Uzun süren yalnızlığınızın nedeni karşınıza doğru kişinin çıkmaması değil de filofobi yaşamanız olabilir
Havalar ısındı, bahar ayları kapıda göründü. Bilirsiniz, gelince bahar ayları, gevşer insanın gönül yayları derler... Yoksa siz bahar aylarında bile gönül yaylarını gevşetemeyenlerden misiniz? Sevginin giremeyeceği hiçbir gönül yoktur sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Filofobisi olanlar sevgiye teslim olamıyor! Peki, insanı sevginin iyileştirici gücünden mahrum bırakan filofobi nedir biliyor musunuz?
ABONE OLYeni biriyle tanışmak, insanın sevgiyle büyüyen bir ilişkinin yollarını keşfetmesi, aşkı ve beraberliği doyasıya yaşamak hangimizin hoşuna gitmez ki... Bazılarımızın gitmez! Mesela filofobisi olanların... Filofobi, halk arasında "aşk korkusu" olarak nam salmış. Hepimizin içini ısıtan, yüzünü güldüren sevgi ve aşk filofobisi olanlarda korku, endişe ve stres yaratıyor. Peki nedir bu filofobinin astı astarı?
Yunanca sevgi anlamına gelen “philos” kelimesi ile korku anlamına gelen “phobos” kelimelerinden türetilen filofobi psikiyatri camiasında iyi bilinir ancak halk arasında duyanı pek azdır. Hoş, psikiyatri camiası için bile görece yeni bir kavram denebilir. Filofobi terimi ilk defa 20. yüzyılın ortalarında kullanılmış. Ancak psikiyatrinin el kitabı olarak kabul edilen DSM'de henüz ayrı bir teşhis olarak kabul edilmiyor.
Filofobi, sevmekten ve sevilmekten korkmayı, romantik ilişkilerden kaçınmayı ve sevme-sevilme ihtimalinden bile kurtulmak istemeyi, bir ilişki içinde olduğunda ya da ihtimali bile söz konusunda büyük panik yaşamayı ve mutluluktan ziyade kaygı duymayı açıklamak için kullanılan bir terim. Sevmek ve sevilmek bazen hepimiz için en başta tedirgin edici olabilir ancak kararsızlığımızın doğurduğu endişeler ile filofobiyi bir tutmak pek de mantıklı değil.