Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan Aydın'da geçen 29 Ekim'de uğradığı silahlı saldırı için "siyasi suikast" dedi.

Yaşadığı o anları Habertürk'e anlatan Tezcan, ölümden döndüğünü söyledi.

CHP'li Tezcan o anları "Arkadan yaklaşmış yaklaşırken görmedim, geldi buradan ateş etti, tam şu kısımda kasığa yakın bölümde, ateş etti, ondan sonra herkes otursun kimse kalkmasın dedi" diye anlattı.

Merminin bir santim daha ilerleseydi doktorlarının ölebileceğini söyleyen Bülent Tezcan, "Bir santim daha gitseydi mermi, 'ölürdün' dedi doktorlar. 'Oradaki toplardamarlar yırtılır, 10 dakika içinde kan kaybından ölürdün' dediler" dedi.

"İlk düşündüğüm şey başkalarına o anda zarar gelmemesiydi" diyen Tezcan sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte elinde silah var, sizi vurmuş, silahı başka insanlara doğrultuyor. İlk andan itibaren tüm çevremi sağduyulu olmaya davet ettim, en büyük kaygım oydu, bir çatışma çıkma kaygısıydı."

Saldırının tesadüf olmadığına dikkat çeken Tezcan, "Türkiye’yi çatışma ortamına sürüklemek isteyen karanlık güçler var. Özel olarak bu saldırının planlandığını gösteriyor. Amaç tabanda sağ sol çatışması. Türkiye'nin fay hattını tetiklemek istiyorlar. Biz tetikçiyle meşgul değiliz, hukuk onun cezasını verecek ama aslolan o tetikçinin arkasındaki karanlık gücü ortaya çıkarmak" diye konuştu.

Tezcan saldırının hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın aradığını söyleyerek, "Samimi şekilde sıkıntımızı paylaştılar" ifadesini kullandı.

CHP'NİN ANAYASA ÇALIŞTAYI

CHP'nin Anayasa Çalıştayı'na tekerlekli sandalyeyle gelen Bülent Tezcan, İstiklal Marşı için koltuk değneklerinden destek alarak ayağa kalktı. AK Parti’nin MHP'ye ilettiği anayasa teklifini de değerlendiren Tezcan şunları söyledi:

"Anadolu'da bir tabir vardır, ha hasan kel, ha kel hasan derler. Yani adının ne olduğu değil içeriğinin ne olduğu önemli. Başkan, cumhurbaşkanı demişler şimdi adına, o psikolojik olarak başkanlık değil deme, MHP'yi de rahatlatma adına yapılmış bir manevra anladığım kadarıyla. Mesele Sayın Tayyip Erdoğan meselesi değil, bu yapı içerisinde beni de cumhurbaşkanı yapsanız benden de diktatör çıkar."

Ömer TOPSAKAL / HABERTÜRK TV

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'ı tabancayla yaralamaktan gözaltına alınan saldırgan Alparslan Sargın'ın ifadesi ortaya çıktı. Silahla yaralamanın da aralarında bulunduğu bazı suçlardan sabıkalı Sargın'nin, olay günü, Cumhurbaşkanı hakkında konuştuğunu söylediği Tezcan'ın, daha önce de HDP kongresinde saygı duruşunda bulunduğunu hatırladığını, konuşmak için yanına gidince ters cevap vermesi üzerine, ateş ettiğini öne sürdüğü belirtildi.

Aydın'da geçen cumartesi akşamı, partisinin Aydın İl Başkanlığı'nın üst katındaki restoranda yemek yiyen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, yanına gelip, "HDP'ye destek verenin sonu böyle olur" diye bağıran Alparslan Sargın'ın tabancayla ateş etmesiyle sağ bacağından yaralandı. İlk müdahaleyi partililerin yaptığı Bülent Tezcan, daha sonra Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyat edilerek tedaviye alındı.

ZİYARETÇİLERE KISITLAMA

Başarılı bir operasyonla bacağındaki kurşun çıkartılan ve tedavisi süren Tezcan'a, ziyaretçi akını sürüyor. Doktorlar ise, enfeksiyon kapma riski nedeniyle ziyaretçilere kısıtlama getirdi. Kısa süreli olarak az sayıda kişinin ziyaretine izin verildiği belirtildi.

