Burçin Terzioğlu...
Gazeteciliğimin ilk yıllarında gittiğim bir sette Erler Film'in görüntü yönetmenlerinden Bülent Terzioğlu ile tanışmıştım.
Sohbetimizde, 1980'lerin ünlü çocuk oyuncusu Burçin Terzioğlu'nun ağabeyi olduğunu öğrendim.
Burçin Terzioğlu ile röportaj yapmak istediğimi söyleyince 'Peki, bir konuşayım. Buluşup röportajı yaparsınız' dedi.
Buluşup röportajı yaptım, fotoğraflarını çektim.
O zaman ki müdürüm şöyle demişti; "Kim bu kız? Ben tanımıyorum. Niye röportaj yaptın?"
Tıpkı sonraki yıllarda ilk röportajlarını yaptığım Büşra Pekin, Ferhat Göçer, Ahmet Kural - Murat Cemcir için karşılaştığım sorunun aynısıydı; "Ben tanımıyorum. Niye röportaj yaptın?"
Cevabım hepsi için aynıydı; "Göreceksiniz. Yakında herkes tanıyacak."

O yıllarda Burçin Terzioğlu'nun yaşı 16 - 17'diydi.
O yıllarda diziler günümüzde olduğu gibi TV'ye egemen değildi.
Yılda 5 - 10 filmin çekilebildiği sinemanın durumu ise daha da hazindi.
Tüm sektör için olduğu gibi oyuncular için de karanlık günlerdi.
Burçin Terzioğlu, tüm bu zor şartlara rağmen oyunculuktan vazgeçmedi.
'Gün doğmadan neler doğar' diyerek az sayıda yapımda rol almasına rağmen kendini geliştirdi.

Gün geldi, dizilerde ve filmlerde patlama yaşandı.
Zaman Burçin Terzioğlu için kendini gösterme zamanıydı.
Kendini geliştirmiş olmanın ödüllerini dönemin ışıltılı yapımlarında rol verilmesiyle aldı.

Geçtiğimiz günlerde röportaja giderken yolda Burçin Terzioğlu'nun kariyer yolculuğunu analiz ettim.
Fotoğraflarını çekmek için birlikte harıl harıl bir yerler ararken o yıllarda kimse tarafından fark edilmiyordu.
Kimse 'Aaaa, Burçin Terzioğlu' demiyordu.
Müdürüm, "Kim bu kız? Ben tanımıyorum. Niye röportaj yaptın?" diyerek bana fırça atıp vaktimi boşa harcadığım için iki haftalık izin cezası veriyordu.
O kız, çok izlenen ışıltılı yapımların başrol oyuncusu oldu.
Ve o kız, BKM gibi bir şirketin 25 yıllık kariyerinde ilk kez çektiği gerilim türündeki filmi emanet ettiklerinin arasında ilk sıralardaydı.
'Güzelliğin Portresi'...

Burçin Terzioğlu, Habertürk HT Stüdyo'da Mehmet Çalışkan'ın konuğu oldu.

'Güzelliğin Portresi'nden teklif geldiğinde filmin hangi özelliklerinden dolayı 'Ben bu filmde olmalıyım' dedin?
BKM'nin, benim ve projenin içinde yer alan birçok arkadaşımın da ilk kez denediği bir tarz. İlk günden son güne kadar 'İyi ki bu işin içindeyim' dediğim bir film. Türk sineması için böyle alternatif filmlerin olması gerekiyor. Bir tarz denedik ve bu tarz için elimizden geleni yaptık. Umarım izleyicileri tatmin ederiz. Benim oynadığım karakter 'Nisan'ın yolculuğunda sonuna kadar çok renkli ve çok değişimleri var. Senaryoyu okuduğumda 'Bunu nasıl doğru yönlendirip doğru oynayabilirim? O renk farklarını nasıl gösterebilirim' dedim. 'Nisan' bana çok çekici geldi. Genel olarak ülkemizde gerilim türünde çok fazla film çekilmiyor. Filmin türü, 'Nisan' ve ekip bana çok cazip geldi. Bunu kaçıramazdım, senaryoyu okur okumaz teklifi kabul ettim.

'Nisan'ı canlandırmak için nasıl bir hazırlık dönemi yaşadın? Diğer yapımlarındaki karakterlerden farklı bir hazırlık dönemi mi gerektirdi yoksa oyunculuk, oyunculuk mudur?
Karakterimi canlandırmadan önce efektlerin nasıl olacağı gibi 'Güzelliğin Portresi'nin bazı teknik özelliklerini öğrenmem gerekiyordu. Önce onları sorup soruşturdum. Onları öğrendikten sonra filmin türünün gerilim olması pek bir şey değiştirmedi. 'Nisan', adım adım değişen bir ruh haline sahip. Karakterin yolculuğunda ilk sahneden son sahneye kadar senaryonun üzerinde bir çalışma yöntemi belirledim. Gerilim olması benim çalışma yöntemimi belirgin bir şekilde değiştirmedi.

'Nisan'ın hangi özellikleri seni etkiledi?
Filmde kaçtığı bir durum var, onu görmezden geldiği zamanlarda 'Nisan'a biraz kızdım ama hikâyenin gidişatında değişime uğradı. Onlar da çok çekiciydi. Başladığı ve bitirdiği yer arasındaki fark çekiciydi.

'Güzelliğin Portresi'nin kariyerine nasıl bir etkisi olmasını umarsın?
Açıkçası bir iş yaparken yola 'Beni şöyle bir yere götürmeli, beni buradan alıp buraya çıkartmalı' gibi bir düşünceyle çıkmıyorum. Karakteri okuduğumda bana 'Kendimi iyi hissediyor muyum, ben bunu nasıl oynarım?' sorusunu sorduruyorsa gönlüm kayıyor. İnşallah kariyerime bir faydası, performansıma iyi dönüşler olur. Onun haricinde sadece kariyer odaklı düşünüp işi kabul etme gibi bir tavır sergilemedim. 'Nisan'ı, projeyi sevdim ve işin içinde olmak istedim.

