Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Okuduğu kitaplarla ve dünya görüşüyle ilgili videolarının sosyal medyada yayılmasıyla Türkiye'nin gündemine oturan 10 yaşındaki Atakan Kayalar, Jean-Jacques Rousseau'nun 'Toplum Sözleşmesi', Platon'un 'Devlet', Benedictus Spinoza'nın 'Etika', Richard Dawkins'in 'Yeryüzündeki En Büyük Gösteri', 'Tanrı Yanılgısı', 'Gen Bencildir' gibi kitaplar okuduğunu söylemiş ve tüm dikkatleri üzerine çekmişti. 

"VİDEO DİKKAT ÇEKER DİYORDUM AMA..."

Bir kitabevinde karşılaştığı Atakan'la sohbetini videoya çeken spiker ve yayın danışmanı Fethi Çağıl, Twitter'ından yaptığı paylaşımda, "Hayran kaldım... Aristo'dan girdik, J.J. Rousseau ve Bauman'dan çıktık!.. Yeni bir arkadaşım oldu..." demişti. 

Çağıl, Habertürk'e yaptığı açıklamada, “Video dikkat çeker diyordum ama bu kadar, neredeyse bütün Türkiye'nin ilgisini çekeceğini beklemiyordum. Kimse de beklemezdi bunu herhalde.”

"5 AYDA 250 KİTAP OKUDUĞUNU SÖYLEDİ DAHA DA ŞAŞIRDIM"

Çağıl, olayın şu şekilde geliştiğini anlattı: "Kitaplarla aram iyi olduğu için sık sık kitap mağazalarına giderim. Proje editörlüğü de yapıyorum bazı kitaplar için. Danışmanlık yaptığım kurumlar var. Bu kurumlardan biri de eğitim kurumu. O akşam, kitap mağazasına yeni çıkan kitaplara göz gezdirmek için girmiştim. Atakan ile annesi de reyonlarda geziyordu. Sırasıyla psikoloji, bilim, sağlık ve antropoloji reyonlarını gezdim. Ardından felsefe reyonunda Osmanlı Felsefecilerinin Gözünden Nietzsche Hayatı, Eserleri ve Felsefesi kitabı dikkatimi çekti. Kitaplara bakarken birden Atakan ve annesi yanıma geldi. Atakan, Bertrand Russell'ın Mutlu Olma Sanatı kitabını eline almış ve onu inceliyordu. Felsefeye ilgiliydi. Ben de sosyal bilimlere karşı ilgiliyim. Karşılıklı ilgili olduğumuzu ifade ettikten sonra 'Bertrand Russell iyi bir filozoftur, yakın dönem filozoflarındandır, tanıyor musun?' diye sordum. O da, 'duydum ama okumadım' dedi. Sonra sohbet etmeye başladık. J.J Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi kitabını okuduğundan bahsetti. Çok şaşırdım. Özgürlük ile ilgili bir şeyler söyledi. Kendi özgürlük anlayışını anlattı ve kendi özgürlük anlayışımı anlattım. Annesi, Atakan'ın 5 ayda 250 kitap okuduğunu söyledi, daha da şaşırdım. Hem yaşından çok büyük şeyler söylüyor hem 5 ayda 250 kitap okuduğunu ifade ediyor. Uzunca bir sohbete başladık. Yer yer konuşmamıza annesi de eşlik etti. Akıcı konuşması ilgimi çektiği için video çekmek için önce annesinden, sonra kendisinden izin alarak telefonumum kamerasını açtım. Oradaki diyalog tamamen doğaçlama oluştu. Sonra konuşmamız devam etti.

Ardından eski Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun kendileriyle iletişime geçtiğini, Atakan'la ilgileneceklerini ifade etti. Annesine, bunun çok güzel ve sevindirici bir gelişme olduğunu ifade ederek "Devletimiz büyüktür. Devlet'e baba demişiz.' dedim. Batı'dan örnekler verdim. Batı'da, çok çabuk kavrayan çocukları metafor uzmanı olarak değerlendirdiklerini duyduğumu söyledim. Vatana ve millete hayırlı bir evlat olmasını istemez misiniz? dedim. Nimet hanımın, kendisiyle irtibat kurmasının sevindirici bir şey olduğunun altını çizerek ülkemizde çok iyi eğitimcilerin ve akademisyenlerin bulunduğunu söyledim. Sonra Atakan'a, çizgi film izleyip izlemediğini sordum ve izlemiyorum cevabını aldım."

