Bebeklik dönemindeki anılarımızı neden hatırlamayız?
Anne ve babalarımız, bebeklik döneminde yaptıklarımıza dair bir şeyler anlattığında o dönemle ilgili hiçbir şey hatırlamadığımızı fark ederiz. Psikoloji ve psikiyatri bilimi, doğduğumuz andan itibaren yaşadığımız pek çok şeyin bilinçaltımızda kaydedildiğini söylüyor. Peki, bebeklik dönemi anılarımızı neden hatırlamayız?
Çocukluk yıllarınıza dair hatırladığınız ilk anı nedir diye sorsak anlattığınız anıda en az kaç yalında olabilirsiniz? 4 mü, 5 mi ya da 6? Annenizin 3 yaşındayken yaptığınız bir yaramazlığa dair anlattığı hikayenin gözlerinizin önünde canlanmadığına dikkat etmiş miydiniz? Pek çoğumuz buna dikkat etmeyiz ancak bu hepimiz için geçerli bir durumdur. Bebeklik yıllarımıza dair hatırladıklarımız maalesef çok erken dönemleri kapsamaz.
Aslında bu konu fark ettiğimiz andan sonra oldukça garipsediğimiz bir konudur çünkü aslında öğrenme yetisi ilk doğduğumuz andan itibaren vardır. Yani bir bilgiyi edinme becerisine sahibiz ancak edindiğimiz bir beceriyi hafızamızda tutmak başka bir mesele. Bilim çocukluk dönemi anılarımızı hatırlamıyor olmamamıza bebeklik amnezisi ya da literatürdeki adıyla infatil diyor. İyi ama ne demek bu bebeklik amnezisi? Gelin birlikte bakalım.
Bebeklik amnezisi, bir bebeğin ilk yıllarına, hatta daha spesifik bir çerçeve çizecek olursak 0-3 yaş arasındaki anılarını yetişkinlik döneminde neden neredeyse hiç hatırlayamadığını açıklamaya yarayan bir terimdir. 0–3 yaş arasına dair anılarını baştan sona bir örüntü halinde hatırlamaz. Bazen bir görüntü, bir his, bir koku bize ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz hisler çağrıştırır ama bu çağrışımla ilgili bir hikayeye sahip değilizdir.
Bilim insanları uzun yıllardır bu durumu araştırıyor ve bu konuda bir açıklama yapmaya çalışıyor. Bilim insanlarının çalışmalarına göre 0-3 yaşlarındaki anıları hatırlayamıyor olmamızın temel nedeni, beynimizin otobiyografik hafızasını oluşturan sistemlerinin bu yaş aralığında henüz olgunlaşmamış olmasıdır.
Beynimizdeki hafıza merkezinin gelişmemesi bu konudaki tek sorumlu değil. Bu dönemde dil gelişimi ve “benlik” duygusu da henüz başarıyla oluşmuş ve son halini almış değil. Dil gelişimiz, benlik algısı ve hafıza sistemi şekillendiği zaman bebeklikte yaşananlar bellekte iz bırakabilir. Aksi durumda bunlar olmadan yaşananlar bellekte bir iz bıraksa bile bunlar ileriki yaşlarda anlatılabilen bilinçli anılara dönüşmesi çok zordur.
Kısacası bebeklik amnezisi, 0-3 yaşlarındaki öğrenme becerisini etkileyen bir durum değildir. 0-3 yaş arasındaki bebekler için “bebekken hiçbir şey öğrenmeyiz” inanışı doğru değildir, öğrenme gerçekleşir hatta o dönemde duygusal bağlar kurulabilir, belli durumlarda ve olaylarda korku duygusu oluşur, rutinlere bağlı alışkanlıklar gelişir ve bebek bunlardan etkilenir. Ancak tüm bu deneyimler yetişkinlik döneminde hatırlanan, hafızada görünür olan deneyimler olmaz. Bilinç altında işlenir.
Bu düşünceyi destekleyen en güzel çalışmalardan biri de le Üniversitesi’nden Nicholas Turk-Browne ve ekibinin bebeklerle yürüttüğü beyin görüntüleme çalışmalarıdır. Turk-Browne ve ekibi bebekleri fMRI cihazına alıp onlara bazı görseller ve nesneler gösterdi. Bebeklerin bu görseller ve nesnelerle karşılaştığında hafıza bölgelerinde bir hareketlenme olup olmadığını izlendi. Bebekler bazı görüntülere tepki verince erken dönem deneyimlerin bebeklerde iz bıraktığı düşünüldü.
Turk-Browne'un bebeklerle yaptığı beyin görüntüleme çalışmaları, bebeklerin 0-3 yaşlarında yaşadıklarından hafızada kaydedilen şeyler olduğunu beynindeki hafıza ile ilişkili bölgelerin çalıştığını gösteriyor. Beyindeki hipokampusun 0-3 yaş döneminde de öğrenmeye katıldığını gösteren çalışmalarda edilen bulgulara göre erken dönemde yaşananlar iz bırakıyor ve bundan etkileniyor ama bu erken izler yetişkinlikte bilinçli olarak akla gelmiyor.
Yani bebeklik amnezisi erken dönem anılarımızın olmadığı anlamına gelmez. Doğduğumuz andan itibaren yaşamı görmeye, duymaya, hissetmeye başlarız. Olan bitenin bizde bir izi kalır ancak bu dile dökülebilecek bir hafıza kaydına dönüşmez. Arkada bir yerlerde çalışmaya devam eder.