Türk, bir ırkın değil, ulusun adıdır
Yoksa, 'Türk-Kürt kardeştir' söylemi, niyetinin aksine çözücü, ayrıştırıcı bir fonksiyon mu ifa ediyor?
‘Ulus Devlet’in zihniyet düzeyinde yürütülen bir çalışmayla sonunun geldiği iddia ediliyor ya, her ne kadar çökmüş bir ‘ulus devlet’ örneği gösterilemiyorsa da Türk entelijensiyası ‘ulus’ kavramını bu çalışmanın sonunda ‘demode’ buluyor ve kullanmaktan kaçınıyor gibi görünüyor.
Sonuçta ortada… İyi niyetle de olsa, ‘Türk-Kürt kardeştir,’ ‘Türkler, Kürtler, Çerkezler kardeştir’ şeklinde garip sloganlar ortaya çıkıyor.
Oysa, Kürt bir kavmin adıdır.
Ama Türk, bir ırkın adı değildir!
Türk bir ulusun adıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük kazanımı, ‘ulus’ inşa etmekteki başarısı, ‘Türk-Kürt kardeştir,” gibi bir sloganın büyüsüne kapılıp feda edilmemeli.
Çünkü ‘ulus’ kavrayışı, vatan toprakları içinde, bir devlete (Türkiye Cumhuriyeti) ve bir bayrağa bağlı insan topluluğunu tesis etmiştir.
İşte, Türk o topluluğun adıdır.
Yoksa, Türk, ‘Oğuz’ demek değildir. ‘Kırgız’ demek değildir. ‘Türkmen’ demek değildir.
Türk, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ‘Oğuz,’ demek olduğu gibi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ‘Kürt’ün de adıdır.
Dolayısıyla, illa bir kardeşlik sloganı atılacaksa, doğru olan, bunu “‘Oğuz’, ‘Kürt’, ‘Türkmen’, ‘Çerkez’ kardeştir,” diye tashih etmek gerekir.
Sağlaması serbest, Oğuz ile akraba soyların yaşadıkları yerlerde Türk bulmak kolay değil.
Onlar ya Azeri, ya Kırgız, ya Özbek, ya Kazak…
Onlara Türklük nisbet ettiğiniz zaman, belirgin bir tepkiyle karşılaşırsınız. Türk antipatisinden değil; akrabalığı kabul eder ve önemserler, ancak, onların da ‘kolektif bilinçaltı’ Türk, kavramının Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan örgütlü toplumu ifade ettiğini bilir.
Dolayısıyla kavramsal düzeyde bile olsa, iyi niyetli ‘Türk-Kürt kardeştir,’ sloganı, aslında birleştirici değil, tefrik edici, ayırıcı bir slogan.
Malumu şimdi bir kez daha ilan etmek gerekiyor.
Türk-Kürt kardeş değildir; çünkü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürt, kardeş değil, bizatihi Türk’tür.
Bir ırkın değil, ulusun adı olan Türk’ü bir ırka nispet etmek tutumu, maalesef hem ‘ulus devlet’i, hem de ‘ulus’u çözücü bir fonksiyon geliştirmektedir zihinlerde.
Türk ‘Devlet Aklı’nın, ırkçılarla arasına mesafe koymasının ardında yatan hayati gerçek budur.
Türkiye’nin milliyetçilerinin de ‘Oğuz’lardan ibaret değil, vatandaşlık bağından beslenmesi ve içinde ‘Kürt,’ ‘Çerkez,’ ‘Yahudi’leri de bulundurmasının sebeb-i hikmeti de budur.
Türk milliyetçiliği, ırkı değil, ‘ulus’u, yani milleti esas alır.
Öyleyse, ulus kavramını tekrar aktive edebilmek Türkiye’nin gücüdür.