Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Toplamda 48 milyon dolar olan ve biyoteknolojik ürünler için üretim ve Ar-Ge çalışmalarının geliştirilmesini kapsayan yatırımın bir kısmı da, finansal kiralama ve şirketin kendi fonları aracılığıyla finanse edilecek. TÜBİTAK da bu yatırım programını hem maddi hem de teknik yardım ile destekliyor.

Yıllık cirosunun yüzde 5’ini Ar-Ge çalışmalarına ayıran Nobel İlaç, 2014 yılında Sağlık Bakanlığı destek programı kapsamında TÜBİTAK tarafından yapılan “Biyobenzer ilaçların yerli olarak geliştirilmesi ve üretilmesi” duyurusunda, projesi onaylanan ilk firma olmuştu. Nobel İlaç’ın biyoteknolojik ilaç üretim projesi, DNA dizaynından başlaması ve ileri seviye biyomühendislik uygulamalarını içermesi nedeniyle devlet destekli ilk biyoteknoloji projesi ünvanını taşıyor.

Biyoteknolojik ilaçların sürdürülebilir bir sağlık sistemi için önemli fırsatlar yarattığını söyleyen Nobel İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ulusoy, “Dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de biyoteknolojik ilaçların üretimine geçilmesi büyük önem taşıyor. IFC'nin yatırım desteğiyle şu anda Türkiye'de ve ihracat yaptığımız ülkelerde mevcut olmayan katma değeri yüksek ürünleri içerecek şekilde ürün portföyünü genişleteceğiz" dedi.

"HÜKÜMETİN 2023 PROJESİNE DESTEK VERİYORUZ"

IFC yatırımı ile önemli hedeflere imza attıklarını söyleyen Nobel İlaç Genel Müdürü Hakan Şahin de şunları anlattı:

“Biyoteknolojiyi stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. 2023 yılına kadar geliştireceğimiz en az bir yerli biyoteknolojik ilacı hem yurtiçinde hem de yurtdışında insan sağlığının hizmetine sunmayı hedefliyoruz. Türkiye’de pazarlanan biyoteknolojik ilaçların tamamına yakını ithal ediliyor ve ülkenin dış ticaret açığını artırıyor. Hükümetimizin 2023 vizyonu çerçevesinde ilaç sektörüyle gerçekleştirmek istediği ‘Biyoteknolojik İlaçların Yerli Olarak Geliştirilmesi ve Üretimi’ projesine destek veriyoruz.”

Şahin ayrıca, Türkiye’de onkoloji ve kan ürünleri gibi alanlardaki biyoteknolojik ilaçların tamamında dışa bağımlılığın söz konusu olduğunu, bu alanlardaki yerel üretimin artırılması ile hastaların biyoteknolojik ürünlere erişiminin kolaylaştırılmasının, kamu sağlık bütçelerinin daha verimli kullanılması ve ilaç ithalatına bağlı dış ticaret açığının azaltılması için büyük önem taşıdığını belirtti.

5 MİLYAR DOLAR

IFC Başkan Yardımcısı Dimitris Tsitsiragos ise IFC’nin yaptığı yatırımın, Türk şirketlerinin ihracat odaklı büyümesini ve uluslararası genişlemesini desteklemek kapsamında, Türkiye'deki stratejileri ile örtüştüğünü belirtti.

Türkiye halihazırda toplam yaklaşık 5 milyar dolarlık bir portföy ile IFC’nin tüm dünyada en çok yatırım yaptığı ikinci ülke konumunda bulunuyor.