Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Ünlü Türk yazarlarından ve gezginlerinden olan Evliya Çelebi (Derviş Mehmed Zilli) 1611 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesi aslen Kütahyalı olan Evliya Çelebi’nin ailesi İstanbul’un fethinden sonra İstanbul’a yerleşmişler ve orda yaşamaya başlamışlardır. Babası Derviş Mehmet Efendi I. Süleyman’dan I.Ahmed ‘in kuyumcubaşılığında görev almış ve birçok seferde bulunmuş birisidir.

Evliya Çelebi çok iyi bir eğitim almıştır. İlk olarak Sıbyan mektebine gittikten sonra Hamid Efendi Medresesine de giderek yedi yıl eğitim alarak kendini yetiştirmiştir. Eğitim dışında kalan zamanlarında ise; Sadizade Darülkurran’da Kuran-ı Kerim ezberleyerek inançlı olarak hayatını sürdürmüştür.

Evliya Çelebi; nakış, hat, ve tezhip sanatlarını babasından öğrenerek bilgili bir şekilde yaşam sürdürmüştür.  1635 yılında teyzezadesinin tavsiyeleri ile Ayasofya Camiinde 4. Murad’a sunulmuş ve bu suretle ilim ve yüksek devlet adamlarının eğitim aldığı Enderun Mektebine girme olanağı bulmuştur. Aldığı dört yıllık eğitimin ardından sipahi zümresine katılan Evliya Çelebi; seyahat etme hevesine kapılarak farklı medeniyetler, yerler, örf ve adetler, değişik mimari eserler farklı insan yaşamları ile ilgili büyük bir istek duymuştur. Uzun süre bu hevesle birçok yol aramıştır. Rüyasında Hz.Muhammed’i gören Evliya Çelebi; şaşırarak ‘’şefaat Ya Resulallah’’ demesi gerekirken ‘’seyahat Ya Resulalah demiştir’’Hz. Muhammed’de kendisine tebessüm ederek seyahatini ve şefaatini ihsan eyleyerek müjde vermiştir.  Orada olan Sad Bin Ebi Vakkas da gezmesi ve gezip gördüğü yerleri yazması konusunda ona lütufta bulunmuştur. Bu rüyayı o dönemin ünlü yorumcularından Şeyhi Abdullah Dede’ye yorumlatır. O da İstanbul’u gezerek yazması yönünde fikrini söyler. Bu süre içerisinde 24 yaşında olan Evliya Çelebi İstanbul’u gezerek ünlü Seyahatnamesinin ilk cildini yazmaya başlar.

 

Önceleri babası bu seyahat fikrine karşı çıkar ve izin vermez. Ancak Evliya Çelebi; gizli olarak 1640 yıllarında Okçuzade Ahmet çelebi ile Bursa’ya gider. Döndüğünde bu seyahat hevesini engelleyemeyeceğini anlayan babası artık karışmaz. Bu süreden sonra elli yıl boyunca gezip görerek tanınmış bir kişilik olarak Türk İslam Edebiyatına ünlü Seyahatnamesini kazandırmış olur. Bazen Osmanlı devletinin görevinde bazen de kendi imkanları ile gezerek yaşamını sürdürür. Bu arada görevli olarak gittiğinde savaşlara katıldığı da rivayet edilmektedir. Bu savaşlarda da birçok kez ölümden döndüğü de anlatılmaktadır.  Hem savaşarak hem de o yerleri yaşayarak bunları da kaleme almıştır.

Evliya Çelebi; zengin bir aileden gelmesi ama bunun yanında evlenmeyerek kendini seyahate adaması ile yaşamına devam etmiştir. Görev için gittiği yerden ganimetler ve yaptığı ticaret ile gelir elde eden Evliya Çelebi oldukça rahat bir hayatı bu sayede sürdürmüştür. Mütevazi bir kişiliği olan Evliya Çelebi; 1682 yılında Mısır’a da seyahat etmiştir. Mısır dönüşü yolda öldüğü söylenmektedir. .

Evliya çelebi; nazımla konuşmasını bilen ve hoş sohbet bir kişilik olarak anılmaktadır. Evliya Çelebinin Seyahatnamesi; 17. Yüzyılda yazılan bir eserdir. 10 ciltten oluşan bu kitap; anlaşılır bir dille, duru ve yalın bir şekilde yazılmış ve aralıklı olarak fantastik anlatım biçimleri ile ifadeler yer almaktadır. Deyimlerin de çok fazla kullanıldığı kitapta; gezi kültürünü ve tarihi oldukça iyi şekilde betimlemiştir.