Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, vizyonunu savunamayanların ve ideolojisine destek bulamayanların şiddete başvurduğunu belirterek, "Teröristler, gönüllü olarak kendisine destek bulamadığı için şiddete başvuruyor. Bugün Güneydoğu'da, Suriye'de YPG/PKK'nın en çok zulüm ettiği kişiler Kürt kardeşlerimiz. Niye? Çünkü Kürt kardeşlerimiz onların ideolojisini benimsemiyor, hedeflerini paylaşmıyor. Ülke için de düşüncen olabilir, gel söyle. Meclise girmişsin düşünceni paylaş. Buradaki yetkinin terör örgütlerine silah taşımak için kullanma." dedi.

Çavuşoğlu, AK Parti Kadın ve Gençlik Kolları tarafından Antalya Kültür Merkezi'nde düzenlenen ve eğitimci-yazar Dr. Şaban Kızıldağ'ın konuşmacı olarak yer aldığı "Şiddetin Her Türlüsüne Karşıyız" programına katıldı.

Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada, Şehit Tuncay Arslan'ın Korkuteli ilçesindeki ailesine taziye ziyaretinden geldiği belirterek, hemşehrisi Arslan ve tüm şehitlere Allah'tan rahmet diledi.

Türkiye'de hoşgörü, birliktelik ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, "Aile içinde de sevgi ve saygı önemli, ülke için de milletimiz için de hatta şu sorunların yaşandığı tüm dünyada anlayış, hoşgörü, sevgi, dayanışma çok önemli. Çünkü çok sorun var. Zor durumda yaşayan insanlar var. İşte Arakan'da Müslüman kardeşlerimizin içerisinde bulundukları durum ve zorlukları görüyoruz ve takip ediyoruz. Bugün İran'dan geldik, Suriye'de ve Irak'ta gözyaşını nasıl durdurabilirizin çabası içindeyiz." diye konuştu.

Bugün gazetelere bakıldığında şehit haberlerini gördüklerini ve yüreklerinin yandığını dile getiren Çavuşoğlu, esasen düşüncesi ve vizyonu olan hiç kimsenin şiddete başvurmayacağını anlattı.

Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Varsa bir ideolojiniz ve düşünceniz, kendisine ve fikrine güvenen onu savunur. Zor şartlar altında da sonuna kadar savunur. Bugün vizyonunu savunamayanlar, kendi ideolojisine destek bulamayanlar şiddete başvuruyor. Teröristler, gönüllü olarak kendisine destek bulamadığı için şiddete başvuruyor. Bugün Güneydoğu'da, Suriye'de YPG/PKK'nın en çok zulüm ettiği kişiler Kürt kardeşlerimiz. Niye? Çünkü Kürt kardeşlerimiz onların ideolojisini benimsemiyor, hedeflerini paylaşmıyor. Ülke için de düşüncen olabilir, gel söyle. Meclise girmişsin düşünceni paylaş. Buradaki yetkinin terör örgütlerine silah taşımak için kullanma. Bunun bir müeyyidesi, karşılığı var."

"AVRUPA'NIN VE DÜNYANIN 2. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİNE DÖNECEĞİNE DAİR KORKULARIMIZ VAR"

Dünyada da hoşgörüsüzlükler olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, bugün Avrupa'nın en büyük sorununun hoşgörüsüzlük olduğunu söyledi.

Avrupa'nın kendisinden olmayan herkese karşı hoşgörüsüz olduğunu anlatan Çavuşoğlu, "Sevgi yerine nefret var. Kimden ve neyden nefret ediyorsun? Sen kendi ekonomik krizinin sorunlarını çözemiyorsun, başarılı bir politika ortaya koyamıyorsun. 'İşte şu göçmenler var ya onlar bizim işimizi, aşımızı aldı ölsün göçmenler. Yabancılara yer yok. Benim gibi inanmayanlara da yer yok." diyorsun. Sen istemesen de senin gibi yaşamayana da yer var. Çünkü Allah hepimizi farklı yaratmış." dedi.

