Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Uzmanından uyarı: 7-8 ay içinde büyük yıkım!
0:00 / 0:00

Covid-19 pandemisinin ağır sonuçlarıyla karşılaşmaya devam ediyoruz. Bazı illerin 3. zirveyi yaşadığı bilgisi Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından da paylaşıldı. Gerek virüsün yayılımı sonucu vaka sayısında gerekse ağır hasta sayısındaki artış alınması gereken acil önlemleri gündemde tutmaya devam ediyor. Bu durum uzmanların salgının süresiyle ilgili tahminlerinin bile değişmesine neden oluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Gülhane Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Tıbbi Viroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Şahiner, “Ağustos ayı sonunda yaptığımız bir haberde, ‘salgın bu hızla yayılır ve koruyucu bir aşı kullanıma girmezse pandeminin bir hatta iki yıl kadar sürebileceğine dair öngörüde bulunmuştuk. Bu haberin ardından ülkemizde açıklanan rakamların sadece semptomatik hasta sayını gösterdiğini öğrendik. Bu durum enfeksiyona yakalanan kişi sayısının tahmin edilenden çok daha yüksek olduğunun göstergesi. An itibarı ile Türkiye ve Avrupa ülkelerinde ikinci pik dönemine girildi. Birçok ülkede vaka sayıları Şubat-Nisan dönemine göre çok daha yüksek iken, ölüm oranları o döneme göre daha düşük seyrediyor. Türkiye olarak bahar dönemindeki salgına geç girdiğimiz için çok etkilenmedik ve yaz aylarına pandeminin ilk birkaç ayında alınan sıkı önlemler eşliğinde girdik. Bu süreçte açık alanlara çıktık ve biraz da olsa rahatladık ancak bu rahatlama çok uzun sürmedi” diyor.

VAKA SAYILARI REKOR KIRMAYA BAŞLADI

Sonraki süreci değerlendirmesini istediğimiz Doç Dr. Fatih Şahiner, yaz sonrasının hedeflenenden çok uzak seyrettiğine dikkat çekerek devam ediyor; “Virüs ile aramızdaki geçici ateşkes sona erdi. Sonbahar-kış dönemine diğer ülkelerle benzer şartlarda giriyoruz. Sağlık alt yapısı ve tedaviye erişim noktasında en önde yer alan ülkelerden biri olsak da bu altyapının kapasitesini zorlamamak gerekiyor. Pandeminin ilk döneminde, ‘Bahar aylarında biraz dişimizi sıkarsak yaz mevsiminde geçici de olsa rahatlama sağlarız’ demiş ve toplumu motive etmeye çalışmıştık. Ancak bu kez yaz mevsimine 2-3 değil 7-8 ay var. Üstelik vaka sayıları rekor kırmaya başladı. Bu tablo şimdiki durumun çok daha ciddi olduğunu gösteriyor” diyerek devam ediyor:

GÜNLÜK ENFEKTE KİŞİ SAYISI 80 BİN OLABİLİR

“Sağlık Bakanının dün pozitif vakaları açıklamasıyla, günlük 28 - 30 bin enfekte kişi olduğunu öğrendik. Bahar aylarından çok daha farklı bir noktadayız. Enfekte kişi sayımız neredeyse 10 kat arttı. Tanı konmayan kişilerin varlığı da düşünüldüğünde günlük enfekte kişi sayımızın 70-80 bin civarında olabileceği öngörüsünde bulunabiliriz. Kış mevsimine bu hızla girmenin yaratacağı sorunları ve büyük umut olan aşının henüz kullanıma girmediğini unutmamalıyız.

SEVİNELİM Mİ ÜZÜLELİM Mİ?

Bu hızla gidersek yaza kadar toplumun çok büyük bölümü enfekte olacak. ‘Buna sevinmek mi üzülmek mi gerek’ sorusunun yanıtı çok zor. (Toplumun bağışıklık kazanması anlamında) Yaza kadar iyi mücadele verip gerekenleri yerine getirirsek, önümüzdeki sene sonbahara çok daha sakin girebiliriz. Buna karşın önümüzdeki 7-8 ay süresince oluşacak ‘büyük yıkım’ olasılığının dehşet verici olduğunu unutmamalıyız.”

YAPMAK ZORUNDA OLDUĞUMUZ 4 ŞEY

1. Aşıların kullanıma girmesine ve olası olumlu etkilerinin yansımasına uzun bir süre olduğu için maske kullanmaya devam edilmeli ve bir zorunluluk yoksa kapalı ortamlarda 10-15 dakikadan fazla bir arada kalmamaya özen gösterilmeli.

2. Salgının önlenmesi için giderek artan kısmi kısıtlamalar yerine, zaman kaybetmeden (önümüzdeki bir ay içerisinde) sıkı önlemler alınmalı. Örneğin 5 gün kısıtlama 2 gün kısıtlamanın kaldırılması gibi birkaç ardışık kısıtlama uygulaması ile virüsün yayılımına karşı sert tedbirlerle sonraki dönemde kısıtlamaların vaka sayılarına göre kaldırılması düşünülmeli

3. “Benim hastalığım çok hafif seyrediyor ilaç almasam da olur” denilmemeli. Klinik tablo hızlı ilerlediği için erken dönemde başlanan tedavinin daha etkin olduğu unutulmamalı. İlaçların yan etkilerinden endişe duyup kullanmaktan çekinen çok sayıda kişiye ilaçların yan etkilerinin genel olarak uzun süre uygun olmayan kullanıma bağlı olarak görüldüğü iyi anlatılmalı (alerjik durumlar dışında). Akut bir enfeksiyonun kısa süreli tedavisindeki yan etkilerin hastalığın olası olumsuz sonuçlarıyla kıyaslanınca önemsenmeyecek boyutta olduğu akılda tutulmalı.

4. “Test sonucum negatif olduğuna göre maske takmama gerek yok” denmemeli. Testlerin duyarlılığının; alındığı döneme, test kitine, doğru örnek alımına, her bir test basamağının doğru yürütülmesi gibi başka birçok faktöre bağlı olarak değişebileceği göz ardı edilmemeli.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.