Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

Başbakan Ahmet Davutoğlu, yaşanan terör saldırılarına karşı sokağa çıkma çağrısı yaparken, "Bu mübarek günlerde hepimiz bir selam seferberliği başlatalım. Selam barış demektir, selam birlikte yaşama taahhütü demektir" dedi. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yaptığı çağrıyı gündemine alan Davutoğlu, "Demirtaş yandaş aradığı için Kılıçdaroğlu'na çağrıda bulunuyor. Bunlar Baas örgütünün Türkiye şubesi. Onların koalisyonu hayırlı olsun, millet bize 'Koalisyon istemiyoruz, bize AK Parti yeter' dedi" ifadelerini kullandı. 

Başbakan Davutoğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

BAŞBAKAN DAVUTOĞLU'NUN GÜNDEMİ 

"Manisa'da 26 farklı eserin kimisini açtık, kimisinin temelini açtık. Aynı akşam sanatçı ve yazarlarımızla bir araya geldik. Onların beklentilerini dinleme fırsatı bulduk. Cumartesi günü DEİK konferansıyla yurt içi ve yurt dışındaki işadamlarımızla bir araya geldik. Ürdün'de sanayi ve ticaret alanında bir dizi anlaşmaya imza attık. TİKA'nın ofisinin açılışını gerçekleştirdik. 

AĞLATAN O MESAJ

Bu tarihi eşikte tarihi bir misyonu ifa ediyoruz. Mülteciler, dost ve kardeş ülkeler bize bakıyor. Beni çok etkileyen bir mesajı paylaşmak istiyorum. Bir doktor hanımefendi Suriyeli çocuklarla ilgileniyor. Bir Suriyeli yetimin başını okuyor, büyüyünce 'Ne olacaksın' diye soruyor, 'Büyüyünce Türk olacağım' diyor. Gözlerim yaşararak okudum. Onun kafasındaki merhametli, şefkatli bir milletin adı. Hangi kumpası kurarlarsa kursunlar, istikbal bizimdir. Ban Ki Mun ile de bir görüşmem oldu. Dünya İnsani Zirvesi'ni görüştük. 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN ABD ZİYARETİ

Şu dakikalarda Sayın Cumhurbaşkanımız da ABD'ye gidiyor. Hem Washington'da zirveye katılacak hem de İslam Merkezi'nin açılışını gerçekleştirecek. Bu merkez Cumhurbaşkanımızın hayırlı elleriyle açacağı bu merkez dünyanın bir başka kıtasında vurduğumuz mühür olacaktır. En iyi şekilde milletimizin temsili gerçekleşecek. 

TÜRKİYE'DE VE DÜNYADA TERÖR SALDIRILARI

Geçtiğimiz hafta terör saldırıları dünyanın gündeminden eksik olmadı. Bir kez daha bu milletle duyduğumuz iftiharı ifade etmek istiyorum. Kendi şehit oğlunun cenazesini kıldıran imamlarımız olduğu ülkede bu bayrak hiç inmez. Irak ve Pakistan'da yaşanan terör olayları nedeniyle kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, taziyelerimi iletiyorum. Biz her zaman kardeşlerimizin yanında olduğunu ifade ediyoruz.

Ankara, İstanbul, Brüksel, Bağdat ve Lahor. Bu kanlı şebekeler ayrım yapmıyor. Hepsi aynı alçaklardır, isimleri, kimlikleri farklı olabilir ama aynı odaklardır. Bu cinayet odakları insanlık suçu işlemek üzere örgütlenen birdir ve aynıdır. Bütün insanlığın daha fazla geç olmadan yek vücut olması lazım. 

Türkiye'nin tökezlemesini bekleyenler, kaos ve kriz bekleyenler boşuna bekleyecekler çünkü biz buna izin vermeyeceğiz. Türkiye hukuk ve demokrasi yolunda geri adım atmadan devam edecektir. Terör örgütlerinin maskesi düşmüştür. Esas meselesi ağaç olmayanlar, dershane olmayanlar omurgamıza ateş ediyorlar ama zihnimizi işgal edemezler. Zehirledikleri insanları ölüme gönderen bu odaklar istikrarımızı, huzurumuzu ve refahımızı bozamayacaklar bizi 2023 hedeflerimizden geri koyamayacaklar. Biz vatandaşımızın can emniyetini namusumuz gibi koruyacağız. Umudumuzu kırmak isteyenler muratlarına eremeyecekler. 

