ATLANTİS isimli mekiğin STS-135 olarak adlandırılan son misyonu vesilesiyle birçok kişinin duymadığı özelliklerini sıralarsak:


1. Hız: Uzay mekiği dünya yörüngesine oturduktan sonra hızı saatte 28 bin km'ye ulaşır. Bu hızla mekik içindeki ekip, güneşin batışı ya da doğuşunu her 45 dakikada görebilirler.

2. Yapılan yolculuk: Mekiklerin dünya etrafında kat ettikleri toplam yol 826.7 milyon kilometre. Bu mesafe Dünya ile Jüpiter arasındaki mesafeden 1.3 kez daha fazla.

3. ABD başkanlarının ilgisi: Uzay mekikleri uçuşlarına başladığından bu yana, dünyadan fırlatılışını canlı olarak görebilen tek ABD Başkanı Bill Clinton ve eşi Hillary Clinton'dır. Uçuşun ismi STS-95 ve tarihi 29 Ekim 1998'dir. Diğer başkanlar uçuşları televizyondan izlediklerini söylemişlerdir.

4. Uzay bilimi: Uzay mekiği sadece malzeme ve yolcu taşıyıcısı değil aynı zamanda çok yönlü bir araştırma laboratuvarı olarak dizayn edilmiştir. Şimdiye kadar 22 bilimsel araştırma, mekik içerisinde gerçekleştirilerek çok saygın bilimsel dergilerde yayımlanmıştır. Bu araştırmaların bazı konukları da hayvanlar olmuştur. Hayvanların yerçekimsiz ortamlardaki davranışları ve sağlık durumları incelenmiştir.

5. Termal dayanıklılık: Bir mekiğin etrafı 30 bin adet sıcaklığa dayanıklı "levha"larla kaplanmıştır. Bu levhaların özelliği, çok yüksek sıcaklıklara dayanıklı olup sıcaklık ortadan kalktıktan bir dakika sonra dokunulabilir bir soğukluğa erişebilmesidir.

6. Ağırlık: En ağır mekik 80 bin 700 kg'dır. Bu da 13 Afrika filinin ağırlığına eşittir.

7. Batıl inanç: Mekik uçuşları "Space Transportation System", yani "Uzay Taşıma Sistemleri"nin kısaltılmışı olarak STS diye anılmış ve 1'den başlanılarak numaralandırılmıştır. Fakat STS-9 olduğunda NASA'nın o dönem direktörlerinden James Beggs, 13'ün uğursuzluğuna inandığını dile getirip rakamların 13'e yaklaştığını belirterek numaralandırma sistemini değiştirmiştir. Mesela STS-11, STS-41-D olarak isimlendirilmiştir. İlk rakam uçtuğu yılın son rakamı (1984),ikinci rakam nereden uçtuğu (1: Kennedy Space Center, 6: Vanderberg Air Force Base),harf ise o mekiğin kaçıncı uçuşu olduğunu gösteriyor. (A: 1, B: 2, C: 3 gibi.)

8. Twitter'laşan astronotlar: 2009'dan bu yana astronotlar Twitter aracılığıyla tüm dünyayla haberleşiyor, duygularını paylaşıyor. İşte size mekiğin son uçuşundaki astronotların Twitter adresleri: Komutan Chris Ferguson (@Astro_Ferg),pilot Doug Hurley (@Astro_Doug),misyon uzmanı Sandy Magnus (@Astro_Sandy) ve ikinci misyon uzmanı Rex Walheim (@Astro_Rex).

