Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Böbrek taşı, böbreğin süzdüğü idrarın toplandığı ve vücut dışına doğru atıldığı kanalların içinde oluşur. Hastalara ciddi rahatsızlık ve ağrı veren böbrek taşı nedir? Nasıl oluşur? Belirtileri nelerdir? Böbrek taşı nasıl tedavi edilir? İşte detaylar...

BÖBREK TAŞI NEDİR?

Omurganın her iki tarafında fasulyeye benzer şekli olan böbrekler atık ürünleri kandan uzaklaştırmakla görevlidir. Temizlenen kan daha sonra vücuda geri aktarılırken atık ürünler idrar yoluyla vücuttan atılır. Kanın temizlenmesi esnasında mineral ve tuzlardan oluşan sert tortular böbrek taşlarını oluşturur. Renal lithiasis veya nefrolitiyazis denilen böbrek taşları tek böbrekte oluşabileceği gibi her iki böbrekte de görülebilir. Kadınlara oranla erkeklerde daha fazla görülen böbrek taşı hastalığı bir kez tedavi edilse bile tekrarlayabilir. Her yaşta görülebilmekle beraber 30'lu yaşlardaki bireylerde daha çok görülmektedir. Böbrek taşları tedavi edilmemesi durumunda böbrek kanallarının tıkanmasına yol açar ve bu da böbrek içerisinde basınç artışına neden olarak şiddetli ağrı ile birlikte organın fonksiyonlarında bozulmalara sebebiyet verir. Bu nedenle böbrek taşı olan bireyler, ağrıları olmasa bile mutlaka tedavi olmalıdır.

BÖBREK KUMU NEDİR?

Böbrek taşının yanı sıra böbrek kumu da insan hayatını olumsuz etkileyen, ağrı ve sancıya neden olan bir böbrek hastalığıdır. Böbrek kumu dökme, fosfat, oksalat ve sistin kristallerinin idrar içerisine erimeden atılması durumunda kristalüri kısaca yani kum dökme olayı gerçekleşmesidir. Erime özelliği olmayan kalsiyum, oksalat tuzları haline dönüştüğünde idrarda oksalürinin oluştuğu kum dökme denilen olaya sebep olur.

İdrarda çözülmeyen ve dışarı atılamayan kristaller bir araya toplanarak golf topu şeklinde böbrek taşları oluşturur. Fakat bazen kum tanesi gibi küçük de olabilirler.

BÖBREK TAŞI NEDEN OLUŞUR?

Böbrek taşı oluşumunun nedeni tam olarak bilinemese de hastalık riskini artıran bazı nedenler bulunuyor. Ailesinde böbrek taşı hastalığı olanlarda hastalığın görülme riski daha yüksektir. Diğer faktörler arasında:

  • Obezite,
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları,
  • Daha önce böbrek taşı sorunu geçirmiş olmak,
  • Yetersiz fiziksel aktivite,
  • Doğumsal böbrek anomalileri,
  • Böbreklerde herhangi başka bir hastalığın bulunması,
  • Kronik bağırsak problemleri,
  • Gut hastalığı

sayılabilir.

BÖBREK TAŞI BELİRTİLERİ

Böbrek taşları genelde idrar yoluna (üreter) girdikleri dönemde belirti verirler.

  • Kaburgaların altında, yan ve arkada şiddetli ağrı,
  • Alt karın ve kasıktan yayılan ağrı,
  • Dalgalar halinde gelen ve yoğunluğu artan/azalan ağrı,
  • İdrar yaparken ağrı,
  • Pembe, kırmızı veya kahverengi idrar,
  • Bulanık veya kötü kokulu idrar,
  • Mide bulantısı ve kusma,
  • Normalden daha sık idrara çıkma,
  • Bir enfeksiyon varsa ateş ve titreme,
  • Küçük miktarlarda idrar

böbrek taşı belirtilerindendir.

BÖBREK TAŞI ÇEŞİTLERİ

Böbrek taşının çeşidinin bilinmesi, tedavi için önemlidir. Böbrek taşının çeşidine göre tedavi yönlendirilebilirken tekrarlanmaması için alınabilecek tedbirler de belirlenir. Böbrek taşı çeşitleri şunlardır:

1. Kalsiyum taşları: En sık görülen böbrek taşı çeşididir. Böbrekte oluşan taşların birçoğu, genellikle kalsiyum oksalat formundaki kalsiyum taşlarıdır. Kalsiyum taşlarının görünümü genellikle ya büyük ve pürüzsüz ya da dikenli ve kabadır. Fındık, çikolata, meyve ve sebzelerde yüksek oranda bulunan oksalat karaciğer tarafından da üretilir.