Zeki Alasya ile Metin Akpınar'ın 1984 yapımı filmi 'Patron Duymasın'dan 2019 yapımı 'Güzelliğin Portresi'ne... Henüz gençsin ama 34 yıllık bir kariyerin var. Neler hissediyorsun?
Çok değişik duygular hissediyorum. 34 yıl deyince daha yaşlı olması gerekiyor gibi düşünüyor insan ama ilk sete girdiğimde 4 yaşındaydım. Tabii ki o yaşlarda oyunculuğun farkında değildim. Benimki bir set tanışmasıydı. Bir de bir yönetmen arkadaşım şöyle demişti; "Bu kadar küçük yaşta başlayıp bu yaşına kadar gelip Türkiye'de oyunculuğu hiç bırakmayan başka kimse yok." Dönüp baktığım zaman evet, çok erken yaşta başlayıp hiç bırakmadan istikrarla devam eden kimse yok. İşime gerçekten âşık olmam gerekiyor ki 34 yıl hiç vazgeçmeden aynı işi yapıyor olayım. Bu sadece aşkla tasvir edilebilirdi.

Dünyada da Türkiye'de de çok örneğini gördük. Çocuk oyuncular, çocukluklarını yaşayamadıkları ve ilgi budalası oldukları için ilerleyen yaşlarda büyük sorunlar yaşayabiliyor. Senin bir sorun yaşadığını görmedik. Ailen bunun için özel bir önlem mi aldı?
Ailem sektörün içinde olduğu için bilinçlilerdi. Benim setin içinde insanlara davranışım ve onların bana karşı olan davranışları hep ailemin süzgecinden geçiyordu. Hep bir kontrol altındaydım. Bir de hep sakin ve uyumlu bir çocuktum.

Bir çok TV dizisinde de rol alan Burçin Terzioğlu, 1986 yapımı 'Perihan Abla' için de kamera karşısına geçmişti.

Senin ergenlik yaşlarındaki halini bildiğim için şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hiçbir zaman ilgi budalası olup şöhret hastalığına yakalanmadın. Öyle değil mi? 
Basamakları küçük küçük çıktım. Bu nedenle bir ışıltıyla sarhoş olmadım. Küçük küçük adımlarla ilerlediğim için öyle bir durum olmadı.

Kariyerin boyunca edindiğin en önemli öğreti ne oldu?
'Her zaman kendinin farkında olmalısın. Kendine ve başkalarına her zaman saygı duymalısın.' Ve 'Azmin zaferi çok güzel.' Çünkü ben hiç vazgeçmedim. Uzak kaldığım, kendimi çektiğim zamanlarda da hep düşündüğüm şu oldu; 'Bir sonraki projem nasıl olur acaba, bu son yaptığımın üzerine ne koyabilirim?'

Umur Turagay'ın yönettiği 'Güzelliğin Portresi'nde Burçin Terzioğlu, başrolleri Birkan Sokullu, Melisa Şenolsun, Lara Tonka, Gizem Erman Soysaldı ve Serkan Keskin ile paylaştı.

'Her iyiden daha iyi olan bir iyi mutlaka vardır' felsefesinden yola çıkarsak bir öncekinden daha iyi olmak için neler yapıyorsun?
Bir projenin sonucu çok güzel olduğu zaman 'Bunun tadını çıkartmalıyım' diyerek kenara çekilip her şeyi akışına bırakmıyorum. 'Daha iyisi nasıl olur?' diye kafa yoruyorum. Eğitim ve öğretimin bittiğine hiç inanmıyorum. 'Ben oldum' demek herhalde en büyük tehlikedir. Kendime 'Daha iyisini yapabilir misin? Bence yaparsın. Bunun için ne gerekiyor? Olabildiğince inandığın ve iyi olacağını düşündüğün projeleri seçmen gerekiyor. Bir önceki oyunculuğundan nasıl farklı bir performans sunarsın? diyerek yolumda bu yönde ilerliyorum.

Hayatın boyunca edindiğin en önemli öğreti nedir?
'Olduğun yerden görüntünden yaşından, yanındakilerden mutlu ol.'

Oyunculuk adına hayallerini ve planlarını ne ölçüde gerçekleştirebildin?
Hiçbir zaman çok ileri planlar yapıp ve hedefler koyup o yolda kaybolmak istemedim. Oyunculuk adına biraz daha olgunluk dönemindeyim. Şimdiye kadar oyunculukla ilgili öğrendiğim, cebime attıklarımı kendi eleğimden geçirip bundan sonrası için nasıl bir yol çizeceğime bakmaya çalışıyorum. Umarım doğru seçimler yaparım. Umarım içinde olmaktan mutlu olacağım işler seçerim. Umarım sevdiğim insanlarla yoldaşlık yaparım. Dediğim gibi şu an olgunluk dönemindeyim ve daha yolum var.

BURÇİN TERZİOĞLU'NUN FİLMLERİ
Patron Duymasın
Çıplak Vatandaş
Hasretinle Yaşanmıyor
Kumarbaz
Kıskaç
Yıkılmışım Ben
İki Milyarlık Bilet
Baba Yüreği
Bir Çember Kırılırken
Hayallerim Aşkım ve Sen
Evlat Acısı
Menekşeler Mavidir
Izdırap Çocukları
Fazilet
Menekşe Koyu
Sevdaların Ölümü
İki Küçük Yaramaz
İkimiz de Sevmiştik
Cinayet Masası
Oyun Bitti
Halam Geldi