Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Emin Çağlar'ın moderatörlüğünde Habertürk TV'de yayınlanan Spor Saati programında spor gündemine dair yorumlar yaptı. Altaylı'nın Süper Lig'in 30. haftasında yaşananlara dair açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

ATİKER KONYASPOR – GALATASARAY MAÇI YORUMU

"BU PUAN KAYIPLARI ANORMAL DEĞİL"

“O şampiyon bu şampiyon dedikçe birileri, ‘Bu takımlar puan kaybedecekler’ dedim. Bu puan kayıpları anormal değil. Bu maçtan ne bekliyorduk, Konyaspor 11 kişi kalenin önüne dizilecek beraberlik için oynayacak. Bu beklemiyor muydu herkes? Aykut Kocaman, Fenerbahçe’de de böyleydi. Kocaman haftalardır takımını böyle oynatıyor. Aykut Kocaman bu! Galatasaray’ın aklı var ise eğer ‘Çift forvet oynar, sağdan soldan orta yaptırır, bir kafa golüne bakarlar’ diye düşünüyordum.

"TERİM'İN HERHANGİ BİR DÜŞÜNCESİ YOKMUŞ! MESSİ BİLE..."

"Maçta gördük ki Terim’in herhangi bir düşüncesi yokmuş! Üstelik senin ayakları şahane bir santrforun yok. Santrfor diye oraya koyduğun dana, bir balta! Maçta bir tane pozisyon oldu, onda da çok basit bir vuruşu yapamadı. Demek ki Diagne’den bir cacık olmayacak. Mitroglou girdi, yine orta yok. Orta yapanlar da ilk defa bu kadar isabetsiz yaptı. 18’in içine top inmedi. Bir türlü bir kafalık orta gelmedi. Bu kadar kötü, bu kadar yanlış oynanabilir. Messi falan olsa bile olmazdı bu maçta. Bu oyun tarzıyla yapamazdın. Bir tane kaleyi bulan şut yok."

"KOCAMAN HAKKINDA KONUŞMAK ONA İLTİFAT OLUR!"

"Aykut Kocaman hakkında bir şey konuşmak, ona iltifat olur. Böyle bir futbol yok. Yayıncı kuruluşun veya federasyonun Konyaspor gibi takıma ödediği para haramdır! Bu takımın maçını kim izler ya! Bu takımın maçını yayınlamak hata. İngiltere, İspanya’da, hatta dünyada böyle bir takım var mı! Ayıp denen bir şey var. Her şeye hakaret bu! Futbol mu bu! Şampiyon mu olacaksın böyle! Aykut Kocaman ne istiyor! 1 sezonda 37 beraberlik falan mı? Aykut Kocaman maç sonu açıklamasında ‘Topun arkasında iyi durduk’ diyerek şunu diyor aslında: ‘Ben Fenerbahçeli bir teknik direktör olarak Galatasaray’ın şampiyon olmaması için gereğini yaptım.’ Topun arkasına geçebilirsin ama Konyaspor’a yazık. Demek ki sen hoca falan değilsin. Konyalılar’a yazık. FIFA gelsin, Aykut Kocaman’a ‘Sen git’ desin."

“DIAGNE’NİN POZİSYONUNDA VAR GÖRÜNTÜSÜ NEDEN GELMEDİ?”

“Diagne’nin pozisyonuna ofsayt kaldırıldı. VAR odası görüntüsü geldi mi, gelmedi. Bir şey söylenmeyecekse neden durdu? Neden çekilmedi çizgi? VAR odası ne yapıyor, neden bakmıyor VAR’a? VAR’da Cüneyt Çakır herhalde şöyleydi; ‘Şimdi hocam, Başakşehir zaten bu hafta puan kaybetti. Durduk yere Başakşehir’i yakalatmayalım. Bu mesele Galatasaray – Başakşehir maçına kalsın, yenen şampiyon olsun diye düşünüyorum ben. Sen de benle aynı kanaatteysen, şimdi bu çizgiyi çektirip başımı belaya sokma. Ofsayt mofsayt çıkmazsa problem olur.’