UZAY MEKİĞİNİN VEDASI
OTUZ yıl. 116 milyar dolar. 135 uçuş. 355 kişi. 2 havada infilak eden mekik. 14 ölü. İşte uzay mekiği uçuşlarının kısa bilançosu. Bütün bu uçuşların arkasında insanüstü performansla çalışan güçlü ekipler, insanı bazen ağlatan, bazen de kahkahaya boğan sayısız hikâye var.
Her bir hikâyenin başrollerinde ise binlerce kişi içerisinden seçilmiş, başarılı, alçakgönüllü, kendisini bilime adamış, çok çalışan ama birçok meslekle karşılaştırıldığında çok da para kazanamayan astronotlar var.
Bütün sağlıklarını ve hayatlarını riske atan, her uzay yolculuğundan sonra ellerinde tüm insanlığın kullanabileceği bilimsel verilerle dünyamıza geri dönen kahramanlardır onlar. Tanıdığım hiçbir astronot, mesleğini "astronot" olarak dile getirmemiştir. NASA'ya ilk gittiğimde kalacak evim olmadığı için bana evinin kapısını sınırsız süreyle açan Astronot Sandy Magnus, kendisini elektrik mühendisi olarak tanıtmıştı.
Bir bilimsel toplantıda karşılaştığım Christopher Ferguson ise "mühendisim" diyerek geçiştirmişti sorumu. Kısa bir süre sonra astronot olduklarını öğrenip "kendilerini neden bu gurur veren meslek grubunda tanıtmadıklarını" sormuştum. İkisi de aynı yanıtı vermişlerdi: "Ne fark eder! Sonuçta hepimiz insanlığa hizmet veriyoruz."
Uzay istasyonunda yapılanların insanlığa verdiği hizmetler saymakla bitmez. Ama bana göre en görülmesi gereken hizmet, tüm dünyaya çeşitli ülkelerin bir amaç için barış içerisinde bir arada çalışabileceklerini göstermesidir.
Yerçekimsiz ortamlarda verilen bu insanlık hizmetlerini ayakta tutan, astronot ve malzemeleri uzay istasyonu ile dünya arasında taşıyan "dolmuş"lardır uzay mekikleri. Öyle görünüyor ki yapılan bir hizmetin sonuna gelindi. Bu hafta, 8 Temmuz Cuma günü, Atlantis isimli mekik son uçuşunu gerçekleştirecek, 12 gün sonra dünyaya geri dönecek ve uzay istasyonuna gidiş gelişler için artık mekikler uçmayacak.
Sadece Rus soyuzlar kullanılacak. Alınan bu kararın sebebi sorulduğunda ve bundan sonra yapılacaklar listesi istendiğinde de NASA'da alışılagelmişin dışında her kafadan farklı bir ses çıkıyor. Kimi son Colombia faciasından sonra mekiklere olan güvenin sarsılmasından bahsediyor, kimi de büyük projelere ayrılacak bütçe için harcamalarda kısıtlama yapılması gerektiğinden.
NASA'yla ortak araştırmalar yapan sadece Boeing şirketi 500'ün üzerinde insanın işine son vermek zorunda kalacak, NASA'da yıllarca devam eden bazı projeler iptal edilecek, proje çalışanlarının bir kısmı görevini kaybedecek. Bütün bunları takiben uzay istasyonundaki araştırmalar mecburen yavaşlayacak, yerçekimsiz ortamla ilgili bilimsel veriler yetersiz kalacağından Başkan Obama'nın Mars'a insan gönderme hayali gerçekten hayal olarak kalacak.
Bütün bu yan etkileri görmek için sihirli küreye mi bakıyorum? Hayır! Yıllarca NASA kurumu içerisinde çalışan bir bilim insanı olarak, tüm projelendirme ve çalışma sistemlerini bilen bir kişi olarak bunları görüyorum. Ne yazık ki dünyanın her yerinde bilimle ilgili çok önemli kararlar o sistem içerisinde hiç olmamış kişilerce, politikacılar tarafından alınıyor ve "uygula" deniyor.
Sonuçta çıkabilecek her olumsuz yan etki de kuruma yükleniyor. Mekiğin son uçuşunda bana astronot olduklarını söylemeyen, "Hepimiz insanlığa hizmet ediyoruz" diyen o iki özel insan (Sandy ve Christopher) da bulunacak. İnanıyorum ki bu son mekik uçuşunda artık yapılamayacak bilimsel araştırmalar için ikisinin de yürekleri sızlayacak. Yolları açık olsun!

Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu Banes / Gazete Habertürk