Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya "Asansör çığırtkanları"na karşı Trump zaferi | Dış Haberler

        House of Cards’a daha yeni başladım; bir gecede yedi bölüm seyrettikten sonra bir daha da dönemedim diziye. Çünkü gerçek siyaset sahnesinde çevrilen çıkar hesaplı dolaplar, seçime endeksli entrikalar, kirli zafer ve kahredici yenilgiler çok daha dramatik ve sürükleyiciydi. Gerçi bu oyun Senato’da sahneleniyordu ama House of Cards’ta Temsilciler Meclisi üyesi Frank Underwood’un kumpaslarını kapalı kapılar ardında kurgulayan senaryonun aksine, kamuoyu önünde sahneleniyordu açık açık. ABD’de bir ay sonra Kongre ara seçimleri var; hangi senatör Trump’ın Yüksek Mahkeme adayı Brett Kavanaugh’a cinsel taciz suçlamalarına rağmen oy kaygısıyla “evet” oyu verdi, göz göre göre tartışılıyor, yazılıp çiziliyordu.

        REKLAM

        Yüksek Mahkeme önündeki protestoda göz altına alınanlar oldu.

        Önceki gece Senato’da ikinci ve nihai oylama tamamlandığında Kavanaugh 50’ye 48 oyla ömür boyu vizeyi alır almaz Yüksek Mahkeme’ye gidip yeminini etti. Senato’da oylama yapılırken koridordan kadınların protesto sesleri yükseliyordu canlı yayında. Yüksek Mahkeme önündeki canlı sahnelerde ise aralarında erkeklerin de bulunduğu protestocular mahkeme merdivenlerini tutmuş, hançereleri yırtılırcasına “Cinsel taciz mağdurlarına inanın” diye bağırıyordu. Trump ise zafer açıklaması yaparken “Mahkeme önünde kaç kişi var, 200 mü ?” diyordu. O göz yaşlarına zerrece empati belirtisi göstermeden.

        REKLAM

        Jessica Campbell-Swanson adlı aktivist adalet heykelini öperek eylem yaptı.

        İDEOLOJİ DEĞİL OY HESABI

        “Kutuplaşmış siyasetin resmidir” diye yorumlanan Cumhuriyetçi-Demokrat savaşının da ötesinde oy hesaplarını anlamak için kilit figürlerin profillerine bakmak lazım.

        Kavanaugh vakit geçirmeden Yüksek Mahkeme'de yemin etti.

        Ancak medyada “Susan Collins’in konuşması Prof. Ford’a açık saldırıdır… ABD’nin zekasıyla alay ediyor” diye yorumlanıyordu konuşma. Collins'in verdiği oyda işin gerçeği ise şuydu: Bu kasımda Senato kısmen yenileniyor, Maine Senatörü Collins 2020 seçimi için aday. Kavanaugh’a ret vermesi seçimi tehlikeye sokacaktı. Ancak tavrıyla öyle büyük öfke yarattı ki, seçimdeki rakibini kim olursa olsun desteklemek ve kadının kariyerini bitirmek üzere 3.2 milyon dolar bağış toplandı bir çırpıda.

        REKLAM

        JOE MANCHIN: “Evet” oyu veren tek Demokrat Partili senatör. Kasım seçiminde aday. Eyaleti Batı Virginia muhafazakar eğilimli olduğu için “hayır” dese sandıkta kaybedebilirdi. Üstelik seçim kampanyasında Trump bizzat eyalete gidip Manchin’in Cumhuriyetçi rakibi eyalet başsavcısı Patrick Morrisey’e destek verip ağırlığını koydu. Bu tekinsiz gidiş nedeniyle Manchin de, Collins’in konuşmasından hemen sonra oyunun rengini açıkladı ve “evet” dedi. Susan Collins’in konuşmasında “Bazı çıkar grupları Kavanaugh’a karşı yarışa girdi” diye liberalleri suçlamasına karşın, “Judicial Crisis Network” (JCN) adlı sağ kuruluşun Kavanaugh’ın atanması için 12 milyon dolarlık kampanya harcaması yaptığı biliniyor. JCN reklamlarının döndüğü eyaletlerden biri de Manchin’in aday olduğu Batı Virgina.

        Demokrat Senatör Manchin 'evet' oyuyla tepkilere hedef oldu.

        LISA MURKOWSKI: Alaska Senatörü Lisa Murkowski, “hayır” oyu veren tek Cumhuriyetçi oldu. Bu seçimde yok, onun yarışı 2022’de ama Trump tarafından ipi çekildi. Trump dedi ki; “Lisa Murkowski, Kavanaugh’ın adaylığına karşı çıkmasının siyasi sonuçlarından asla kurtulamayacak. Alaska halkı bunu unutmayacak. 2022’de Cumhuriyetçi Parti ön seçimini kaybedecektir” dedi.

