Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar ‘1500’e yakın maç anlattım’

        Aslı ÖZTÜRK / HT PAZAR

        Nasıl başladınız maç anlatmaya?

        Mesleğe Ankara'daki kulüplerin maçlarını anlatarak başladım. Statlarda kendime bir oda kiralayıp hiçbir karşılık almadan yerel radyolar için maç anlatıyordum. Sonra yerel televizyon kanallarında çalıştım.

        İstanbul'a gelişiniz nasıl oldu?

        Buradaki yayıncı kuruluşlardan biriyle anlaştım. Lig maçlarını anlatmaya başladım. Tarafsız bir mecraydı. Ben de tarafsızdım. Dolayısıyla insanlar hangi takımı tuttuğumu bilmiyorlardı. Bütün takım taraftarlar beni çok severdi.

        'İNSANLARIN BENİ SEVMEMESİNİ DE ANLARIM'

        Sizin tarafsızlığınıza inanlar için son işiniz şaşırtıcı olmuştur?

        Bazı taraftarlar sokakta yolumu çevirip "Ağabey neden GS TV'ye gittin" diye soruyorlar. Ama hâlâ Fenerbahçeli, Beşiktaşlı insanlardan sevgi dolu mesajlar alıyorum. Hatta Trabzonspor taraftarları benim için fotoğraflı bir pankart açtı. İnsanların beni sevmemesini de anlarım. Çünkü hangi takımı tuttuğumu herkes öğrendi.

        Galatasaraylı olduğunuz halde tarafsız maç anlatabiliyor muydunuz?

        Mikrofonun başına oturduğum zaman tarafsız olmak zorundayım. Sonuçta profesyonelim. Taraflı anlatmak kariyerimi etkilerdi çünkü insanlar maçın özetini seyrettiğinde olanı bitini görüyor.

        Maç saatinden önce özel bir hazırlık yapıyor musunuz?

        Eğer Avrupa takımlarından biriyse daha çok hazırlanmam gerekiyor. Takımlara çalışıyorum. Maç anlatacağım gün 3-4 saat önceden yemek yemiyorum. Ilık su içip, ses tellerimi dinlendiriyorum. Ayrıca pop müzik dinleyip motive oluyorum.

        'TEMPOYU SEVMEYEN BENİ DİNLEMESİN'

        Maç anlatırken öyle betimlemeler yapıyorsunuz ki saniyeler içinde o cümleler ağzınızdan nasıl çıkıyor şaşırıyorum...

        9 yaşından beri nasıl bir spiker olmam gerektiğini arayıp durdum. Kendime Levent Özçelik'i örnek aldım. Bu işi yapıp insanlara kendimi kabul ettirmek için belli bir tempomun ve tarzımın olması gerekiyordu. Maçtan aldığım zevki ve duyduğum heyecanı seyirciye geçirmeye çalışıyorum.

        Olumsuz tepkiler de alıyorsunuzdur illaki...

        Herkesin maç dinlerken kendi kriteri var. Top orta sahadayken çok heyecanlandığımı söyleyen insanlar var. Bazen aşırı tepki verdiğimi söylüyorlar. Ben neşeli ve dinamik bir insanım. Tempoyu sevmeyen beni dinlemesin.

        Bazı taraftar forumlarında "Ali Ferahbot maç anlatmaktan çok yorum yapıyor" diye eleştiriler okudum. Bu GS TV'deki programın formatı gereği mi yoksa maça kendinizi çok mu kaptırıyorsunuz?

        Programı 2 kişi yapıyoruz. Twitter'dan yazılanları sürekli takip ediyoruz. Dolayısıyla yorum da yapmam gerekiyor. Ayrıca görme engelli arkadaşlarımdan fazlaca mesaj alıyorum, "Sen bizim gözümüzsün" diyorlar. Eğer biz pozisyon yüzde yüz yoruma kapalıysa bunu net bir şekilde dile getiriyorum. Ama yorumlanabilecek bir pozisyonsa tabii ki kendi fikrimi de söylerim.

        Son zamanlarda spor yorumcularının tavırlarını nasıl buluyorsunuz? Yorumculuktan kahinliğe doğru bir geçiş başladı sanki...

        Bazı maçların geleceğini, kimin şampiyon olup olamayacağını söyleyen yorumcular var. Futbol sahada oynanan bir oyun. Sonucun ne olacağı maçın oynandığı 90 dakika içinde belli olur.

        'KİMSEYE YARANMAYA ÇALIŞMIYORUM'

        Abartılı sevinç ya da üzüntünüzün sebebi çalıştığınız kurum olabilir mi?

        Rol yapmak mümkün değil. Kimseye yaranmaya da çalışmıyorum. Maç anlatırken sakin olamıyorum. Yarın başka bir yerde çalışsam da asla coşkumu kaybetmem.

        Oldu ki başka bir kulübün televizyon kanalından iyi bir teklif aldınız. N'aparsınız?

        Buna doğmamış çocuğa don biçmek denir. Ben de gazeteci olsam ilk bu soruyu sorardım. Profesyonelim ama Galatasaray'la bütünleştiğim de bir gerçek.

        Statta izlemek isteyip de işiniz gereği kaçırıp pişman olduğunuz bir maç oldu mu?

        2001'den beri 1500'e yakın maç anlattım. Galatasaray-Real Madrid maçı televizyonda yayınlandığı için ben anlatmadım. İzleyemesem pişman olabilirdim.

        Mersin maçında yaşananlardan sonra Real Madrid galibiyeti gelmeseydi, futbolcular demotive olup takım düşüşe geçer miydi?

        Bir takımın başında Fatih Terim varsa orada inanç asla bitmez. Real Madrid'e mağlup olmak hem taraftarı hem camiayı üzerdi. Ancak lig maçlarına bir etkisi olacağını düşünmüyorum.

        Peki Fatih Terim'in aldığı 9 maçlık ceza takımı nasıl etkiler?

        Terim'e haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Eğer maçın hakemi ben olsaydım karşımdaki insanın Fatih Terim olduğu bilinciyle yanına giderek sözlü uyarı yapardım. Önümüzde Fenerbahçe maçı var. Terim'in güvenliğini sağlayarak, ona maçı izleyebileceği bir alan tahsis etmek zorundalar. Çok zor.

        Olur da Galatasaray yine şampiyonluğu Kadıköy'de ilan ederse?

        Fenerbahçe ile Galatasaray olmadan Türk futbolunun anlamı kalmaz. Geçen sene Galatasaray'ın kazandığı şampiyonluk ben mesleğe başladığımdan beri örneğini gördüğüm bir şey değildi. Bu sene de olursa yer yerinden oynar.

        Şampiyonlar Ligi'nde finale hangi takımlar çıkar sizce?

        Real Madrid- Bayern Münih finali müthiş olur. Kupayı da Münih alır diye düşünüyorum.

        Hangisi?

        TT Arena mı Ali Sami Yen mi? Arena

        Dieder Drogba mı Wesley Sneijder mi? Drogba

        Parçalı formamı çubuklu mu? Parçalı

        Sarı mı kırmızı mı? Kırmızı

        Jose Mourinho mu Fatih Terim mi? Fatih Terim

        Ronaldo mu Messi mi? Messi

        Real Madrid mi Barcelona mı? Real Madrid

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