"FARKINDALIK OLUŞUR DİYE DÜŞÜNEREK PAYLAŞTIM"

Küçük Prens kitabını da okuyup okumadığını sorduğunu ve okumadığını söyleyince kendisinin tavsiye ettiğini söyleyen Çağıl, sözlerini şöyle sürdürdü: "Senelerce radyo ve televizyonlarda kültür sanat ve haber programları hazırladım sundum. Senelerdir Kültür ve Sanat etkinliklerinde, sempozyumlarda sunucu ve modaratör olarak görev aldım. Hala görev almaya devam ediyorum. Hemen hemen İstanbul'un tüm kültür merkezlerini biliyorum. İzin aldığım halde videoyu yayınlayıp yayınlamama konusunda tereddüt yaşadım. 1-2 istişarem oldu. İzin aldığım için içim rahattı. Konu kitap olduğu için farkındalık oluşur diye düşünerek paylaştım. Videoyu çektikten sonra Atakan'a bir kitap hediye etmek istedim; Kant ile ilgili hacimli bir kitap gösterdi. O kitabı alacaktım. Sohbet esnasında annesi, “Atakan gece gündüz okuyor” dediği için Atakan'a, vücudumuzda bir biyolojik saat olduğundan ve sağlığımızı, öğrenmemizi, duygudurumumuzu da etkilediğini söyledim. 'Biyolojik saati biliyorum' dedi. Prof. Dr. Yavuz Selvi'nin biyolojik saati anlatan kitabı Sosyal Jetlag'ı hediye ettim. Annesi, telefon numaramı istedi ve 'sakıncası yoksa alabilir miyiz?' dedi. Bir toplantıya yetişmem gerekiyordu. Annesinin telefonuna numaramı Atakan kaydetti. 'Beni ararsınız, haberleşiriz' dedim. Sonra mağazadan çıktım. Videoyu sosyal medyada paylaştım. Sonrasını biliyorsunuz. Şayet video Türkiye'nin gündemine girmese bile Atakan için elimden geleni yapacaktım. Ertesi sabah, o kadar çok arandım ki artık arayanlara direkt 'Atakan'ın numarası ben de yok' diyordum. Ki hakikaten hala yok ve hala ısrarla soruyorlar. Sosyal medya hesaplarıma yüzlerce mesaj geldi ve hala aranıyorum."

KURGU DİYENLERE YANIT VERDİ!

Çağıl, konuyla ilgili kendisini eleştirenlere, 2 dakikalık video üzerinden analiz yapanlara şu yanıtı verdi: “Girdiğim sosyal ortamlarda yaşlı ve çocuklarla sohbet etmesini seven, yaşlı ve çocukların toplumlarda çok daha özel olduğunu düşünen biriyim. Atakanla'da sohbetimi bu yüzden yaptım. Atakan'ı paylaşmamdaki amaç şuydu; az okuyan bir toplumuz maalesef. Okumak noktasında farkındalık oluşturur diye düşündüm. Okumak öyle sanıldığı gibi zor değil. Biraz zaman istiyor sadece. Okumak apayrı dünyalar açıyor, ufku genişletiyor, dünyaya bakış açınızı değiştiriyor. Videoyu paylaşırken de özne Atakan'dı. Yanımda mimar bir arkadaşım vardı. Pekala telefonu ona verebilir ve Atakan ile karşılıklı sohbet edebilirdim. O paylaşımdan sonra bir de hediye ettiğim kitap ile ilgili video da var. Hatta paylaşımını yapmıştım. Sonra reklam zannedilir diye düşünerek videoyu kaldırdım. Başka bir şey de paylaşmadım. Sadece kurgu diyenlere cevap verdim. Kitap mağazasında tanıştım, öncesi ve sonrası yok. Ötesini bilmiyorum. Atakan için her şeyin güzel olmasını diliyorum.”

"HALA ŞAŞKINIM"

Fethi Çağıl, Atakan'ın o videoyla Türkiye'nin gündemine oturmasını ise şöyle yorumladı: “Video dikkat çeker diyordum ama bu kadar, neredeyse bütün Türkiye'nin ilgisini çekeceğini beklemiyordum. Kimse de beklemezdi bunu herhalde.”

“Herkesin farklı farklı özellikleri var” diyen Çağıl, 5 ayda 250 kitap okuyan Atakan için "Hala şaşkınım. Ben her insanın özel olduğunu düşünüyorum. Her insan, hem bedenen, hem zihnen hem de yaşadığı ülke, toplum, çevre, ebeveyn ve yaşadıkları itibariyle özeldir. Herkes farklı, herkes özel. Atakan hakkında yorum yapmak haddim değil. Bu kadar çok kitap okuması doğru mu değil mi bunun cevabını gerçek uzmanlar vermeli. Milli Eğitim Bakanımız da dün gerekenleri söyledi" açıklamasında bulundu.

Çağıl, bugün Twitter hesabından kitap okuyan, "Kitapları çok seviyorum. Tek arkadaşım onlar kaldı..." diyen Necdet öğretmeni paylaştı.