Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüs pandemisi sürecinde 6 ile 11 yaş arasındaki çocuklara virüs bulaşmasının çok yaygın olduğunu dikkate alarak maske takma konusunda tavsiyelerde bulunduğu bir rehber yayınladı. Bu rehberde çocukların hangi durumlarda maske takmaları gerektiği, hangi durumlarda gerekmediğine yer verildi. Ayrıca tüm sürecin bir yetişkin gözetiminde olması gerektiği de vurgulandı.

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlere şu tavsiyelerde bulunuyor; "Yaygın bulaşma olan bölgelerde, 60 yaşın altındaki ve genel olarak sağlığı iyi olan tüm yetişkinler, diğerlerinden en az bir metre mesafeyi garanti edemediklerinde maske takmalıdır. Bu, özellikle çocuklarla ve birbirleriyle yakın teması olan çocuklarla çalışan yetişkinler için önemli."

Çocuklar maske takmalı mı?

DSÖ ve UNICEF, çocukların psikososyal ihtiyaçları ve gelişimsel dönüm noktaları gibi faktörleri göz önünde bulundurarak şunları tavsiye ediyor:

  • 5 yaşın altındaki çocuklar maske kullanmamalıdır. Bu kendi güvenlikleri, genel menfaatleri ve minimum yardım ile maskeyi uygun şekilde kullanma kapasitelerine bağlıdır.
  • 6 ile 11 yaş arasındaki çocuklar ise aşağıdaki faktörlere göre maske kullanabilir:
  • Çocuğun ikamet ettiği bölgede yaygın bulaşmanın olup olmadığı,
  • Çocuğun güvenli ve uygun şekilde maske kullanma becerisinin olup olmadığı,
  • Maskelere erişimin yanı sıra belirli ortamlarda (okullar ve çocuk bakım hizmetleri gibi) maskelerin yıkanması ve değiştirilmesi gerekliliği,
  • Yetişkin gözetimi altında çocuğa maskenin güvenli bir şekilde takılıp çıkarılacağından emin olunması gerekliliği,
  • Öğretmenler, ebeveynler, bakıcılar veya tıbbi sağlayıcılar ile istişare halinde maske takmanın öğrenme ve psikososyal gelişim üzerindeki potansiyel etkisi,
  • Çocuğun, yaşlılar ve ciddi hastalık geliştirme riski yüksek olan diğer insanlarla olan özel ortamları ve etkileşimleri,
  • Ayrıca DSÖ ve UNICEF, 12 yaş ve üstü çocukların yetişkinlerle aynı koşullarda, özellikle de başkalarından en az 1 metre mesafeyi garanti edemedikleri ve bölgede yaygın bulaşma olduğu durumlarda maske takmalarını tavsiye etmektedir.

Gelişimsel engelli çocuklar maske takmalı mı?

Gelişimsel bozuklukları, engelleri veya diğer özel sağlık sorunları olan herhangi bir yaştaki çocuklar için maske kullanımı zorunlu olmamalı ve çocuğun ebeveyni, velisi, eğitimcisi ve / veya tıbbi sağlayıcısı tarafından duruma göre değerlendirilmelidir. Her halükarda, maskeyi tolere etmekte güçlük çeken ciddi bilişsel veya solunum bozukluğu olan çocukların maske takması gerekmemelidir.

Çocuklar evde maske takmalı mı?

COVID-19'u düşündüren semptomları olan her çocuk, tolere edebildiği sürece tıbbi maske takmalıdır. Çocuk izole edilmeli ve semptomlar hafif olsa bile kendini iyi hissetmeye başlar başlamaz tıbbi yardım alınmalıdır. Evde hasta çocuğun 1 metre yakınına gelen aile üyeleri / bakıcılar da maske takmalıdır.

Çocuklar oyun oynarken veya fiziksel aktivite yaparken maske takmalı mı?

Çocuklar spor yaparken veya koşma, zıplama gibi fiziksel aktiviteler yaparken nefeslerini tehlikeye atmamak adına maske takmamalıdır. Çocuklar için bu etkinlikleri düzenlerken, diğer tüm kritik halk sağlığı önlemlerini teşvik etmek önemlidir: diğerlerinden en az 1 metre mesafeyi korumak, birlikte oynayan çocukların sayısını sınırlamak, el hijyeni tesislerine erişim sağlamak ve bunların kullanımını teşvik etmek.

