Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

“Gergedan Mevsimi”nin dünya prömiyeri 6-16 Eylül 2012 tarihleri arasında düzenlenen 37. Toronto Film Festivali’nde yapıldı. Yılmaz Erdoğan, Belçim Bilgin, Beren Saat, Caner Cindoruk ve Ahmet Mümtaz Taylan’ın da rol aldığı Bahman Ghobadi imzalı eserde Monica Bellucci İran’daki İslam rejimine karşı gelen çaresiz bir Kürt kadını canlandırıyor. Bir kısmı İstanbul’da, bir kısmı Tahran’da geçen eser, bizde 26 Ekim’de vizyona girecek. Bellucci filmin 12 Eylül’deki dünya prömiyeri öncesinde sorularımızı yanıtladı.

KEREM AKÇA keremakca@haberturk.com

48 yaşındaki Monica Bellucci, son 15 yılın en seksi ve ikonlaşmış aktrislerinden. Bu durum ona İtalya, Fransa, ABD gibi pek çok ülkede roller getiriyor. Ünlü evlilikleri zordur. Ama Bellucci, Vincent Cassel ile evliliğini "zarar görmeden" sürdürürken bir yandan da Matrix serisi, Dönüş Yok, Malena, Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun, İkinci Nefes, Çılgın Kardeşler. Kurtların Kardeşliği gibi filmlerde akılda kalıcı performanslar sergiledi.

'TÜRKİYE'DE PRENSES GİBİ AĞIRLANDIM'

1964'te Umbria'da doğan Bellucci, o zamanlar bir taraftan Perugia Üniversitesi'nde okurken diğer taraftan fiziğinden faydalanıp modellik yapıyordu. Böylece biraz tanındı ama 1990'ların başında Francis Ford Coppola’nın Dracula'sında oynayınca kariyeri değişti. Artık sinemada uluslararası bir yıldız olmuştu. Her dili konuşabilen çok yönlü bir yıldız...

37'nci Toronto Film Festivali'nde dünya prömiyeri yapılan Gergedan Mevsimi'nde (False Kargadan) Bellucci, İran'da yasayan Kürt bir anneyi canlandırıyor. Film boyunca Farsça konuşan ve çekimler için bir süre İstanbul'da da kalan oyuncunun gelişimi, Kürt bir şairin eşine yüklediği yorum ve oyunculuk cesareti dikkat çekici.

Bellucci'nin yanında Yılmaz Erdoğan, Belçim Bilgin, Beren Saat, Caner Cindoruk ve Ahmet Mümtaz Taylan'ın bu "BKM ortak yapımlı" Wild Bunch projesinde yer alması, aslında Türkiye adına büyük bir tecrübeye dönüştü. Buna İran sinemasının son 10 senesinde yükselen Kürt yönetmeni Bahman Ghobadi'nin resim alma zekâsı ve gerçeküstücü görüntülerle sıkıcı sanat sinemasından uzak durma düşüncesi de ekleniyor. Böylece ortaya İran'daki İslam Devrimi'ne karşı gelirken kimi zaman çok melodramatik ve cüretkâr durabilen bir yapıt çıkıyor. Ghobadi'nin düşünce mahkûmlarına adadığı eseri, bir haykırış niteliğinde...

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