  • Beslenme şekli,
  • Yüksek dozlarda D vitamini takviyesi alamı,
  • Bağırsak bypass ameliyatı,
  • Metabolik bozukluklar,
  • Kullanılan bazı ilaçlar,
  • Sarkoidoz rahatsızlığı idrarda kalsiyum taşı riskini artırabilir.

2. Struvite taşları: Bu böbrek taşları genellikle idrar yolu enfeksiyonlarından sonra oluşmaktadır. Struvite taşları hiçbir belirti vermeden çok hızlı bir şekilde büyüyebilir. Magnezyum, amonyum ve fosfattan oluşan Struvite taşları kadınlarda erkeklerden daha yaygındır.

3. Ürik asit taşları: Ürik asit taşları, genellikle idrarın normalden fazla asitik yapıda olduğu durumlarda oluşur. Ürik asit, kendi başına taş oluşturabileceği gibi kalsiyum ile de taşlar oluşturabilir.

  • Yeterli miktarda su içilmemesi,
  • Yüksek proteinli beslenme,
  • Gut hastalarında,
  • Vücuttaki normal asit seviyesinden daha yüksek seviyelere neden olan kalıtsal hastalıklar,
  • Kemoterapi gibi durumlarda ürik asit taşları oluşabilir.

4. Sistin taşları: Sistin taşları nispeten daha az görülen ve sık tekrarlayan bir böbrek taşı türüdür. Böbreklerin, sistin adı verilen amino asiti çok fazla salgılanmasına neden olan kalıtsal bozukluktan kaynaklanmaktadır. Erken yaşlarda görülmeye başlar ve sık tekrarladığı için böbrek yetmezliğene neden olabilir.

BÖBREK TAŞI TEŞHİSİ

Böbrek taşının teşhisinde üroloji doktorunun detaylı muayenesi önemlidir.

  • Kan testi,
  • İdrar testi, böbrek taşı teşhisinde kullanılan laboratuvar testlerindendir.

Bunların yanında, tıbbi görüntüleme teknikleri de kullanılır. Bunlardan bazıları:

  • Ultrasonografi,
  • Üreteroskopi,
  • Röntgen,
  • Bilgisayarlı tomografi (BT),
  • İntravenöz ürogram (IVU) veya intravenöz piyelogram (IVP),
  • İdrar analizidir.

BÖBREK TAŞI TEDAVİSİ

Böbrek taşı tedavisi taşın bulunduğu bölge, büyüklüğü ve tipine göre farklılık gösterebilmektedir. Böbrek taşlarının birçoğu özellikle 4 mm. ’den daha küçük olanlar idrar yolu ile kendi kendine vücuttan atılabilirler. Ancak küçük böbrek taşları da şiddetli ağrılara neden olabilir. 4 mm.'den küçük olan böbrek taşları için evde su tedavisi uygulanabilir. Günde 2 - 3 litre su içmek, üriner sistemin yıkanmasına yardımcı olabilir. Ayrıca ilaç tedavisi de oldukça önemlidir. İdrar yollarından geçemeyecek büyükükteki taşlar içinse şu yöntemler uygulanır:

  • Ses dalgaları ile böbrek taşının kırılması(SWL):

Böbrek taşının bulunduğu bölge ve büyüklüğüne bağlı olarak şok dalga tedavisi taş kırma yöntemi kullanılabilir. Vücudun dışından böbrek taşının parçalanmak için güçlü titreşimler oluşturan ses dalgaları kullanılmaktadır. İşlem böbrek taşının büyüklüğü ve bulunduğu bölgeye ve kullanılan cihaza göre 30-45 dakika sürebilmektedir. Ses dalgaları ile böbrek taşının kırılması çok şiddetli olmamakla birlikte ağrıya neden olabileceği için sedasyon veya hafif anestezi altında gerçekleştirilir. Hasta aynı gün evine gönderilir. Ameliyatsız taş kırma yöntemi olarak bilinen ses dalgaları ile böbrek taşının kırılması yöntemi genellikle 2 cm’den küçük böbrek taşlarda başarı sağlamaktadır. Kırılan böbrek taşı parçaları idrar ile vücuttan atılır.