Bütün dünyanın sevgi üzerine kurulduğunun altını çizen Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Ama bugün bütün bunları yok eden akımlarla baş etmeye, nefretin ve şiddetin önüne geçmeye çalışıyoruz. Irkçılığın esasen bir insanlık suçu olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bu insanların neden evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını düşünmüyoruz, hemen kapıları kapatıyoruz. Nereye kadar böyle gideceğiz? Yetmedi mi 2. Dünya Savaşı'nda milyonların öldüğü, yetmedi mi Suriye'de 600 bin insanın öldürüldüğü? 'Medeniyetin beşiği' dedikleri Avrupa'da tarih boyunca insanlar sadece farklı düşündükleri için birbirlerini katlettiler. Yine o günlere dönülecek diye korkuyoruz. Bunu bir Dışişleri Bakanı olarak söylemiyorum, bir insan olarak söylüyorum. Avrupa'nın ve dünyanın 2. Dünya Savaşı öncesine döneceğine dair korkularımız var."

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Parlamentosunun (AP) Türkiye ile ilgili aldığı karara ilişkin, "Her zaman şunu söyledik, Avrupa Parlamentosu ya da Avrupa Birliği kurumları, konseyi, komisyonu yapıcı bir karar alırsa, eleştiriler dahil biz bunu değerlendiririz hatta faydalanırız. Ama bu şekilde kasıtlı bir karar alırsa biz bunu reddederiz, hiçbir geçerliliği yok. Esasen bu karar Avrupa Parlamentosunu ve Avrupa Birliği'ni küçük düşürüyor." diye konuştu.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, bu kararın hiçbir geçerliliğinin olmadığını söyledi.

Daha önce Avrupa Birliği'nin (AB) ve AP'nin buna benzer aldığı kararları Türkiye'nin reddettiğini anımsatan Çavuşoğlu, "Her zaman şunu söyledik, Avrupa Parlamentosu ya da Avrupa Birliği kurumları, konseyi, komisyonu yapıcı bir karar alırsa, eleştiriler dahil biz bunu değerlendiririz hatta faydalanırız. Ama bu şekilde kasıtlı bir karar alırsa biz bunu reddederiz, hiçbir geçerliliği yok. Esasen bu karar Avrupa Parlamentosunu ve Avrupa Birliği'ni küçük düşürüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, AP'nin, müzakerelerin fasıl açılmayarak durdurulacağı yönündeki açıklamalarına ilişkin, zaten birçok fasıla Kıbrıs meselesi veya AB içindeki bazı ülkeler sebebiyle engel koyulduğunu hatırlattı.

Türkiye ile yakın zamanda üyelik müzakerelerine başlayan ülkelerin birliğe üye olduğunu veya daha fazla fasıl açtığını anlatan Çavuşoğlu, ancak Türkiye'ye yıllardır çifte standart uygulandığını vurguladı.

AP'ye kararla ilgili önergeyi veren kesim için Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Önergeleri veren yani buna ön ayak olan kişilere baktığımız zaman darbe girişiminin başarısız olmasından üzüntü duyanlar, mutluluk duyanlar değil, PKK'ya destek verenler ve PKK'nın terör listesinden çıkması için çaba sarf edenler ön ayak olmuştur. Zaten genel anlamda Türkiye karşıtlığı, İslam karşıtlığı ve buna benzer negatif akımlar ve popülizm var. Merkez sağ partilerdeki siyasetçiler de bundan zehirlendiler. Dolayısıyla bu popülizm içinde şimdi seçim atmosferine giriyorlar. Böyle kendilerine göre bir karar almışlar."

Kararı "Avrupa Birliği'nin içine düştüğü zafiyetin göstergesi" olarak nitelendiren Çavuşoğlu, AB'nin dışa açılma ve küresel aktör olma arzusu yerine "korkak bir şekilde içe kapanmaya başladığını" söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, Türk halkının kararı umursamadığını ve Türkiye'nin karşı adım atmasını istediğini belirterek bunları değerlendireceklerini kaydetti.

Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Genel anlamda halkımız Avrupa Parlamentosunun aldığı bu kararı tamamen reddediyor. Düşünün koskoca AB'nin bir parlamentosu var, 28 ülkeden seçilen parlamenterler var ve aldıkları kararı hiç kimse önemsemiyor. Avrupa Parlamentosu, kendi kredibilitesini yerle bir ediyor bu kararla. Ortaya koyduğu vizyonsuzlukla maalesef AB'nin giderek kredibilitesi, görünürlüğü, itibarı düşüyor. İngiltere de zaten böyle bir AB içinde yer almak istemedi. AB bir an evvel kendisini check etmeli, politikalarını gözden geçirmeli ve hatalarından ders almalı. Eğer Türkiye'ye böyle kararlarla diz çöktürmeye çalışıyorlarsa bu işlemez."

Türkiye'ye bu şekilde "patronluk taslamak veya ders vermek" istiyorlarsa bunun hiçbir geçerliliğini olmadığını ifade eden Çavuşoğlu, AB'nin bir başkasına ders verecek düzeyde olmadığını söyledi. Çavuşoğlu, "Maalesef Avrupa Birliği, bu kararlarla kendisini küçük düşüyor, bizim için de hiçbir geçerliliği yok." dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "DAEŞ'e karşı kara operasyonu DAEŞ'in temizlenmeyeceğini üç yıldır tüm toplantılarda anlatıyoruz. Fırat Kalkanı operasyonuyla bunu gösterdik" dedi. Terörle mücadele için bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışından kurtulmanın gerektiğini ifade eden Bakan Çavuşoğlu, "Nerede bir terör örgütü varsa gidip orada onunla mücadele etmemiz lazım. Göç konusunda, terör konusunda bana bir şey olmaz, yeter ki uzakta dursun dediğin zaman sana da gelir" diye konuştu.

Beyoğlu Belediyesi tarafından coğrafyamızın sahne olduğu insanlık tarihinin acı olaylarını değerlendirmek ve barışı yeniden hakim kılabilmek amacıyla 'Beyoğlu Sohbetleri' isimli program düzenlendi. Pera Palace Hotel'de gerçekleştirilen programa Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mücahid Ören, Sanatçı Orhan Gencebay, Sanatçı Yavuz Bingöl, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Galatasaray Spor Kulübü Eski Başkanı Adnan Polat ve çok sayıda davetli katıldı.

"KIBRIS SORUNU İÇİN ÇOK GÜÇLÜ DESTEK VERİYORUZ"

Programda konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Her ülkenin olduğu gibi bizim de dış politikada ilkelerimiz var. İnsan odaklı dış politika, çözüm odaklı dış politika, ve sorun çözme yolunda inisiyatif alan bir dış politika. Çok yönlü bir dış politika, aktif bir dış politika izlemeye çalışıyoruz. İkili ilişkilerimizi geliştirmek bizim önceliklerimizden bir tanesi. Olur, zaman zaman bazı ülkelerle sorunlar yaşayabilirsiniz. Örneğin Mısır'daki darbeye karşı tutumumuzdan dolayı Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan gibi kardeş ülkelerle de bazı şeyler oldu. Ama şimdi Suudi Arabistan ile mükemmel bir seviyeye geldik Birleşik Arap Emirlikleri ile de karşılıklı büyük elçilikleri de atadık. Yavaş yavaş adımlar atmaya başladık. Bizim iş adamlarımıza ihalelerde falan yer vermeye başladılar. Rusya ile istemediğimiz bir sorun oldu. Sabırlı olduk. Hep yapıcı olduk. Ekonomik tedbirler almadık, karşılığını da aldık. Şimdi ilişkilerimiz iyi" diye konuştu.

