Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-AB Zirvesi'ne katılmak üzere İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Bulgaristan'ın Varna şehrine hareketi öncesi açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin stratejik hedefinin AB'ye tam üyelik olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ciğerini çok iyi bildiğimiz çevrelerin de Türkiye'nin AB'de tam üye olmasına mani olmalarına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.



Erdoğan, Irak ordusunun Sincar'a girmesiyle ilgili soruya, "Dün akşam itibarıyla Irak merkezi yönetiminin Sincar'a yönelik bazı operasyon girişimlerini ben de doğrusu istihbarat örgütümüzden aldım fakat bunun netice itibarıyla tamamıyla bittiği konusunda takipteyiz. Kısmi müdahaleri olmuş olabilir, bugün de bir yetkili Irak'tan bu konularla ilgili Türkiye'ye gelecek, müsteşar ile görüşmeleri olacak" dedi.



Erdoğan'ın açıklamaları:

Biraz sonra bakan arkadaşlarımla birlikte Varna'ya hareket edeceğiz. Juncker ve Tusk'un davetlerine icabetle gerçekleştiriyoruz. Borisov'ın en sahipliğinde yapacağımız toplantının hayırlı olması temennimizdir. Bu zirve Türkiye olarak AB ile kasım 2015'ten beri 5. kez bir araya gelmemizi sağlayacak. Ayrıca, dostumuz, komşumuz Bulgaristan'ı da yeniden ziyaret edecek olmaktan memnuniyet duyuyorum. Zirve öncesinde sayın Borisov ile yapacağımız görüşmede ikili ilişkilerimizde kaydettiğimiz görüşmeleri ele almayı öngörüyoruz. Türkiye'nin Bulgaristan'la diyaloğu ne kadar sağlam olursa tüm Balkan coğrafyası bundan istifade edecektir. 

AB ile köklü ilişkilerimiz var. İktidarlarımız döneminde Türkiye-AB münasebetleri olmadığı kadar gelişmiştir. Zaman zaman gerilimin arttığı, tıkanıklıkların yaşandığı dönemleri de gördük. Fasıllar konusuna belli çevreler tarafından nasıl siyasi bir boyut kazandırıldığına da şahit olduk. Türkiye olarak yolumuza döşenen mayınlara aldırmadan yolculuğumuzu tam üyelik hedefi ile sürdürdük. Bugün de üyelik, stratejik hedefimiz olmaya devam ediyor.



Ciğerini çok iyi bildiğimiz çevrelerin de Türkiye'nin AB'de tam üye olmasına mani olmalarına izin vermeyeceğiz. AB ile görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Ülkemizin müzakere sürecinde karşılaştığı siyasi ve suni engellerin kaldırılması beklentimizi AB liderlerine tekrar ileteceğiz. Muhataplarımıza Türkiye'nin çifte standartlara tahammülü olmadığını bir kez daha hatırlatacağız. Birçok konuda yüksek düzeyli diyalog mekanizmalarımız var. Ne denli verimli sonuçlar çıktığını 2016'daki göç mutabakatı gözler önüne sermiştir. Ege'deki insani kriz böylece dinmiştir. AB kendi yükümlülüklerini yerine getirme konusunda bizim sergilediğimiz samimiyeti göstermedi, göstermiyor. Mali katkılarının halen çok cüzi bir kısmı ülkemize ulaştı. Bugün bu konuları ayrıntıları ile masaya yatıracağız.

Bu konuda AB'den bizzat kendi ilkeleri ile çelişen açıklamaları duyuyoruz. Avrupa'da PKK'ya yönelik bazı adımlar önemlidir ancak beklentilerimizi karşılamaktan çok uzaktır. Afrin operasyonu dolayısıyla bölücü yandaşlarının sergiledikleri şiddet ve barbarlık inanıyorum ki, Avrupalı dostlarımızın da gözünü açmıştır.  Avrupa'nın emniyeti için de çok büyük bir tehdittir. Şayet şimdiden önlem alınmazsa, üstüne gidilmezse bölücü terör örgütü yandaşları daha çok pervasız hale gelecektir. Türkiye olarak ikazlarımızı yapacak, ibadet hürriyetinin tesisi noktasında meselenin takipçisi olacağız. 

SORU-CEVAP

(Irak ordusunun Sincar'a girmesi) Dün akşam itibarıyla Irak merkezi yönetiminin Sincar'a yönelik bazı operasyon girişimlerini ben de doğrusu istihbarat örgütümüzden aldım fakat bunun netice itibarıyla tamamıyla bittiği konusunda takipteyiz. Kısmi müdahaleri olmuş olabilir, bugün de bir yetkili Irak'tan bu konularla ilgili Türkiye'ye gelecek, müsteşar ile görüşmeleri olacak. Temennimiz odur ki, Irak gerçekten Sincar'da bu operasyonu hakkıyla versin. Bunu başarmakta sıkıntı varsa burada da ikili görüşmemizi yapalım, gereğini de Sincar'da biz yaparız. Çok fazla tahammülümüz yok. 

(ABD'nin Münbiç açıklaması) Münbiç bizim için yeni bir şey değil. Obama döneminden beri üzerinde durduğumuz bir konuydu. Devletlerin devamlılığı esastır ilkesinden hareketle bakacaksak, sayın Obama'nın dediği, buralarda bunlar duramaz. Bunlar Fırat'ın doğusuna çekilecektir. Yeni yönetim benzer sözler verdiler. Sayın Tillerson'ın Türkiye ziyaretinde kendisinde konuştuğumuzda da bize Mümbiç'in güvenliğini beraber sağlayalım teklifi ile geldi. Bundan en anlaşılır, buralara bizim girmek gibi niyetimiz yok. Terör örgütlerini çıkaralım ve güvenliğini birlikte sağlayalım. Bizim şu anda bulunduğumuz nokta bu. Burada biz çıkmayız gibi yaklaşımlar Trump'ın kendi iradesi değildir diye düşünüyorum. Biz anında sayın Trump'la da Putin ile de görüşmeleri yapmaya devam edeceğiz.



Ben Tillerson ile yaptığımız görüşmeyi dile getiriyorum. Onu da Amerika'nın bir teklifi olarak düşünüyorum. Biz Münbiç'le ilgili Türkiye olarak biz kesinlikle buralarda bir işgal kuvveti olarak bulunamayız. Sahipleri kimlerse sahiplerine teslim edelim. Bu konuda yardımcı olalım. Amerika'nın, bizim, Rusya'nın, İran'ın üzerine düşen görev budur.