Bakan Göktaş'tan sosyal medya düzenlemesi açıklaması: Türkiye'ye özgü bir model hayata geçirmiş olacağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Habertürk yayınında Habertürk Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör'ün sorularını yanıtlıyor. Bakan Göktaş sosyal medyada yaş düzenlemesine yönelik "Biz nasıl ki çocuklarımızı sokaktaki tehlikelerden koruyorsak, evlerin içindeki bu tehlikelerden de korumak zorundayız. 15 yaş altına sosyal medya erişimi olmayacak. Hepsini e-devlet entegrasyonu ile yaptık. 1 Kasım itibarıyla yeni hesaplar için yürürlüğe girmesi bekleniyor, 31 Mart'a kadar da bütün hesaplar aslında yaş doğrulama sisteminden geçecek" dedi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Habertürk yayınında Habertürk Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör'ün sorularını yanıtlıyor.
İşte Bakan Göktaş'ın açıklamalarından öne çıkanlar;
Geçtiğimiz hafta maalesef çok olumsuz bir dezenformasyon ve manipülasyona maruz kaldım. Sadece ben değil aslında Ömer Bolat Ticaret bakanımız, hükümetimiz yazılı olarak ve özellikle benim ve ailemin üzerinde birtakım vahim iddialar ortaya attılar. Biz de tabii ki tepkimizi çok hızlı bir şekilde ortaya koyduk. İvedi bir şekilde yalanlama yayınladık. Ayrıca o gün meclis nöbetim vardı medyaya özellikle basına canlı yayında burada var ise bir iddiası ortaya koysun, ben istifa ederim eğer yoksa kendisini istifaya davet ettim. Kendisi özür dilemedi, ben de suç duyurusunda bulundum. Süreci özellikle hukuk önünde takip etmeye devam edeceğiz. Amaç tamamen karalamaktı. Biz bu süreci şöyle görüyoruz, sadece aslında muhalefetin bir şekilde her türlü olaya yapıcı muhalefet bakış açısıyla değil, özellikle hükümetimizi cumhurbaşkanımızı ve mümkünse bakanlarımızı tek tek hedefe oturtarak karalama ve maalesef sürece de olumsuz etkileyen boyutuyla karalamak.
Dijitaelleşme teknoloji bunların gelişimi elbette kıymetli ama sosyal medyanın arkasında çok büyük şirketler var. çocuklarımızın ne kadar ekranda kalırsa o kadar çok para kazanan şirketler var. ABD'de şu an büyük davalar var biliyorsunuz. Özellikle şirketler bağımlılık yaratan unsurlarla ilgili Meta'ya ve diğer şirketlere dava açtı. Çok büyük rakamlarla uzlaşı sağladılar. Avustralya'da 16 yaş sosyal medya düzenlemesini hayata geçirdi ve firmalara 1 yıl uyum süresi verdi. Şunu demek istiyorum dünyada benzer akımlar ve çalışmalar var. Dünyanın pek çok ülkesi bu konudan muzdarip.
Sosyal medyanın bağımlılık yaratan unsurları var, sosyal medyada 15 yaş düzenlemesinde bütün hesaplar yaş doğrulamasından geçecek ve belli filtreler oluşturulacak.
Biz nasıl ki çocuklarımızı sokaktaki tehlikelerden koruyorsak, evlerin içindeki bu tehlikelerden de korumak zorundayız.
15 yaş altına sosyal medya erişimi olmayacak. Hepsini e-devlet entegrasyonu ile yaptık, aslında herkes e-devleti ile yaş doğrulama sistemini hayata geçiriyoruz, geçtiğimiz hafta yayınlanan yönetmelik ile de nasıl yapılacağına dair bir güzergahımız oldu. 1 Kasım itibarıyla yeni hesaplar için yürürlüğe girmesi bekleniyor, 31 Mart'a kadar da bütün hesaplar aslında yaş doğrulama sisteminden geçecek.
Herkes bir şekilde yaş doğrulamadan geçecek. Nasıl olacak bu doğrulama? e-devlet'e yönlendirileceğiz ve e-devlet bize hesap açmak için bir dijital doğrulama kodu sunacak bu kod ile de yaş denetimi de sosyal platformuna bağlanabilecek. 15 yaş altı giremeyecek, 15-18 arasına da ayrıltırılmış hizmet sunulacak. Burada da bağımlılık oluşturulan filtreler olacak, çocuklarımızın özellikle ilk aşamadan itibaren güvenli hesap olacak, herkese açık olmayacak, canlı yayın olmayacak, sonsuz kaydırma da olmayacak. Ekran görüntüsü alınamayacak, kişiselleştirilmiş reklam çocuklarımızın karşısına çıkamayacak. Ebeveyn kontrol araçlarını da güçlendiriyoruz.
Bir de sosyal medyada bazı şeyleri silebilirsiniz, ancak hiçbir fotoğrafı silseniz dahi dijital ayak izinin önüne geçemiyorsunuz, bu verilerin hepsi depolanıyor. Akran zorbalığına maruz kalabiliyorsunuz, siber zorbalığa maruz kalabiliyorsunuz. Dolayısıyla biz aslında çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortam sunmak istiyoruz. Ve bu düzenlememizle beraber inşallah Türkiye'ye özgü bir modeli hayata geçirmiş olacağız.
Nüfusumuz yaşlanıyor. Bütün dünya yaşlanıyor. Şunu özellikle vurgulamak istiyorum 65 yaş üstü vatandaş sayımız 9.5 milyonu aşmış durumda. Nüfusumuzun yüzde 11.1'i 65 yaş üstü. Tek başına yaşayan 65 yaş üstü yaşlı oranımız 1.8 milyon. Şimdi diğer yandan biz tabi ki huzurevleri yapıyoruz, türkiye genelinde 493 huzurevimizde 30 bine yakın yaşlımıza bakıyoruz. Yıl sonunda da bakanlık olarak biz 6 yeni huzurevi daha açaçacağız, 593 kapasiteli. Darülaceze biliyorsunuz bizim kadim mirasımızı bütün Türkiye'ye yaygınlaştırıyoruz. Amacımız bakımı bir yandan kurumsalaştırarak devam ettirmek ancak bir yandan da biz yaşlı profil araştırması yaptık ve şu ortaya çıktı. Yaşlılarımız pek çoğu evinde sosyal çevresinden kopmadan yaşlanmak istiyor. Bizler de onlara taleplerine yönelik onları sosyal çevrelerinden koparmadan gündüzlü yaşlı bakım merkezini kuruyoruz. Sabah onları alıyoruz, öğlen ikindi vaktine kadar sosyal faaliyetler gerçekleştiriyorlar sonra evlerine ikindi vakti bırakıyoruz. Bugüne kadar 47 tane açtık, yıl sonuna kadar 9 tane daha açacağız.
Maden