi Youtube fenomenleri de intihar ederek yaşama veda etti.

Yaşanan intiharların ardından 'Sosyal medya ünlülerinin intiharları neden bu kadar çoğaldı?' sorusu akıllara geldi. Bilindiği üzere 1770’lerde Goethe’nin ünlü eseri Genç Werther’in Acıları adlı kitabı okuyucularının, kitaptaki kahramanla aynı şekilde intihar ettiği biliniyor. Yoksa sosyal medya ünlüleri de kendilerine bu şekilde rol model mi alıyor? Ya da bu intiharların altında yatan neden nedir?

Psikiyatrist Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar HABERTURK.COM'a konu ile ilgili özel açıklamalarda bulundu.

Doç. Dr. Sayar açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Ölümle ilgili düşünceleri çoğunlukla zihnimizden uzakta tutarız, düşünmeyiz bile. Ancak bir yakınımızın, tanıdığımızın kaybının ardından ölüm ya da ölüm sonrası gibi düşüncelerle daha çok ilgilenmeye başlayabiliriz. Bu aslında normal bir süreç. Diğer taraftan kişinin tedavi edilmemiş depresyon veya benzeri başka bir psikiyatrik hastalığı varsa intihar düşünceleri tetiklenip ciddi boyutlara ulaşabilir."

Bu durum ile ilgili terim bile var!

"YUKİKO SENDROMU"

Olaya farklı açıdan bakıp sosyal medya fenomenlerinin, takipçilerini olumsuz yönde etkilediğini söylesek yanılmış olmayız. Hatta bu durumla ilgili bir terim bile var. Yukiko Sendromu!

1983'te bir yetenek yarışmasında keşfedilen Yukiko Okada, şöhret basamaklarını hızla çıktı. Ancak kameralar karşısında her daim gülümseyen Okada, aslında özel hayatında hiç de mutlu değildi. Etrafındakiler de genç starın ruhsal rahatsızlığını fark etmemiş olacak ki, Yukiko 18 yaşındayken çatı katından atlayarak intihar etti. Genç kızın hayranları da onun ardından birer birer intihar etmeye başladı. Hatta 1986 yılında Japonya'da çok ciddi boyutlarda intihar artışı yaşandı. 

Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar da "Tanınmış bir kişinin intiharından sonra ona benzer biçimde intihar edenlerin olduğu kısa bir süreç var. Bu durum Japon pop şarkıcısı Yukiko Okada’nın intiharından sonra gözlemlendiği için "Yukiko Sendromu” adı verilmiş." diyor.

GÜNÜMÜZDE DE DURUM DEĞİŞMEDİ

Yukiko Sendromu'nun bugünlerde de yaşandığını gözler önüne seren Doç. Dr. Sayar, "Günümüzde ise durum aslında çok farklı değil. Sosyal medya aracılığı ile çok daha geniş kitlelere oldukça hızlı ulaşılabildiği için, ünlü ya da 'fenomen' olarak tanımlayabileceğimiz bir kişinin intiharı da haliyle kitleleri daha fazla etkiliyor.

İnsan sosyal bir canlı ve çevresinde gördüğü sosyal olaylar aracılığı ile bazı davranışları kopyalamaya meyilli. Bu öğrenme ve kopyalama, özellikle çocuklarda ve gençlerde daha belirgin oluyor. Ruhsal hastalıktan muzdarip bir ünlü, detaylarının bilineceği şekilde hayatını sonlandırdığında, onu takip eden ya da model alan kişi, zihninde intiharı kabul edilebilir bir seçenek haline getirebiliyor. Sonuç olarak da benzer intihar denemeleri yaşanabiliyor." şeklinde konuştu.

"MEDYANIN YAKLAŞIMI ÇOK ÖNEMLİ"

Medyanın konu hakkında dikkatli olması gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Sayar, şöyle devam etti:

"Bu noktada medyanın yaklaşımı ve konuya gereken hassasiyeti göstermesi çok önemli. Bazen intihar haberlerinin romantik bir dille, neredeyse özendirici cümlelerle ya da kahramanlık destanı gibi sunulduğuna şahit oluyoruz. Özellikle tanınmış isimlerin intiharlarının detayları verilmemesi, kişinin bilinen hastalığı varsa bu durumun vurgulanması intiharın normal ve kabul edilebilir bir davranış olmadığı mesajını verecektir. İntiharla ilgili haberlerin altında intiharı caydırıcı ve tedavi ile intiharın önlenebileceği bilgilerinin yer alması oldukça önemli bir adım olacaktır."