Okula giden çocuğu salgından koruyacak 15 altın kural

Korunma yöntemleri arasında aşılama önemli bir yer tutarken; hijyen, maske ve mesafe kurallarına uymak da önemli. Çocuk Hastalıkları Uzm. Dr. Memnune Aladağ, pandemi sürecinde okullarda çocukların sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu. Covid 19 enfeksiyonundan korunmak için hem ailelerin hem de okul yönetimlerinin alacağı önlemler bulaş oranını önemli ölçüde azaltacak ve çocukların eğitime devamlılığını sağlayacaktır.

Bu kapsamda okulların ve velilerin alabileceği önlemler şöyle sıralanabilir:

  1. Okullarda sosyal mesafeye dikkat edilmeli ve buna uygun oturma düzeni sağlanmalı
  2. Temaslı olan kişilerin takibi açısından çocukların sınıfta oturma düzeni hep aynı olmalı
  3. Okuldaki faaliyetler mümkün olduğu kadar açık havada yapılmalı
  4. Eğitim yapılan ortamlarda uygun havalandırma şartları sağlanmalı, bulaşıcılığı engellemek için maske takılmalı
  5. Ders ve yemekhane giriş çıkışlarında el hijyenine dikkat edilmeli
  6. Kalem, kitap gibi okul gereçleri kişiye özel olmalı, ortak kullanım azaltılmalı
  7. Çocuklar gün boyu aynı eğitim ortamında olmalı, ortak kullanılan sınıflar ile yemekhane çok iyi havalandırılmalı ve dezenfeksiyonu yapılmalı
  8. Hastalık belirtisi gösteren öğrencilerin diğer çocuklarla temasının kesilmesi için gecikilmeden izolasyon sağlanmalı ve bu çocuklar evlerine gönderilmeli
  9. Okulun çeşitli yerlerine hijyen kuralları ve uygulamaları ile ilgili korkutmayan ancak bilgilendirici uyarı görselleri asılmalı
  10. Mümkün olduğunca veliler, öğretmenler ve aynı zamanda yaşı uygun olan öğrenciler aşılanmayı tercih etmeli
  11. Eğitim ortamında beslenme yapılmamalı ve yemekhanelerde kalabalık oluşmaması için önlem alınmalı
  12. Yemek alırken mesafe ve el hijyeni sağlanmalı
  13. Misafir ve veliler zorunluluk dışında okula girmemeli
  14. Serviste de oturma düzenine, sosyal mesafeye ve maske takılmasına dikkat edilmeli. Şoför ve rehber kişi Covid-19 kuralları konusunda bilinçli davranmalı
  15. Veliler belirtisi olan çocuklarını okula göndermemeli, kendileri de Covid -19 belirtilerine çok dikkat etmelidir. Çünkü hasta olan veliler çocukları aracılığıyla diğer çocukların ve öğretmenlerin yani toplumun sağlığını riske atabilir.

Delta varyantı çocuklarda da semptoma neden oluyor

Bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 enfeksiyonu çocukluk çağında klinik olarak daha hafif seyretmektedir. Çocuklarda daha çok asemptomatik (belirtisiz) ya da hafif belirtilerle atlatılan koronavirüs, genellikle hafif ateş, öksürük, ishal, büyük çocuklarda tat ve koku kaybına sebep olmaktadır. Ancak etkisini artırarak devam eden Delta varyantı sebebiyle çocuklarda da artık belirtilerin arttığı ve hastaneye yatışların olduğu bilinmekte; okulların yüz yüze eğitime başlaması ile Koronavirüs bulaşma oranının artış göstermesi beklenmektedir. Bu sebeplerden dolayı okullarda hem öğrenciler, hem veliler hem de okul yönetimleri tarafından etkili önlemlerin alınması gerekmektedir. Ailelerin ve okulların uygulayacağı tedbirlerle okulların açık tutulması çocukların akademik, sosyal ve psikolojik durumu açısından büyük önem taşımaktadır.

Mevsimsel hastalıkların belirtileri koronavirüs ile karıştırılabilir

Okulların açılması ile birlikte çocukların etkileşim içinde olması sebebiyle bu dönemde mevsimsel hastalıkların ve diğer gribal enfeksiyonların da yayılması öngörülmektedir. Mevsimsel grip gibi hastalıkların belirtileri de ateş, öksürük ve burun akıntısı olduğundan başlangıçta Covid-19 ile karıştırılabilir. Hastalıkların birbirleriyle karıştırılmaması için bu tür belirtiler gösteren çocukların öncelikle diğer çocuklardan izole edilmesi ve ailesine haber verilmesi gerekmektedir. Aileler ise hasta olan çocuklarını iyileşene kadar okula göndermemeli, diğer çocukların ve toplum sağlığını korumak için hemen bir uzman doktora başvurmalıdır.