Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, muhalefet milletvekillerinin istifa çağrılarına karşılık, "İstifaya davet etmek bir muhalefet partisi için makul bir istektir. Benim bunu değerlendirmediğimi zannetmeyin. Ben ilkeleriyle yaşamış bir insanım ve Bakanlar Kurulu'na bunu ilettim. Soma'da ilettim. Muhalefet partisinden 13 arkadaşımın tavsiyesini bir kez daha Başbakanımla paylaşacağım" dedi.

Bakan Yıldız'ın açıklamalarına Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan yanıt gecikmedi. Başbakan, "Bakanların performansı, istifa edip etmeyecekleri muhalefetin işi değildir. Sayın Taner Yıldız'ın Enerji Bakanlığı döneminde neler yapmış olduğunu, şimdi Başbakan, geçmişte kabine arkadaşı olarak bilen benim. Seçimlerde art arda yenilgi yaşamaları sonrası neden kendilerinin böyle bir davranış sergilemediklerini sorgulamak lazım. Türkiye’nin enerji politikaları konusunda son yıllarda TANAP başta olmak üzere ne kadar büyük bir hamle yapmış olduğunu, bir çok uluslararası forumda Türkiye'nin enerjinin kilit oyuncusu olarak görüldüğünü herkes biliyor. Orada ihmali kimin vardır kimin yoktur, bunları bizzat Ermenek'e giderek alanda takip ettim, Ankara'da yoğun brifingler aldım. Bunun dışında iş güvenliğiyle alakalı reform paketini açıkladık.  Kimin orada ihmali olduğunu benden daha iyi takdir edecek kimse yok. Enerji Bakanımızın verdiği cevap, siyasi etik içinde verilen cevaptır. Atılacak adımlarla ilgili takdir yetkisi bize aittir. Muhalefet önce kendi performansına baksın." dedi.






TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2015 yılı bütçesi görüşüldü.

Bütçe üzerine söz alan CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'a, "İstifa etmeniz gerekiyor. Bunu hiçbir bakan için söylemedim. 301 kayıplı Soma faciasının baş siyasi sorumlususunuz. Aşırı kar kazanma hırsının da baş siyasi sorumlusu sizsiniz. Cenazeleri kaldırmakta, cenaze yakınları teskin etmekte çok ustasınız. Teskin tarafını takdir ediyoruz ama bakanlık görevini yapmıyorsunuz" dedi.

 

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Bakanlığın Soma'daki kaza ile ilgili inceleme yapıp yapmadığını sorarak Taner Yıldız'a, "Kaza olunca madene gidip cenaze saymaktan başka kamuoyu pek faaliyetinizi göremedi. Soma ve Ermenek'te sizin hiç sorumluluğunuz yok mu" sorusunu yöneltti.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, maden kazalarının nedeninin, vahşi kar hırsından kaynaklandığını ifade etti. Bu faciaların siyasi sorumluluklarının olduğunu belirten Kaplan, hükümetin bu sorumluluğu kabul etmesi gerektiğini söyledi.



 

HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani ise "Bunca acıdan sonra istifa mekanizmasını hatırlatmak zorumuza gidiyor ama bizi buna mecbur bırakıyorsunuz. Bakanlık mekanizması içerisinde hiç mi kusuru tespit edilen bir kişi çıkmadı? Bakanlık kendine hiç mi fatura çıkarmıyor?" dedi.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkerim Gök, zeytin ağaçlarının kesilmesine ilişkin tartışmalara değinerek yeşile, ağaca karşı olmadıklarını, partisinin iktidarı döneminde dikilen ağaç sayısının cumhuriyet tarihi boyunca dikilenden daha fazla olduğunu ifade etti. Emekçiyi desteklediklerini ancak sermayenin de düşmanı olmadıklarını anlatan Gök, yatırımcı olmazsa ülkenin kalkınmasının beklenemeyeceğini dile getirdi. Gök, zeytin ağacının parasal değeri ile enerji santralinin ülke ekonomisine katkısının ne kadar olduğunu sordu.