DAVUTOĞLU'NDAN SOKAĞA ÇIKMA ÇAĞRISI

Herkes maneviyatını, moralini en yüksek düzeyde tutarak hayata karışmalıdır. Herkes sokağa, caddeye çıkmalı kucaklaşmalıdır. Nefreti muhabbetle yeneceğiz. Moral ve motivasyonumuz tam olmaldır. Buradan geriye tek bir adım atmadan huzur ve birlik için yürüttüğümüz mücadeleyi yürüteceğiz. Bu mücadele 78 milyonun mücadelesidir. Bu mücadele milletimizin, devletimizin topyekun bir yeniden varoluş mücadelesidir. Tarihin bu noktasında gelin yüreklerimizin, vicdanların sesini birleştirelim. En geniş anlamda dayanışma içinde olalım. Bu sokaklar, bu diyar, bu şehirler, bu insanlar bizim. 

SELAM SEFERBERLİĞİ

6-7 Ekim olaylarından sonra yine bir selam seferberliği çağrısı yapmıştım. Bu mübarek günlerde hepimiz bir selam seferberliği başlatalım. Selam barış demektir, selam birlikte yaşama taahhütü demektir. Selam olsun bu toprakların mayasına, selam olsun şehit düşen ecdada, selam olsun bütün milletin gelecek sevdasına. Sakın olarak evlere kapanmayalım. 

Biz terörü kudret gücümüzle yeneceğiz. Güvenlik güçlerimiz bu selam için mücadele ediyor. Teröre gerçek darbeyi selamlaşmak vuracak. Hiçbir ayrım gözetmeden selamlaşmak var ya, esas darbeyi bu selamlarla vuracağız. 

GÜNEYDOĞU'NUN YENİDEN İNŞASI

O teröristler o şehirlerden nasıl söküp atıyorsak, o şehirlerimizi yeniden inşa edeceğiz. Altyapısıyla, üstyapısıyla yepyeni bir Güneydoğu inşa edeceğiz. Bu yeniden inşa sürecinde bölgenin kültürel dokusu aynen korunacaktır. Biz teröristlerin yıktığı şehirleri yeniden ihya içindeyken, birileri buna engel olma içinde. Bakanlar Kurulu gündeminde nereye ne yapılacak ele aldık. Buraları yıkan hain odaklar, devlet halkın malına el konuyor diye ortaya çıkıyor. Biz halkın gönlüne, muhabbetine kendimizi vermişiz. Halkın malına madem bu kadar değer veriyordunuz da, çukur kazmak için iş makinelerini teröristin emrine verdiniz? Onlar ne kadar engel olmaya çalışırlarsa çalışsınlar tüm imkanlarımızla terör örgütünün tahribatını, izlerini sileceğiz. Çok kısa bir süre içerisinde yepyeni bir Güneydoğu inşa edeceğiz. Ekonomik canlanmayı sağlayacağız. Demirtaş'ın 'Vize serbestisi çıkarsa Kürtler Avrupa'ya gider' sözlerine inat, tüm Avrupa'daki vatandaşlarımız doğduğu, büyüdüğü topraklara geri dönecektir. 

Bir ülkenin güçlü olması, kalkınması siyasetin itici gücüyle mümkündür. 14 yıldır Türkiye'de böyle bir iktidar var. Böyle bir iktidar varken, milli ve yerli bir muhalefet var mı; maalesef yok. Ayakoyunlarını, çelme takmayı, hatta hakaret ve iftirayı siyaset sanan bir muhalefet var. Türkiye 14 yılda birçok alanda ilerledi ama bu muhalefete yansımadı. Biz Türkiye'de rekorlar kırdık, muhalefet de kurultay yapma rekoru kırdı. Bizim bunlarla kaybedecek zamanımız yok. Bunlar siyaset yapmayı bir türlü öğrenemediler. O yüzden millet de onları orada bırakıyor. 