"METE KALKAVAN ADAM OLSA..."

"Bundan daha VAR’a çağrılacak bir pozisyon olamaz. VAR çağıramıyor, çünkü ya ofsayt değilse! O çizgi neden çekilmedi bir üç kağıt yoksa! Orada ahlak dışı bir durum var demek ki! VAR bir ahlaksızlıktır, ahlaksızlık vardır! Şerefli haysiyetli bir hakem bunu gösterir. Mete Kalkavan bir adam olsa ‘Ya hocam bir çizgiyi çekelim bakalım’ der. Cüneyt Çakır bir adam olsa ‘Ya hocam bir dur, bir bakalım çizgiyi çekip’ der. İkisinde de problem var. Mete Kalkavan’ın neden aylardır Galatasaray maçı yönetmediği de ortaya çıktı. Çünkü bu belli ki, Galatasaray maçlarında gerektiği anda tetikçilik yapmak için hakemlikte tutuluyor. Neden bu kadar kritik bir pozisyonu göstermedin! Ama bu beğenmediğimiz hakemler MHK Başkanı Sabri Çelik’ten daha iyi hakemler. Bu cümle bana ait değil ama neyse…”

“DIAGNE YERİNE EREN’İ TERCİH EDERİM”

“Eren Derdiyok ile Diagne arasında bir tercih yapsam Eren’i tercih ederim. Burak Yılmaz’ı neden almadı bu takım. Senin hocan ona gıcık, buna gıcık, böyle olmaz bu işler. Burak Yılmaz geldi, Beşiktaş’ı şampiyonluğa taşıdı. Yerden, havadan, her yerden vuruyor. Senin 10 milyon Euro’ya aldığın forvet ne yapıyor! 7 gol, 4’ü penaltı. İş mi bu! Fatih Terim’in en sevmediği oyuncu Mariano, 2 numara da Onyekuru… Mariano’ya kıl olduğunu biliyorum." 

BEŞİKTAŞ'IN ŞAMPİYONLUK YARIŞINA TUTUNMASI

“BEŞİKTAŞ’IN PUAN FARKINI ERİTMESİ TFF’YE YAZAR!”

“Aradaki puan farkının eritilmesi TFF’ye yazar. Şenol Güneş’in Milli Takım Teknik Direktörü olmadan önce kafası oldukça karışıktı. Felaket bir haldeydi. Ne zamana kadar? Milli Takım’a anlaşana kadar. Yönetimle kavgası bitti, takımda bir huzur ortamı oluştu. Tercihler konusunda daha da netleşti. Yeniden eski ‘şahane oynayan Beşiktaş’ geri geldi. Bir de Burak Yılmaz. Hangi takıma gidecekse derman olacakmış, belli. Burak’a baktığın zaman son yıllarda hep oynuyor. Trabzon’daki parlayan futbolunu hala sürdürüyor. Çok iyi bir oyuncu, çok karakterli bir oyuncu olduğunu görüyoruz. Şenol Güneş’in oyunculara değer katan bir hoca. Bursaspor’da da oluşturduğu kadro büyük takımlar tarafından kapışıldı. Güneş, Türk Milli Takımı’nın en başarılı hocası. Şenol Güneş tribünlerden büyük bir teveccüh gördü. Sürekli tribünlerin kahramanı Güneş’ti. Güneş kahraman olunca başkan buna bozulmuş olabilir. Beşiktaş, Galatasaray’ı yenerse şampiyon olabilir. Güneş bu şampiyonluğu kazanırsa kuyudan çıkarılmış bir şampiyonluk olur.”

“GALATASARAY’A DERBİDE BERABERLİK DE YETEBİLİR”

“Başakşehir bir daha puan kaybedecek. Alanyaspor’a, Sivasspor’a puan kaybedebileceğini söyledim. Son düzlüğe kalınca camialar şampiyon olur. En önemli maç Galatasaray – Beşiktaş. Galatasaray’ın bu maçı kazanma yükümlülüğü yok. Beraberlik durumunda bile avantaj olabilir. Çünkü Galatasaray’ın rakibi Beşiktaş. Galatasaray yenilirse Beşiktaş şampiyon olur. Kaybetmezse Galatasaray olur." 

