Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

"Talepte sıkıntımız yok, ama Türkiye dünya fiyatlarına açık durumda, şanslıyız ki son 2 senedir pozitif yanıldık"

2016 bütçesini yaparken dünyada hiçbir analist fiyatlar artacak diye bir öngörüde bulunmuyordu. Şubat ayından itibaren Çin fiyatlarını yükseltmeye başladı. Bizimde o mütevazi bütçemiz çok daha iyi bir yere gelmeye başladı. Geçen seneyi de iyi kapatmıştık bu sene de iyi gidiyor. Türkiye'nin talep sıkıntısı yok. Bütün ülkelerde çelik tüketimi azalıyor bizde ise artıyor. 2015 çelik tüketimi yüzde 10'dan fazla arttı. Bu senede yine yüzde 3-4 gibi bir artış var. Talepte sıkıntı yok, sıkıntı tabii ki dünya fiyatlarına açık bir Türkiye'yiz. Fiyat hareketleri bizim de tonaj olarak bütçemizi hep tutturduğumuz üstelik 1 sene öncesine göre arttırmamız fiyat olarak veya dolar olarak bizi hep yanıltıyor. Ama şanslıyız ki son 2 senedir hep pozitif yanıldık.

"Bizim karlı olmamız diğer üreticilerin kötü durumda olmasından kaynaklanıyor"

"Bu karlar cebimize girmiyor, yatırım yapıyoruz"

Dünyada büyük zarar yapan çelik şirketleri oldu. Geçen sene Çin'de 500 milyar dolar zarar oluştu ve oradaki hükümet buna dayanamayıp yukarı doğru fiyatları çıkardı. Ebitta ve favök marjı olarak bu senede yine 15-20 bandında olacağız. İşte Erdemir çok kar ediyor, Türkiye’de korumacılık var diyor. Bizim karımız göreceli olarak diğer çelik üreticilerine göre yüksek olması onların kötü durumda olmasından ve çelik sanayi sürekli yatırım yapılması gereken bir sektör. Yani bu büyük karlar çoğu bizim cebimize girmiyor. Şu anda 6 milyar dolar aktif büyüklüğe sahip ama bu bilançoda tabii. Şu anda tekrar bir Erdemir kurulmak istense 15 milyar dolara bile kuramazsınız. Senede 200 milyon dolar harcamamız lazım bunu idame ettirmek için. Bu sene yine 460 milyon dolar yatırım hedefi var.

"Bakanlık artık sürdürülemez ithalat artışına bir önlem alacak"

"Biz Korumacılık taraftarı değiliz"

Amerika Korumacılığı çok sistemik olarak yapıyor. Artık benim ülkeme girme diyor. Türkiye'ye açtığı da birçok soruşturma var. Çelik sanayine sahip olup da korumacılık yapmayan hiçbir ülke kalmadı. Buna karşın Türkiye’de çok büyük bir önlem alınmadı, bizim de bu konuda Ekonomi Bakanlığımızla sürekli bir istişaremiz var. Bakanlık artık bu sürdürülemez olan ithalat artışına karşı önlemler alacağını resmen açıkladı, çünkü geçen sene Eylül'den beri yaklaşık 1 sene oluyor. Türkiye artık net ithalatçı oldu. Türkiyede 50 milyon ton kapasite var, 32 milyon ton üretim var, bu kadar boş kapasite olmasına rağmen sürekli artan bir ithalat var.

Şunu açıkça söyleyeyim biz korumacılık taraftarı değiliz ama adil bir rekabet ortamı olması lazım. Yani çok yıpratıcı bir korumacılık Çin ve Rusya ithalatına karşı bu sektörün dayanması mümkün değil. Adil bir rekabet ortamı kurulduktan sonra vergilerde kalkar. Dünyanın ilk 10 üreticisi içindeyiz.

"15 Temmuz'dan sonra açıklanan teşviklerle katma değeri yüksek ürünlere geçmemiz kolaylaşacak"

Kaliteyi artırıcı, yeni ürünlere geçiş ve hedefimiz katma değeri yüksek ürünlere geçmek. % 15 daha katma değere doğru kısa vadede geçmemiz lazım. Uzun vadede de daha da ötesine geçmemiz lazım ama daha da öne geçmek için Türkiye'de bu katma değerli ürünleri kullananların sanayilerin gelişmesi lazım. Mesela otomotiv daha da gelişecek ki bende oraya ürün verebileyim. 15 Temmuz’dan sonra açıklanan teşviklerle de inşallah bunu başarabiliriz.

"Kapasite sınırımız yüzünden Otomotiv'e yeterince cevap veremiyoruz, 3'üncü bir tesisi düşünüyoruz"

Önümüzdeki dönem kapasite kullanımda çok değişiklik beklemem, artan otomotiv üretimine biz kapasite sınırımız yüzünden cevap veremiyoruz, bu beni çok üzüyor. Otomotiv bu kapasiteleri yaparken bizim galvaniz kapasitemiz ağzına kadar dolu. Şu anda 3'üncü bir tesisi bile düşünmemiz lazım.

"Sanayi 4.0'da, Türkiye'nin en önemli sorunu yetişmiş insan gücü sorunu"

"Yüksek teknoloji artı yüksek katma değer olması önemli"

Bazı sektördeki kişiler biz sanayi 4.0'a geçtik gibi ifadelerde bulunuyorlar, ben tam olarak kimsenin 4.0'a tamamen geçtiğini daha zannetmiyorum, dünya çapında da geçen yok tam olarak öyle bir şeye. Big Data gibi çalışmaları bizde yapıyoruz bizim de çalışmalarımız var. Türkiye'nin buradaki en önemli sorunu yetişmiş insan gücü sorunu çünkü Türkiye’nin ortalama eğitim seviyesi şu anda çok istenen düzeyde değil ve sanayi 4.0'a geçince bambaşka bir işgücü gerekecek, bu işgücü transformasyonunu bir şekilde halletmeniz lazım.