  • Üreteroskopi (Retrograd İntrarenal Cerrahi-RİRC):

Böbrek içindeki taşları, kıvrılabilir ve ince aletler kullanarak, lazer yardımıyla kırma yöntemidir. Kıvrılabilir cihazla idrar yolu uç kısmında direkt girilir. Üretra, mesane ve üreter geçilerek böbreğe ulaşılır. Taşın boyutu ve bulunduğu bölgeye göre taş bütün olarak çıkartılabilir. Çıkartılamayacak kadar büyük olan taşlar bulunduğu yerde holmium lazer kullanılıp küçük parçalara ayrılarak idrar yoluyla atılması sağlanır. Böbrek taşının retrograd intrarenal cerrahi yöntemiyle kırılması veya çıkarılması esnasında herhangi bir kitle ya da şüpheli oluşuma rastlanılırsa biyopsi alınabilir veya endoskopik temizleme işlemi aynı seansta gerçekleştirilebilir. Böbrek içi lazerle taş kırma işlemi genel anestezi altında gerçekleştirilir. Kırılan taşın kırıntılarının mesaneye akması için genelde böbrekten mesaneye uzanan bir tel(DJ stent) kullanılır. Üreteroskopi ve Retrograd İntrarenal Cerrahi (RİRC) sonrası komplikasyon oranı ve hastanede yatış süresi düşüktür. Ancak operasyon süresinin uzaması ve ikinci bir operasyon yapılabilme ihtimali dezavantajları arasında sıralanabilir. İşlem sonrası mukoza yaralanması, idrarda kan görülmesi, işlem sonrası ateş gibi komplikasyonlar görülebilir ve genellikle herhangi bir müdahale gerektirmemekte bazen medikal tedavi gerekmektedir.

  • Perkütan Nefrolitotomi (PNL):

Kapalı bir yöntem olan Perkütan Nefrolitotomi 2 cm’den daha büyük ve kompleks böbrek taşlarının tedavisinde kullanılır. PNL ameliyatı genel anestezi altında gerçekleştirilir. Sırt bölgesinde açılan küçük bir kesiden böbreğe bir tüp yerleştirilir. Tüpün bir ucu cilt dışında bırakılır. Üroloji doktoru, tüpün içinden nefroskop denilen optik kamera ve taşın kırılmasını veya alınmasını sağlayacak aletleri geçirerek taşa ulaşır. Çıkarılabilecek büyüklükteki taşlar yerleştirilen tüpten çıkartılır. Çıkartılamayacak büyüklükteki böbrek taşları, ses dalgaları, holmium laser veya pnömotik enerji ile kırılarak küçük parçalara ayrılır. Küçük parçalara ayrılan taşlar, emme makinası ile vakumlanabilir veya kırıntılar olarak çıkartılabilir. Böbreğe yerleştirilen drenaj tüpü genellikle işlemin ardından 1-2 gün bırakılır. İşlemin ardından hasta 2-3 gün hastanede kalır. Hastaneden taburcu edilmeden önce böbreğe yerleştirilen drenaj tüpü çıkartılır.

  • Açık böbrek taşı ameliyatı:

Gelişen teknoloji nedeniyle böbrek taşlarının açık ameliyatı günümüzde çok az yapılmaktadır. Çok büyük bir taş veya anormal anatominin olduğu hastalarda uygulanmaktadır. %1’i geçmeyen açık böbrek taşı ameliyatlarında üroloji doktoru böbrekleri ulaşmak için sırta bir kesi açarak böbrek taşlarına ulaşmaktadır.

  • Hiperparatiroidi ameliyatı:

Kanda kalsiyum düzeyinin normal sınırlar içinde kalmasını sağlayan tek organ olan paratiroid bezlerinin normalden fazla çalışması böbrek taşı oluşmasına neden olabilir. Bu bezler çok fazla paratiroid hormonu (hiperparatiroidizm) ürettiğinde, kalsiyum seviyeleri yükselerek kalsiyum taşlarının oluşmasına zemin hazırlar. Paratiroid bezlerine yönelik ameliyat kalsiyum seviyelerinin normale dönmesini sağlayıp ve böbrek taşı oluşmasını engelleyebilir.