        REKLAM

        Senatör Murkowski 'hayır' oyuyla Trump'ın şimşeklerini üzerine çekti.

        HEIDI HEITKAMP: Demokrat Partili Kuzey Dakota senatörü. Kasımda durumu kritik, çünkü eyalette Cumhuriyetçi seçmen ağırlıkta. JCN orada da Kavanaugh için yoğun kampanya yürüttü. Heidi Heitkamp’ın bu nedenle “evet” oyu vermesi gündemdeydi. Ama “hayır” demeyi bildi.

        JEFF FLAKE: Cumhuriyetçi Partili diğer kilit senatör. Adalet Komitesi’nde Genel Kurul oylamasının FBI soruşturması için bir hafta ertelenmesini sağlayan kişiydi Flake. “Kararsız” pozisyonu nedeniyle, Kavanaugh’ın reddi için umut bağlanmıştı. Kasım seçimiyle birlikte emekliye ayrılacağı halde “hayır” oyu vermedi. Ve o asansör sahnesiye hafızalara kazındı. Maria Gallagher ve Ana Maria Archila adlı iki kadın oturuma giden Flake’i asansörde kıstırmıştı. Gallagher “Ben cinsel saldırıya uğradım. Gözlerimin içine bak, bunun önemli olmadığını söylüyorsun bana…” diye bağırıyordu ağlayarak. Senatör Flake ise gerçekten utanmış görünüyordu; “Teşekkür ederim” diyebildi ancak.

        İşte asansör kahramanı iki kadın, Maria Gallagher ve Ana Maria Archila. Gallagher, "Flake'in sesimizi duyması beni rahatlattı" diye tweet attı ama bir hafta sonra sonuç bekledikleri gibi olmadı. Senatörden 'evet' oyu geldi.

        Asansörde kıstırılan sadece Jeff Flake değildi. Aynısı “evet”çi Demokrat Joe Manchin’in başına da geldi. Bir kadın protestocu “Ben cinsel saldırı mağduruyum. Gözlerime bakamıyorsun?” diye bağırdığında “Bakabiliyorum… Şu anda bakıyorum” demekle yetindi pişkince. Cumhuriyetçi Partili Senatör Orrin Hatch’in asansör protestocularına verdiği yanıt ise daha feciydi. “Neden bizimle görüşecek cesaretiniz yok” diye bağıran kadına eliyle çek git işareti yapıp “Büyüyün öyle gelin, o zaman konuşurum” dedi. Trump yine Twitter'dan tepki verdi...

        Kongre binasında art arda tekrarlanan bu asansörde kıstırma vakalarının kahramanları Trump’a göre paralı tutulmuş çığırtanlardı ve tek hedefleri senatörlerin kötü görünmesini sağlamaktı. Onlara “Soros ve diğerlerinin tuttuğu profesyoneller” diyordu tweet’inde.

        TRUMP'IN ZAFER HAFTASI

        Neticede Trump, Senato’daki Cumhuriyetçi çoğunluğun tamamını arkasına alıp adayını Yüksek Mahkeme’ye yollamayı başardı. Yorumlara bakılırsa bu başarı Trump’ın bu haftaki üçüncü zaferi oldu: Önce yeni NAFTA anlaşması, ardından işsizlik oranının eylül ayında yüzde 3.7 ile son 48 yılın en düşük seviyesine inmesi ve Kavanaugh olayını tamamen siyasete kaydırarak kasım sandığına endekslemesi…

        Trump hem tweet'lerle hem uçakta konuşarak zaferinin tadını çıkardı.

        Yenilgiye uğrayan Demokratlara da kasımda Kongre’nin her iki kanadında çoğunluğu yeniden ele geçirmek için sandığı işaret etmekten başka yapacak bir şey kalmadı. Senato azınlık lideri Chuck Schumer; “Brett Kavanaugh’ın Yüksek Mahkeme üyeliğine layık olmadığına inanıyorsanız gidin oy verin. Değişim her zaman olduğu gibi ancak sandıkla gerçekleşir” diye çağrı yapıyordu.

        REKLAM

        Ama tahteravallinin bir de karşı tarafı var. 2014'teki son ara seçimde ülke genelinde katılım oranı yüzde 35'te kalmıştı. Şimdi Kavanaugh olayında Trump’ın verdiği ivmeyle Cumhuriyetçi seçmenin de daha yüksek oranda katılımı bekleniyor.

        "MeToo" hareketi mi? Hollywood sınırlarını aşıp siyasetin zırhını delemedi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