Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

MAÇKA Parkı’nın dibinde, Dolmabahçe ile Swissotel arasındaki asırlık ağaçlık alana ilişkin dünkü manşetimiz büyük yankı uyandırdı. Sosyal medya ve internette paylaşılan haberde yer alan, Swissotel’in Maçka’nın devamı niteliğindeki 27 bin metrekarelik arazide, ağaçları “kesme-budama-taşıma-bakım” talebine, vatandaşlardan tepki yağdı. Gazete Habertürk'ten Mehmet Demirkaya'nın haberine göre otel yönetimi, “Başvurumuz, ağaçların her yıl yaptığımız rutin bakım ve budama işlemi için müsaade almakla sınırlı” açıklamasını dün de tekrarladı.

Swissotel’in bu açıklamasına karşın, ağaçları “kesme ve taşımayı” da kapsayan talebin nedeni anlaşılabilmiş değil. Bu tür adımlarla zaman içinde gerçekleşmiş, daha sonra aksi yönde mahkeme kararlarına rağmen geri dönüşü olmayan pek çok tahribata tanıklık etmiş İstanbullular arasında, en çok tartışılan konu da bu “her şey dahil” talep oldu. İstanbul Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Komisyonlarının “budama” gibi tek bir talep için de başvuru kabul etmesine rağmen başvurunun bu kadar geniş tutulması ve otelin niyetine dair vatandaşların endişeleri gündem yarattı. Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarının “gizli” toplantılarla çalışma şekli de eleştiriler arasındaydı. Dosyaların, toplantı ortamı olmadan karara bağlandığı da bize ulaşan iddialar arasında.

Söz konusu alanla ilgili Swissotel The Bosphorus yönetiminden dün yapılan açıklamada ağaçların kesilmesinin söz konusu olmadığının altı çizilirken, şu ifadelere yer verildi: “Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Tabiat Varlıklarını Koruma İl Müdürlüğü’ne yapılmış olan başvuru, bahçemizde tamamen kurumuş olan ağaçların kendilerine bildirimi ve her yıl yaptığımız rutin bakım ve budama işlemi için müsaade almakla sınırlıdır. Çevreye olan kurumsal hassasiyetimiz en yüksek seviyede devam edecektir.”

‘AYNI OTELİN ÜÇÜNCÜ AĞAÇ KESME GİRİŞİMİ’

Öte yandan İstanbul Çevre Konseyi Genel Sekreteri Şeyma Dumrul, söz konusu otelin daha önce de çevresindeki ağaçları kesme girişiminde bulunduğunu öne sürdü. Otel yapılırken çevredeki pek çok ağacın kesilmek istendiğini ancak tepkilerle geri adım attıklarını belirten Dumrul, “Swissotel’in bu üçüncü ağaç kesme girişimi. İlki otel yapılırken olmuştu. İkinci girişim otel yapıldıktan yaklaşık 10 yıl sonra oldu. Çevreci Zafer Murat Çetintaş, Panter Emel ve Orhan Kural kendilerini ağaçlara zincirleyerek kesilmelerini o dönem engellemişti. O zaman da ‘Bakım-budama yapacağız’ gibi bir gerekçe ile bunu yapmak istemişlerdi. Yıllar önce Çırağan Sarayı girişinde bulunan bir çınar ağacı bu şekilde bir girişimle kesildi. Bu talepte iyi niyetli olduğuna inanmıyoruz. Otelin niyeti tartışmalı” dedi

‘MANZARA İÇİN İSTENİYOR’

Otel yapılırken kesilen ağaçların yerine tepkiler üzerine yeniden ağaç dikildiğini anlatan Doğa Savaşçıları Çevre Koruma Örgütü başkanı Zafer Murat Çetintaş ise “Otel ilk yapıldığında, denizden bakıldığında Dolmabahçe Sarayı’nın arkasında bir beton yığını göze çarpıyordu. Ağaçlar büyüyünce çevre yeşillendi. Böylelikle o görsel rahatsızlık bir nebze ortadan kalkmış oldu. Şimdi otel müşterilerinin manzarasını açmak için bunu yapmak istiyor olabilirler. Ben amaçlarının sadece ağaç budamak olmadığını, başka niyetleri olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

‘BU BİR KANDIRMACA’

‘Kent aktivisti’ Cem Tüzün de “Ağaçlara çeşitli nedenlerle müdahale etmek gerekebilir. Çürüyen, kuruyan dalları olabilir. Ağaçlara zarar veren kurtçuklar peydahlanabilir. Ama bütün bunlara müdahale koşulları var. Öyle toptan kalıp şeklinde bir başvuru yaparak bu işler yapılmaz. Yapılırsa inandırıcı olmaz. Kesme, budama, bakım gibi toptan bir başvuru yapıp sonra ‘Sadece budama yapacağız’ demek bir kandırmaca. Bir avuç yeşil alandan bahsediliyor ama o yeşil alan bizim ciğerimiz. Toplum olarak yeşili korumayı bir türlü beceremiyoruz. Her şeyin ötesinde yapılmak istenenler konusunda şeffaflık yok” ifadesini kullandı.

‘TOPLANTI YAPILMIYOR DOSYALAR DOLAŞTIRILIYOR’

Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarının çalışma şeklini eleştiren kent aktivisti Cem Tüzün, “Komisyonlar toplantı yapmıyor, dosyalar dolaştırılıyor” iddiasında bulundu: “Genel olarak söylüyorum. Dolmabahçe ile ilgili Koruma Bölge Komisyonu ile ilgili söylemiyorum. Bu komisyon üyeleri bir araya gelip, toplantı yapıp gündemlerindeki konuları karşılıklı görüşmüyor. Yani interaktif bir toplantı yapılmıyor. Bir tartışma ortamı oluşmuyor. Komisyonun her bir üyesinin önüne dosya götürülüyor; inceliyor ve imzalıyor. Bu sağlıksız. Toplantı olsa, bir üyenin yapacağı bir değerlendirme diğer üyelerin de bilmeden yanlış bir iş yapmasının önüne geçmiş olacak. Toplantı gündemi deniyor da gerçek anlamda toplantı oluyor mu? Benim edindiğim bilgi sadece dosya dolaştırılıyor yönünde.”