 

CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur ise "Kesilen o ağaçlar bir ailenin geçimini sağlıyor. O ağaçlarla çocuklarını okutuyorlar. Onu söküp bilmem hangi firmaya verilen ihale ile yurt dışından getirilen bir palmiye ağacı dikmek aynı değildir. Bunun maliyet ölçüsü olamaz" karşılığını verdi.

CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, maden kazalarının birer iş cinayeti olduğunu belirterek bu olayların, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, görevini tam olarak yerine getirmediğini gösterdiğini ifade etti. Türeli, Yıldız'ın görevinden istifa etmesi gerektiğini savundu.

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, dünyada maden kazalarında ölüm rakamları aşağı inerken Türkiye'de hızla arttığını, madencilikte en yüksek ölüm oranın Türkiye'de olduğunu bildirdi. Çam, "Sizler bu tablonun asli sorumlususunuz. Hala nasıl görevinize devam etmektesiniz? Sayın Bakan siz Türkiye'ye ölümü hatırlatıyorsunuz" ifadesini kullandı.

AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, enerji tüketimi artan Türkiye'de kaynakların en iyi şekilde kullanılması gerektiğini belirtti. Bütün her şeyin insanlar için yaratıldığını, zeytin ağaçlarının da insanlar için yaratıldığını kaydeden Aydemir, "Bizim madenlerimiz için 5 bin ağaç kesmemiz gerekiyorsa 50 bin ağaç dikeriz. Madenlerimizden faydalanmamız gerekiyor" dedi.

Taner Yıldız'a da teşekkür eden Aydemir, Yıldız'ın Ermenek'teki maden kazasının ardından yaraları sarmak üzere bölgede bulunduğunu anlattı. Aydemir, "Kazadan sonra da o yaraları saracak birileri lazım. Hükümetimiz görülmemiş şekilde oradakilere sahip çıkmıştır. Allah kendisinden razı olsun. Milletimizin yarasını sarmak için çaba sarf etmiştir" diye konuştu.

Yıldız, muhalefet milletvekillerinin istifa çağrılarına karşılık, "İstifaya davet etmek bir muhalefet partisi için makul bir istektir. Benim bunu değerlendirmediğimi zannetmeyin. Ben ilkeleriyle yaşamış bir insanım ve Bakanlar Kurulu'na bunu ilettim. Soma'da ilettim. Muhalefet partisinden 13 arkadaşımın tavsiyesini bir kez daha Başbakanımla paylaşacağım" dedi.

SOMA'DAKİ MADEN OCAĞI İÇİN KAPATMA SİNYALİ

Yıldız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2015 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında, 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma'daki Eynez ocağının geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Komisyon üyelerine, kazanın meydana geldiği işletmeye ilişkin hep beraber bir karar alma imkanları olduğunu söyleyen Yıldız, şöyle konuştu:

"Siyasi, sosyal, ekonomik birçok açıdan söylüyorum, Eynez ocağının artık çalışılamaz hale geldiğine inanıyorum. Eynez ocağını, aynı şekilde Atabacası'nı da kapatalım. Bir kısım çalışmak istemeyen arkadaşlar olabilir, psikolojik sıkıntıya girmiş olanlar olabilir, bunu normal karşılamamız lazım. Orada, açıkça söylüyorum, 301 kişinin mahcubiyeti var. Bu mahcubiyetten kimin suçu varsa onlar gerekli ne var o işleme tabi tutulacaklar. Eynez kapansın, Atabacası da kapansın. Burada Manisa milletvekilleri var. İstihdam oradaki yeni açılacak olana Demir Export'a, İmbat'a dağıtılsın. Çalışmak isteyenler orada çalışma zemini bulacaklardır ama ben artık bu sıkıntıya kesinlikle yol açmak istemiyorum. Orada 8 milyon tonluk kalan kömür hiç de umurumuzda değil. Bu ülkenin kaynağı olmasına rağmen söylüyorum bunu. Burada bilgi veriyorum. Manisa milletvekillerimiz de var, iktidar, muhalefet partisinden arkadaşlarımız var. Bu manada da bir uygulama noktasına gideceğimizi söylüyorum."