MUHALEFET PARTİLERİNE TEPKİ

Meclis çatısı dışındaki tüm arayışlar her seferinde mahkum olmuştur. Bakın Kılıçdaroğlu, topluma güvensizlik psikolojisi aşılamaya çalışıyor. Kendisinin siyasi tarihi zaaflar ve yenilgiler tarihidir, bunu yansıtıyor. Dayanışma göstereceğimiz yerde, terörle mücadeleye köstek oluyor. Sürekli olarak devleti, hükümeti yıpratmaya çalışıyor. Paralel yapı ile marjinal sol örgütlerle işbirliği yaparak bize muhalefet yaptıklarını sanıyorlar. CHP'ye oy veren vatandaşlarımız da partilerinin bu hale düşmesinden rahatsızdır. Onlar da partilerine ve Kılıçdaroğlu'na 'Nereye gidiyoruz' diye soracaktır.

Demirtaş'ın sözlerinin neresinden tutalım. Aklınca AB ülkelerine mesaj veriyor, 'Türkiye'ye vizeyi kaldırmayın' diyor. Bunların muhalefeti AK Parti'ye karşı olmak için Türkiye'ye karşı olmak gibi hastalıklı bir hale dönüştü. Demirtaş yandaş aradığı için Kılıçdaroğlu'na çağrıda bulunuyor. Bunlar Baas örgütünün Türkiye şubesi. Onların koalisyonu hayırlı olsun, millet bize 'Koalisyon istemiyoruz, bize AK Parti yeter' dedi. 

"CHP PARALEL YAPININ, HDP TERÖRÜN İPOTEĞİ ALTINA GİRDİ"

Bu Meclis çatısı altında atılan her adım çok önemlidir. CHP'nin paralel yapının ipoteği altına girdiği netleşmiştir. Onların sözcüsü haline geldiler. HDP de kendisini teröre ipotek etmiş haldedir. Hiç kimse bu Meclis'te belli sıfatları kullanarak siyaset yapıyor görüntüsü altında terör örgütü sözcülüğü yapamayacak. Akıllarını, iradelerini ve vicdanlarını terör örgütüne teslim edenlerin adalete teslim edilmesi için elimizden geleni yapacağız. Onlar bir oyun oynadılar. Sonrasında timsah gözyaşları dökeceklerdi. 

EKONOMİK VAATLER VE REFORMLAR

Hükümet olarak, AK Parti iktidarı olarak yeni istihdam kapıları açma peşindeyiz. Türkiye'nin kabuğunu kırdık, dünyaya açıldık. Kişibaşı 10 bin dolar yetmez diyoruz, ikinci nesil reformların vakti geldi diyoruz. Biz takip eden değil, takip edilen bir ülke olacağız. Biz borç isteyen değil, borç veren bir ülke olduk. Gece gündüz büyük bir özveriyle çalışarak milletimize verdiğimiz sözleri tamamlıyoruz. 3 ay içinde 1 Kasım'da verdiğimiz sözlerin tamamını gerçekleştirdik. Bu eski Türkiye'de alışkın olunmayan bir tabloydu. Biz söz verdik mi, sözümüz yiğit sözüdür, millet sözüdür, gereğini yaparız.

Dün Bakanlar Kurulu'nda reformlarla ilgili istişarelerde bulunduk. Siyasi Etik Kanunu da bu hafta Meclis'e sevk edeceğiz. 6 ay için verdiğimiz bazı sözleri de erkenden gerçekleştirmiş oluyoruz. Önümüzdeki hafta geniş kapsamlı bir sunumla hem 3 aylık karnemizi gösterecek, hem bir sonraki 3 aylık sözlerimizi özel bir toplantıda değerlendireceğiz. 

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI

Biz yeni bir anayasanın Anayasa Uzlaşma Komisyonu üzerinde yazılmasını istedik. Ancak CHP ayak diremeye devam etti. Biz 78 milyon vatandaşımızın taleplerini göze alarak yürümeye devam edeceğiz. Yetkili kurumlarımızda istişarelerde bulunduk. En geç 2 ay içinde yazım işlemi tamamlanıp, hazırlanan taslak tartışılıp olgunlaştıktan sonra en geç Haziran ayında milletimize sunacağız. Milletvekillerimizin vicdanının sesini dinleyerek sivil anayasaya destek vereceğine inanıyorum. Meclis'ten de vizeyi alarak yeni milletimizle buluşacağız. Halkımız gerçek ve milli anayasaya kavuşmuş olacak.