BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

1828 Kasım’ı... Franz Schubert Viyana’da öldüğünde 30 yaşındaydı. 30 yıllık kısa hayatına gelecekte binlerce genç müzisyene ilham kaynağı olacağını bilmeden onlarca beste sığdırmıştı. Şüphesiz o yıllarda da birilerinin dikkatini çekmişti, hayatına dokunduğu birileri vardı ama ün kazanması ölümünden sonra oldu. Ht Cumartesi'nden Mete Aker'in haberi...

Schubert, Çağdaş Eğitim Vakfı’nın bünyesindeki ÇEV Sanat’ın ‘Genç Yetenekler’ine de ilham veriyor. Bu üstün yetenekli müzisyenlerle, ünlü besteciyi konuşurken, piyanist Cem Esen, beste yapmanın onun için kendi kapasitesinin en üst sınırını aramak olduğundan bahsetti. Esen “Bestelerim günlük gibidir. Yaşadığım olayları anlatıyorum. Kelimelerle dışa vuramadığım şeyleri sübliminal olarak bestelerimde kullanıyorum” diyor. Üstelik Esen, 15 Ocak’taki konserde bestelerinden birini çalacak.

Beste yapmaya 8 yaşında başlamış. Ancak o zaman yaptığı besteleri şu an iyi bulamadığı için çalmıyormuş. Tüm vaktini müzikle geçiriyor, aslında onun için önemli olan müzikle geçen zamanının dolu dolu geçmesi. Yiğit Karakaş ise verimli bir günündeyse günde 4-5 saat keman çaldığından bahsediyor. Sosyal medyanın pek çoklarımız gibi vaktini aldığını söylüyor. “Kemanı 1 gün bırakırsanız o sizi 2 gün bırakır” diyor. Bu sırada marimba, multi perkisyon ve vibrafon çalan Beste Gürkey projelerde ve konserlerde daha çok yer almak istediğini belirterek söze dahil oluyor: “Evimde küçük bir stüdyom var. Enstrümanım büyük olduğu için ve akşamları çok ses çıkardığı için odamda çalışıyorum.”

Berrin Yoleri, müzisyenlerin heyecanını paylaşır gözlerle “Bu ülkenin yüzünü değiştirecek gençler ve sanatçılar. Ne kadar yetenekli sanatçıları ortaya çıkarıp marka yaparsak Türkiye için çok önemli bir adım olur” diyor. Aynı zamanda beste yaptıklarını, insanlığa katkı sağladıklarını anlatan Yoleri, en önemlisinin de kalıcı eserler olduğunu söylüyor. “Ben onlarla gurur duyuyorum ve destek olmaktan keyif alıyorum. Tanıdığımda küçüklerdi, hepsinin hayalleri vardı. O hayallere beni de inandırdılar. Bundan sonrasında çok daha fazla desteği hak ediyorlar.”

Müzisyenlerin hepsinin konser öncesi ayrı alışkanlıkları var. Mesela Esen, konser günü mutlaka bal yediğini söylüyor. Gürkey, etkinlikler öncesi hep çok heyecanlandığını anlatıyor. Karakaş ise performans öncesi yağlı yemek yemenin bile etkisi olduğunu belirtiyor. Sohbetimizin sonuna doğru Yoleri konserin DVD olarak kaydedileceğinin müjdesini veriyor: “Artık onlar Türkiye’nin markaları.” Konserde gösterdikleri performans kartvizittir.”

QNB Finansbank’ın sponsorluğundaki ‘Genç Yetenekler’ konseri 15 Ocak’ta Zorlu PSM’de

‘Geleceğimiz, umutlarımız’

Sanat Direktörü Cihat Aşkın: Etkinlik Türkiye açısından çok önemli. Bugüne dek hiç bir özel kuruluş, bu şekilde bir çalışma yapmadı. Bizim yaptığımız çalışma Türkiye’nin yetenekli yıldız çocuklarını alıp dünya sahnelerine taşımak... Onları Türkiye’de hem kamuoyunun hem de varlıklı insanların dikkatine sunuyoruz. Bu çocuklar bizim geleceğimiz, umutlarımız. Bayrağımızı uluslararası alanlarda dalgalandıracaklar. Konserin bir kere çok iyi duyurulmasını sağlıyoruz. 8 yetenekli çocuğumuz yer alıyor. her konser farkı yetenekler. Halit Ergenç de gelecek.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300