Taner Yıldız, komisyonda, Ermenek'te maden ocağındaki kazayla ilgili, ocağın üç boyutlu maketi üzerinden komisyon üyelerine bilgi verdi.

Madende, eski ocakla yeni ocak arasında mesafenin 25 metreden daha fazla yakın olmaması gerekirken, bu mesafenin 6-7 metreye indirilmesinin suç olduğunu belirten Yıldız, "Bu suçta kamu ya da özel sektörden, kimin imzası varsa, bunun hesabını verir. Penaltılık faul var burada. Bu kabul edilemez bir hatadır" değerlendirmesinde bulundu.

"ORTAYA ÇIKARTILACAK"

Makamların geçici olduğunu dile getiren Yıldız, hakaretlere rağmen kimsenin konuşmasını kesmediğini ifade etti. Yaşanan maden kazalarına ilişkin, "Bir afet olmayan yerde kusur olduğunu" dile getirdiğini anımsatan Yıldız, kusur ister kamudan, ister özel sektör tarafından kaynaklanıyor olsun bunun ortaya çıkartılacağını vurguladı.

Kanun ve mevzuatın her şeyi çözemeyebileceğini işaret eden Yıldız, şöyle konuştu:

"Arkadaşlarımı topladım, 'Arkadaşlar kusura bakmayın, sizinle görev yaptık, eğer bu konuda ihmaliniz varsa soruşturmaya tabi tutulacağınızı lütfen kabul edin' dedim. Hiçbiri buna itiraz etmediler, 'Biz de aynen katılıyoruz' dediler. Bu madalyonun bir yüzü. Diğer yüzü de şu: Bir kimseyi suçluysa korumak ne kadar hataysa, suçsuzsa onu bir kısım insanların önüne yem olarak atmak da hatadır. Dürüst insanları korumadığımız müddetçe, bir kısım insanların itham ettiği yamuk insanlar daha çok ön plana çıkarlar. Dürüst çalışan arkadaşımı burada koruyup, kollayabilecek yüreğe sahibim. Bu açıdan kimsenin üstten laf etmesine gerek yok. Bütün tavsiyeleri sonuna kadar aldım. Siz mal bulmuş mağribi gibi bir kazanın üstüne atlarken kazanın aslını söylüyorum. Ben lafımı ortaya söylüyorum alması gerekenler alırlar. Nezaketini koruyan arkadaşlara aynı şekilde, korumayanlara da aynı şekilde cevabımı vereceğim. Ben ortaya söylüyorum alması gerekenler üzerine alsınlar. Ben bir bakan olarak değil, milletvekili olarak bu hakkımı kullanacağım. Bir milletvekili bakana karşı rahatlıkla bunu kullanabiliyorsa ben de bir milletvekili olarak o milletvekiline karşı bu hakkımı kullanıyorum."

Eynez kömür sahası işletilmesiyle ilgili, "2 milyar dolarlık bir yolsuzluğa göz yumduğundan" bahsedildiğini ifade eden Yıldız, bu iddiaya ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunulması çağrısında bulundu. İhaleye ilişkin bilgi veren Yıldız, benzer iddialar karşısında yürütülen teftiş ve hukuki süreçler sonucunda suç unsuruna ulaşılmadığını söyledi. Yıldız, ayrıca bildiği tüm konularda tahkikat açtığını kaydetti. Yıldız, bakanlığın yeterince denetim yapmadığı eleştirilerine karşılık, bakanlık tarafından son 5 yılda 30 bin 732 sahanın denetlendiğini ve bunların sonucunda 13 bin 808 sahanın faaliyetinin durdurulduğunu bildirdi. Soma'daki maden faciasından sonra 94 yeraltı ocağının üretiminin durdurulduğunu dile getiren Yıldız, şartları yerine getirenlerin faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

Kömür sahalarında son 5 yılda bin 346 denetim gerçekleştirildiği bilgisini veren Yıldız, 352 sahada faaliyetlerin durdurulduğunu söyledi. Yıldız, "Bütün bunlara rağmen denetim heyetleri hata, eksik, ihmal yapabilirler. Tek başına denetim yeterli değildir. Önemli, gerekli bir şarttır ama yeterli şart değildir" diye konuştu. Yeraltı işletme yöntemiyle çalışan 206 kömür ocağının tamamının bakanlık tarafından denetlendiğini anlatan Yıldız, denetimler sonucunda 77 ocağın faaliyetinin durdurulduğunu kaydetti. Yıldız, 2002'de bin 445 olan maden sahası denetim sayısının 2013'te 6 bin 898'e çıktığını vurguladı.

