Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'den Habertürk'e açıklamalar
Habertürk'te Mehmet Akif Ersoy'un sorularına yanıt veren eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'den açıklamalarda bulundu. Prof. Görmez, Diyanet'in tartışmalara konu olan 'evlatlık fetvası' ile ilgili olarak, "Mesele, topluma iyi izah edilememesi meselesidir" değerlendirmesinde bulundu.
ABONE OLHabertürk'te Mehmet Akif Ersoy'un sorularına yanıt veren eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'den açıklamalar...
Prof. Görmez'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Bu büyük musibete maruz kalan bütün kardeşlerimize sabır, umut, metanet diliyorum. Deprem bölgesine koşup, yardımcı olan her kardeşimizi gönülden selamlıyorum. Sınır ötesinden gelip canlarımızı kurtarmaya gelen bütün insanlara teşekkür ediyorum. İlk günlerden itibaren sadece birey olarak gözlem yapmak için, belki işe yararım düşüncesiyle önce kendi memleketime gittim. Oralarda bulundum. Henüz daha tazeydi. Enkazların altından sesler duydum. Bazı canların kurtarılışlarına şahit oldum. İnsanların enkazların üzerindeki feveranlarına şahit oldum. Tanıyan insanlar yaklaştı, sorular sordu. 'Neden ben, neden biz?' diye. Cenab-ı Hakk'ın rahmeti ve adaleti konusundaki sorulara muhatap oldum. Daha sonra Kahramanmaraş'ı dolaştım. En son Hatay ve ilçelerinde bulundum.
"ARZIMIZ SARSILDI AMA BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLER SARSILMADI"
İnsanımızdaki sabır ve metanete hayran oldum. Rabbe iltica konusunda insanların metaneti konusunda hayran kaldım. Bence millet olarak 6 Şubat'tan bir büyük rahmet çıkardığımızı düşünüyorum. Türkiye'nin her tarafından insanlar akın akın gelmiş devlet-millet kaynaşması var. Bildiğimiz bilmediğimiz sivil toplum örgütleri akmış. Gönüllüler gelmiş. Bir şekilde bir yerden tutuyorlar. Arzımız sarsıldı ama bizi biz yapan değerler sarsılmadı. Zaman Z kuşağı diye gençleri bazen eleştiriyoruz, küçümsüyoruz. Gönüllü olarak oraya akan gençlerin, adalet duygusu, yardımcı olmak için canhıraş şekilde çalışması gerçekten çok dikkat çekici. Gençlerle sohbet ettim. Onlara yüksek sesle söylediğim cümle yayıldı; siz Z kuşağı değil Hızır kuşağısınız... Bir de üzücü gözlemim var. Sosyal medya noktasında eş zamanlı yaşadıklarım, şahit olduklarımla, sosyal medya üzerinden yürütülen tartışmalara baktığımda üzüldüm. Çünkü sosyal medya üzerinden deprem öncesindeki birtakım tartışmaların, öfkelerin deprem üzerinden yürümüş olması bölgedeki insanların da moralini bozuyordu. Depremin sabır dayanışması olarak oraya da yansımasını gönül istiyordu.