‘NİYETLERİNİ KESTİREMEYİZ’

Başvuru talebinin geniş kapsamını ve Koruma Komisyonlarının çalışmalarını değerlendiren Kuzey Ormanları Savunması’ndan şehir plancısı Nuray Çolak, şöyle konuştu: “Eskiden Koruma Komisyonları meslek odaları tarafından takip edilebiliyordu. Toplantıların içeriklerini görebildiğimiz için doğru bilgi alabiliyorduk. Yetkinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na geçmesinin ardından komisyonlar kapalı bir yapı olarak iş görmeye başladı. Hal böyle olunca ciddi bir güvensizlik ortamı oluşuyor. Komisyona güven duyulmayan bir ortamda otel açıklamasına da güven duyulmuyor haliyle. Başvuru yaşlı ağaçların gerekli bakımları için mi yapıldı yoksa söz konusu alana tesis ya da ek bir bina mı yapılacak bilmiyoruz. Net ve sadece “budama” ibaresi geçmediği sürece niyetlerini kestiremeyiz. Ağaç taşıma, bakım gibi bahaneler bir taktik durumuna geldi. Projeler ağaçlara göre planlanmıyor.”

‘TOPLU BAŞVURU ENDİŞE YARATIYOR’

Bölgede gelişen olayları takip ettiklerini kaydeden Doğa Derneği Genel Koordinatörü Dicle Tuğba Kılıç ise şunları söyledi: “Söz konusu alan sadece Dolmabahçe’nin ya da Maçka’nın değil İstanbul’un problemi. İstanbul, Doğu Avrupa kuşlarının göç yollarında çok kilit bir lokasyonda. Kilometrelerce uzunluğundaki yolda konakladıkları yer İstanbul Boğazı. Dolayısıyla sadece insanlar için değil, hayvanlar için de her bir metrekare yeşil alan hayati önem taşıyor. Söz konusu başvuruda ağaçlara ilişkin ibarelerin toplu halde bulunması endişe yaratıyor. Kurul onay verse dahi bunun takibi ne ölçüde yapılıyor? ‘Cezasını öderim, ağacı keserim’ mantığı yüzünden hiçbir açıklama o ağaçların güvende olduğu anlamını taşımaz.”

 

‘HALK OLARAK TAKİPÇİSİYİZ’

- Maçka ve Dolmabahçe’de konuştuğumuz vatandaşlar da tepkilerini dile getirdi: “Söz konusu otel diğer ülkelerde de benzer uygulamalar yapıyor mu bakmak lazım. Oradaki ağaçlar yıllardır bakımsızlıktan çürüyor. Budama bahanesiyle kesmezler umarım.”

Bekir Sıddık Temizsoy: Sormak lazım; kime ne zararı varmış bahçedeki ağaçların. Kimsenin haberi yok, basına açıklama yapılmamış, otel çalışanlarının bile haberi yoktur belki de. Böyle sessiz sedasız hareket ederseniz niyetiniz iyi de olsa insanlar tedirgin olur. Biz halk olarak takipçisi olacağız.

Doğan K.: Maçka Parkı bu kadar sıcakken hemen yanında ağaç krizi çıkması, zamanlama olarak talihsiz. Yoksa otelin önündeki arazi, yasa dahilinde ne isterse onu yapar. Belki gerçekten budama yapacaklar, bilemiyoruz. Bu belirsizlik yüzünden bu kadar tepki görüyor.

İsmail G.: Bir genç olarak gördüğüm her yere ağaç dikmek, çiçek ekmek isterim. Ulaşım, düzenleme; ne maksatla olursa olsun yeşilin yok olmasına karşıyım. Sonuçta dünyaca ünlü bir otel, umarım dedikleri gibi sadece budama ve bakım yaparlar.

TWITTER’DAN TEPKİLER

- Maçka Parkı Hepimizin Platformu olarak sesimiz ses getirdi, Habertürk’teki haberi yapanlara ve itirazını dile getirenlere selam olsun. Bu olayın da takipçisiyiz.

- Ağaçlar bakımsızlıktan kurudu zaten. Yıllardır kaç defa dilekçe yazdım. Kimse ilgilenmiyor. Tek yaptıkları budama.

- Maçka Parkı’ndan kesilen ağaçlar yetmedi mi? Bu ağaçlar kentin akciğeri, kesilmesin.

- Birkaç seneye kalmaz bahsi geçen alanda otele ait yapılar yükselebilir.

- Bırakın ağaç kestirmeyi, bölgeyi daha da ağaçlandırmak lazım.

- Biz de vatandaşlar olarak bölgenin ağaçlandırılması için gerekli dilekçeleri verelim.

- Budama amacındaysanız neden ‘kesme’ ibaresiyle başvuru yapıyorsunuz? Ahşap, bungalov ya da betondan yapılan restoran ve kafeler yapılacaktır o alana.

- Arazinin halka park olarak iade edilmesini istiyoruz.

- İnşaatın yasak olduğu bir alanda ağaç kesmek nasıl serbest olabiliyor, ben de bunu anlamıyorum.

- Kıymetli bir arazi. Böylesine global bir markanın alanı daha da yeşillendirmesi gerekir.