"GENEL MÜDÜR BEDELİNİ ÖDER"
Doğu ve Güneydoğu illerindeki elektrik altyapısının geliştirilmesine yönelik çalışmalarla ilgili bilgiler veren Yıldız, programda yer alan projelerin belirtilen tarihlerde bitirilememesi halinde ilgili genel müdürün bunun bedelini ödeyeceğini kaydetti. Yıldız, doğalgazda daha fazla depolama yapılmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, 2,6 milyar metreküplük depolama kapasitesine Tuz Gölü'nün eklenmesi gerektiğini, bu yöndeki çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Milletvekillerinin eleştirilerin yanıtlayan Yıldız, kendisinin her yılbaşı ve ramazan ayında maden ocaklarına gittiğini anımsatarak, şunları söyledi:

"Eynez'de de iftara gidebilirdim. Buna siyasi bir konu olarak yüklenmek, belden aşağı vurmaktır. Bir örnek vereceğim ama bunu istediğim için değil, yalnızca cevap vermek zorunda kaldığım için söyleyeceğim. 1 Ocak 2011 tarihinde, Sayın Kılıçdaroğlu, Darkale'de madene inmişti. Burası Uyar Madenciliğe aitti. Bunu bildiğim halde hiç örnek olarak kullandığımı gördünüz mü? Siyasette ilkeli davranmak gerekir. Biz siyaseti saygın, kaliteli hale getirmek istiyoruz. Ben bu toplantıdan sonra bu örneği artık vermeyeceğim. Sayın Kılıçdaroğlu, iyi niyetle oraya bir yılbaşında gitti. Oraya gitmekle doğru bir iş yaptı. İyi niyetle yapılan ziyaretin istismarı yapılır mı? Aynen benim, Işıklar Ocağı'na gittiğimi sizlerin ayıpladığı gibi..."

CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, Yıldız'ın yanıtlaması istemiyle, Erzurum'un Aşkale ilçesinde gölette boğulan 5 TEDAŞ işçisiyle ilgili TBMM Başkanlığı'na soru önergesi sunduğunu anımsattı. Bakanlıktan, özelleştirmeden dolayı söz konusu soruların Maliye Bakanlığı'na yöneltilmesi gerektiği yönünde cevap geldiğini anlatan Onur, Yıldız'a bu cevaptan dolayı tepki gösterdi. Taner Yıldız ise soruların Maliye Bakanlığı'na yöneltilmesi gerektiğin yineledi. Bunun üzerine Yıldız'ın oturduğu sıraya doğru yürüyen Onur, "Evet ben cahil olabilirim ama siz de sorumsuzsunuz" dedi. Yıldız ise Onur'u yerine oturması konusunda uyardı. Bu arada bazı AK Parti'li milletvekilleri Onur'a tepki gösterdi.

"BÜTÜN SORULARI YANITLAMAK İSTİYORUM"
Taner Yıldız'ın, milletvekillerinin sorularını yanıtlamak için ek süre istemesi de tartışmaya neden oldu. Yıldız, kendisine toplantı boyunca 120 soru yöneltildiğini, sabaha kadar sürse de bütün soruları yanıtlamak istediğini söyledi. CHP'li bazı milletvekillerinin tepkisi üzerine Yıldız, "Bazı arkadaşların, soru sorduklarındaki özgüvenlerini, cevapları dinlerken kaybettiğini gördüm. 'Sorularımıza cevap vermiyorsun' diye itham edilmektense, 'çok cevap veriyorsun' diye eleştirilmeyi tercih ederim" diye konuştu.

Görüşmelerin ardından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile bağlı kurumların 2015 yılı bütçeleri kabul edildi.


AA