BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Son dönemlerde Avrupa’da Türk kökenli sanatçıların başarılarını sıkça duyuyoruz. Geçtiğimiz haftalarda İsveç’te ‘Yılın Müzisyeni’ ödülünü alan Mehmet Sinan Robert İkiz de onlardan biri. İkiz, doğuştan davulcu. Çocukken şarkılara tencere ve tavayla ritim tutarak müziğe adım atan İkiz, şimdilerde birçok grupla çalıyor. İkiz’in hikâyesini kendisinden dinledik... HT Cumartesi'nden Serdar Yazıcı'nın röportajı...

İsveç Devlet Radyosu tarafından ‘Yılın Müzisyeni’ ödülünü kazandınız. Müzik endüstrisinde önemli bir yere sahip bir ülkede ödül almak nasıl bir duygu?

İsveç radyosunun en önemli ödülünü almak beni çok mutlu etti. 2 sene önce de aynı kategori için aday olmuştum. Daha önce aynı ödülü almış olan Esbjörn Svensson, Magnus Lindgren gibi isimlerin listesine girdim.

Son yıllarda Avrupa’da yaşayan Türk kökenli sanatçılar adlarından sıkça söz ettiriyor. Türkiye’de olsaydınız şartlar nasıl olurdu?

İsveç’in ve Türkiye’nin hem pozitif hem de negatif yanları var. İsveç’te müzik piyasası çok karışık. Çok fazla müzisyen var ve çok az konser yapılıyor. Birçok müzisyen işsiz kalıyor. Ne kadar değişik müzisyenlerle çalarsak o kadar iyi.

İki farklı kültürün etkisi size neler katıyor?

Değişik kültürlere sahip olduğum için çok mutluyum. Mesela Lahza ile hem sakin, yumuşak İsveç parçaları hem de daha enerjik Türk ritimleriyle karışık parçalar çalıyoruz. İsveç çok sakin bir yer ve orada yazdığım parçalar/fikirler genellikle sakin kafada melodiler oluyor. İki farklı kültürle büyümek güzel bir şey fakat İstanbul’a dönünce kafam çok karışıyor. İsveç’te çalışma şekli çok farklı. İstanbul’a her geldiğimde işlerin nasıl yürüdüğüyle ilgili yeni şeyler öğreniyorum.

Caz yapıyorsunuz fakat özellikle ‘İkiz Cabin Crew’ grubunda çaldığınız parçalarda elektronik tonlar var. Elektronik müziğin cazı da etkisi altında bıraktığını düşünüyor musunuz?

Caz dünyası artık 1960´lardaki gibi değil. Plak dükkânlarında artık sadece ‘Caz’ kategorisi yok. Caz, ağaçların binlerce dalları gibi farklı yerlere gitti. Elektronik müziği de sevdiğim için kendi grubumda hem akustik hem elektronik dünyasına girmek istedim. Elektronik renkler kullanılsa da en önemli şey, enstrümanları çalan kişilerin iyi olması.

Müzik kariyerinizden bahseder misiniz? Hedefleriniz neler?

Hedefim aynı tempoyla devam etmek ve kaliteli müzisyenlerle dünyayı gezmek. 2018’de Stockholm’de evimde ve yeni stüdyomda biraz daha fazla zaman geçirmek istiyorum.

‘BARIŞ MANÇO EVİMİZE GELMİŞTİ’

İlham aldığınız Türk sanatçılar kimler?

3 yaşıma kadar İstanbul’da yaşadım ve her gün dinlediğim sanatçı Barış Manço’ydu. İsveç’e 3 yaşımda gittim, 4 yaşımdayken Barış Manço Stockholm’e konser vermeye gelmişti. Konserin organizatörü ve annemin arkadaşının yardımıyla Barış Manço onu göreyim diye evimize ziyarete gelmişti. Çok önemli bir andı, o gecenin fotoğrafları halen duruyor. Aydın Esen’i hem besteci hem de piyanist olarak çok severim.

Hangi gruplarda çaldınız?

Son 21 günde 18 konserlik bir turneyi Nils Landgren Funk Unit ile yeni bitirdik. Ida Sand ile 6-7 yıldır çalıyorum. Magnus Lindgren ile uzun yıllar çalıştım. Kendi grubum Ikiz Cabin Crew var. Cenk Erdoğan ile Lahza grubumuz var. Geçen yaza kadar Jacob Karlzon ile çaldım. Kenan Doğulu’nun ‘İhtimaller’ albümünde çaldım, konserlerimiz oluyor. Kristin Amparo ile çalıyorum. Finlandiyalı piyanist Aki Rissanen ile ortak projemiz Ikizaki’nin ilk albüm kaydını yapacağız. Petter Bergander Trio ile yeni albüm kaydımız var. Kendi solo projemle 7 Aralık’ta Beyrut’ta yeni bir ‘single release’ gecem olacak. Stockholm’de ‘Electro/Jazz’ akşamlarımız oluyor.

Lahza Turnesi
12 Aralık Salı Salon İKSV – İstanbul
13 Aralık Çarşamba June Pub – Ankara
14 Aralık Perşembe Hiçhane – Konya
15 Aralık Cuma Peyote – Eskişehir
16 Aralık Cumartesi 15 Eylül Kıraathanesi - Bursa

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300