“BEŞİKTAŞ OYNAMAK İSTEYECEK”

“Galatasaray – Beşiktaş maçı bu sefer keyifli olmaya aday. İki takımın da, özellikle Beşiktaş’ın oynamak istediği bir maç olacak. Bu durum Galatasaray’ın forvetlerine fırsat verebilir. Ama Galatasaray bugünkü gibi oynayıp Beşiktaş’tan 3 de yiyebilir. Galatasaray’ın o zamana kadar oyun konusunda iştah açıcı bir şeyler yapması gerekiyor. Bu hafta Beşiktaş kazanmak zorunda. Yenemezse şampiyonluk ihtimali çok zayıflar. Şenol Güneş şampiyon olursa Beşiktaş’ta devam etmemeli. Doğru bir şey değil ama kendi bileceği bir iş. Ederse de çok sorun olmaz.”

“BURAK YILMAZ’A SARI KART ÇIKMALIYDI”

“Burak Yılmaz’ın Ankaragücü maçındaki faulü sarı kart. Neden gösterilmediğini MHK’ye sormak lazım! Aynı el başkasına açıldı mı kart gösteriyorsun. Bir de burun kanamış. Net sarı kart. Fenerbahçe maçındaki Sadık’ın pozisyondan daha sarı kart. Hakemlerimizde güvenilecek bir şey yok. İlkesel bir standart yok. Hakemlerde hesap kitap işi içindedirler diyemem ama algı yönde. Çünkü dürüst değiller, çünkü standartları yok. Bugün var, yarın yok. O maçta var, bu maçta yok. O oyuncuya verilir, bu oyuncuya verilmez. Bir hakemin eline 30-40 bin para geçiyor. Profesyonel hakemler bir de azlar. Yurt dışı maça gidiyor, 5-6 bin Euro para alıyor. Bu hakemler bu yüzden zıvanadan çıkmışlar.”

VOLKAN DEMİREL’İN “OTOBÜSTEN ALIRIM” AÇIKLAMASI

"NAH ALIRSIN!"

“Volkan Demirel bunu hep yapıyor. Ben de eleştiriyorum ‘Sen mafya babası mısın’ diye. Volkan lafa başladı mı ‘Alırım’ ile başlıyor. ‘Evden alırım, karının koynundan alırım, otobüsten alırım’ falan. Sporcu bu lafı etmez ya. Hani çok kızarsın, küfredersin bir şey demem. Öbürü mafya jargonu. Nah alırsın! Kimi alıyorsun Volkan? Dağ başı mı burası? En güzel yanıtı Trabzon Başkanı verdi. ‘Gel al bakalım, kim kimi alıyor’ diye.”

ERSUN YANAL’IN SORU ALMAMASI

"ERSUN YANAL KONUŞSA NE OLACAK?"

“Fenerbahçe’nin buradaki yaklaşımı şu genelde, ‘Aynısını Fatih Terim yapsa aynı tepkiyi gösterilir miydi’ yönünde. Terim yaptığında da aynı tepkiyi göstermişti basın mensupları. Ben Yanal’ın soru almamasına çok da takmadım. Neden? Birincisi; yayıncı kuruluşa konuştu mu, soru aldı mı? Aldı. Demek ki vazifesini yapmış. Bu sözleşmeyle bağlanmış görevi. İkincisi, almayabilir. Bu şu demektir, ‘Arkadaşlar söyleyecek bir şeyim yok. Ne sorsanız yanıt vereyemeyeceğim. Konuşmayayım daha iyi’ demektir bu. Benim insanların konuşmama hakknıa saygım var. Konuşmayabilir. İnsanlar konuşmak zorunda mı. Ayrıca da Ersun Yanal konuştuğu zaman ne söylüyor ki! Konuşsa ne olacak!”