İLK İFADESİ

Bülent Tezcan'a silahlı saldırıda bulunan ve olay yerinden taksiyle kaçtıktan sonra Kuşadası'nda yakalanan Alparslan Sargın'ın, Aydın Cinayet Büro Amirliği'nde sorgusu sürüyor. 'Silahla yaralama', 'Kişiyi hürriyetinden mahrum bırakma ve zorla alıkoyma' ve 'Çek-senet tahsilatı yapma' suçlarından sabıkalı A.S.'nin ilk ifadesinde, şunları söyledi:

"Arkadaşımla birlikte yemek yiyorduk. Bülent Tezcan ve yanındakiler de aynı mekana geldi. Çok yakın oturuyorduk. Bülent Tezcan, Cumhurbaşkanı hakkında konuşuyordu. O sırada aklıma HDP Kongresine katıldığı ve saygı duruşunda bulunduğu geldi. Dayanamadım ve yanına gittim, 'Reis hakkında düzgün konuş' dedim. O da bana ters bir cevap verdi ve ben ateş ettim. Alkollüydüm."

Alparslan Sargın'ın Emniyet'teki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

DHA

 

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Koç MYK Toplantısının gündemini kamuoyu ile paylaştı. Haluk Koç, "Şunu baştan söyleyelim ki kamu spotu gibi akla ziyan konuşmalar yapan iktidar yetkilileri olayı saptırmasın. Fakat bizim sorduğumuz şu, 15 Temmuz'a Türkiye nasıl geldi? 15 Temmuz'a gelirken bu yolun taşları nasıl döşendi. Hangi ortaklıklarla, kimler tarafından döşendi ? Kimlerin göz kapatmasıyla, siyasi müsaadesiyle, siyasi çıkar beklentisiyle döşendi ? Biz bunları soruyoruz. Bunları sorduğumuz zaman çıt yok. Kandırıldık ey halkım, unutma bizi kamu spotu, bir AKP yetkilisi"ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Koç MYK sonrası Türkiye'nin gündemini değerlendirdi. Bu hafta geçici olarak bulunduğunu aktaran Haluk Koç ,Selin Sayek Böke'nin yurtdışında bir toplantıda görevli olduğunu dile getirdi. Koç, "Kandırıldık ey halkım unutma bizi, kamu spotlarına devam ediyorlar. Çoğu akla ziyan açıklamalar bunların. Gülümsemeden kendilerini serebiliyorlar mı buda ayrı bir konu. Türkiye'deki mizah üreticilerin en önde gelenlerinden, Musa Kart'ta şu anda tutuklu olduğundan bir korku silsilesi olarak diğer mizahçılarda bu akla ziyan açıklamaları maalesef karikatürleştiremiyorlar. Şunu baştan söyleyelim ki kamu spotu gibi akla ziyan konuşmalar yapan iktidar yetkilileri olayı saptırmasın. Fakat bizim sorduğumuz şu, 15 Temmuz'a Türkiye nasıl geldi? 15 Temmuz'a gelirken bu yolun taşları nasıl döşendi. Hangi ortaklıklarla, kimler tarafından döşendi? Kimlerin göz kapatmasıyla, siyasi müsaadesiyle, siyasi çıkar beklentisiyle döşendi? Biz bunları soruyoruz. Bunları sorduğumuz zaman çıt yok. Kandırıldık ey halkım, unutma bizi kamu spotu, bir AKP yetkilisi" dedi.

"DÜŞÜNCE İFADE EDEMEME TARAF OLARAK BELİRME ZORUNLULUĞUNA DÖNÜŞTÜ"

Korku toplumunun oluşturulduğunu kaydeden Prof. Dr. Haluk Koç, "Bir korku toplumu oluşturuldu 15 Temmuz'dan sonra, insanlar düşüncelerini ifade edemez hale getirildi. Bu yetmedi toplumsal, siyasal baskı, öyle arttı ki ticaret yapıyorsa ticari alanda baskı insanların üzerine öyle karanlık çöktü ki düşünce ifade edememe yavaş yavaş taraf olarak belirme zorunluluğuna dönüştü. Kişiler taraf olmaya başladılar. İktidarı buda doyurmadı. Yetmez dedi benim projem herkesin yandaş olması. Yandaş olmak ne demek? Akla ziyan da olsa benim ne söylediğim ne varsa onu tekrar edeceksin. Türkiye'nin beka sorununun tartışılacağı bir tartışmanın süreci maalesef işlemeye başladı. Mevcut Cumhurbaşkanı'nın eylem ve fiilleri, Anayasal sınırların içine çekilmesi gerekiyor değil mi? Birden bire olay bu 3. muhalefet partisinin sürpriz destek çıkışından sonra anayasal çerçeve mevcut Cumhurbaşkanı'nın eylem ve fiilleriyle, istek arzu ve beklentilerine göre nasıl oluşturulabilir. Olay tersine döndü" diye konuştu.

"ESAS SİYASİ TAVIR, FİİLİ DURUMLARI HUKUK İÇİNE ÇEKME MÜCADELESİDİR"

Haluk Koç, "Türkiye Cumhuriyet'i kurulduğundan beri en kritik, tartışma noktalarından birine geldi" dedi. Koç konuşmasını söyle sürdürdü:

"Tavır alın, susmayın korkmayın, bu ülke sorunu, rejim sorunu, beka sorunu. Türkiye Cumhuriyet'i kurulduğundan beri en kritik, tartışma noktalarından birine geldi. Başkanlık ve tek kişi yönetimi arzusu değil sorun, Türkiye'nin bekası sorunudur. İktidar partisine bu yolda adım atmalarını kolaylaştıran, 3. muhalefet partisi yetkililerine şu soruyu da sormak gerekiyor. Başından beri başkanlık sistemine karşı çıkan muhalefet partisi ne oldu da tabanlarının çok duyarlı olduğunu bildiğimiz Türkiye'nin bekasının tartışıldığı pozisyona sürüklendiler siyaseten. Hukuki durumu fiili duruma uyduralım. Unutmayalım esas siyasi tavır, fiili durumları hukuk içine çekme mücadelesidir. Günlük parti içi siyaset ihtiyaçlarınızı, ülkenin bekasının tartışmaya açılacağı siyaset tavırlarını uzun vadede haklı ve kazançlı çıkartmayacağını bilmeniz gerekiyor. OHAL uygulamasının tüm kısıtlamalarına rağmen sokakta da siyasi görevine devam edecek. 3 Aralık'ta Adana'da Türkiye'yi böldürtmeyeceğiz mitinglerinin ilki yapılacak. Bundan sonra halkımızda her alanda elimizdeki imkanlarla, her türlü baskıya, kısıtlamaya, çarpıtmaya rağmen, bilgilendirmeye devam edeceğiz."

"AKLA ZİYAN AÇIKLAMALARI İZLEMEKTEN BEN YORULDUM"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Koç gazetecilerin "AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay'ın, 'Çokta kandırılmadık' " sorusunu şu şekilde yanıtladı:

"Karar versinler önce isterseniz? Kamu spotu olarak değişiklik yapacaklarsa bütün televizyonlar emirlerinde. Kullanırlar. Demin söylediğim gibi akla ziyan açıklamaları izlemekten ben yoruldum. Siyasetçi olarak yoruldum. Yurttaşların büyük çoğunluğunun da televizyon izlerken nasıl bir duyguyla boğuştuklarını tahmin ediyorum. Önce karar versin, kandırıldı mı, kandırılmadı mı? Onu ben bilemem tabi. Eğer kandırılmadıysa bilinçli yaptıysa çok daha büyük bir suç suçun ifşasıdır. İşbirliğinin Türkiye'yi darbe ortamına sürükleyenlere kol kanat germenin, yataklık yapmanın, Fetullah terör örgütüyle yan yana durmanın ifşadır, kandırılmadıysa."

"NE GETİRMEK İSTEDİKLERİNİ ANLAYABİLECEK KADAR AKILLIYIZ"

Prof. Dr. Haluk Koç ,"Gelin istemediklerinizi söyleyin, o masada olun çağrısı yapıyorlar bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? "soruna şu cevabı verdi:

"İstediklerimizi, istemediklerimizi söyledik. Bunları kendi basit siyasi pencerenizden söylemedik. Türkiye'nin birliği açısından söyledik. Nasıl bir anayasa istediğimizi ifade ettik. Ne getirmek istediklerini anlayabilecek kadar akıllıyız. Çok net ifade ediyoruz. Tek kişi sisteminin, neleri kapsadığını ve tarihin bu döneminde bu riskli coğrafyada Türkiye'yi nerelere sürükleme ihtimalinin olduğunu ifade ettik."