Bölgede çok sorunların olduğunu belirterek sözlerine devam eden Çavuşoğlu, " Her gün sorunlar ortaya çıkıyor. Ama bir de çözümü dondurulmuş sorunlar var. Kırım, çözümü dondurulmuş bir itilaf haline geldi. Aynı zamanda Güney Osetya, bu sorunlardan bir tanesi. Gürcistan'ın sorunu. Diğer taraftan Karabağ problemi var. Bu sorunların çözümüne uluslar arası platformda katkı sağlıyoruz. Doğrudan bizi ilgilendiren bir de Kıbrıs sorunu var. Ve Kıbrıs sorununun çözümü için biz gerçekten çok güçlü destek veriyoruz. Ve bugün yine İsviçre'nin Monperin şehrinde liderler bir araya gelmeye başladı. Esasen yarın sabah resmi müzakereler başlayacak. Bu sene içinde Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüm için ciddi destek veriyoruz" şeklinde konuştu.

"DEAŞ'IN TEMİZLENECEĞİNİ ÜÇ YILDIR ANLATIYORUZ"

DAEŞ'e karşı kara operasyonu DAEŞ'in temizlenmeyeceğini üç yıldır tüm toplantılarda anlatıyoruz diyerek sözlerine devam eden Çavuşoğlu, " Fırat Kalkanı operasyonuyla bunu gösterdik. Şimdi Musul operasyonu da başladı. Ve buradaki gelimseler konusundaki düşüncelerimizi paylaşıyoruz. Mücadele derken yanlış adımlar atılmaması gerektiğini, Suriye'nin toprak bütünlüğü, Irak'ın toprak bütünlüğü, sınır bütünlüğü ve bu ülkelerde kapsayıcı yönetimlerin olması gerekiyor. Hiç kimsenin dışlanmadığı ve farklı dinlerin, farklı kültürlerin yer bulduğu, temsil edildiği laik bir yönetimin olması gerekiyor" diye konuştu.

Suriye ve Irak'ın en büyük probleminin mezhepçilik olduğunu ifade ederek sözlerini sürdüren Çavuşoğlu, " Mezhepçi kamplaşmalar, mezhepçi politikalar ve bazı ülkelerinde müdahalesi ile maalesef hat safhaya gelmiştir. Oysa çok tehlikelidir. Din savaşları da çok tehlikelidir. O yüzden Türkiye olarak biz bunlara karşıyız. İslam İş Birliği Teşkilatı'nın Dönem Başkanı olarak da rolümüzü pozitif bir şekilde oynamaya çalışıyoruz ve katkı sağlıyoruz. İran ve körfez ülkeleri arasındaki gerilimin azalması için de çok ciddi katkılar sağlıyoruz. Örneğin Avrupa Birliği ile bazı gerginlikler yaşıyoruz. Esasen bu bizin tercih ettiğimiz bir şey değil. Biraz güven bunalımı oldu. Darbe girişiminden sonraki tutumlar, yıllardır müzakeredeki yavaşlamalar, siyasi engeller. Onlarında bize yönelik birçok eleştirecekleri vardır. Esasen samimi bir ortamda tüm bunları oturup, konuşup somut yol haritası üzerinde yürümeyi biz tercih ediyoruz. Ama Avrupa Birliği'nin de bu anlayış içerisinde olması lazım" ifadelerini kullandı.

"BU SADECE TÜRKİYE'NİN SORUNU DEĞİL"

Bir göç sorunu olduğunu belirterek sözlerine devam eden Çavuşoğlu, " Bugün bu sadece Türkiye'nin sorunu değil. Avrupa Birliği'nin de sorunu, diğer ülkelerin de sorunu. Esasen dünyada bunun sebepleri ne? Savaş mı, ekonomik sıkıntılar mı, işsizlik mi, çevre felaketleri mi veya rejim mi? Niye bu sıkıntılar var, bunu nasıl çözebiliriz? Esasen biz Avrupa Birliği ile tüm bu sorunlara ortak çözüm bulabiliriz. Yeter ki Avrupa Birliği Türkiye'yi görmezden gelmesin. Aynı şekilde terörle mücadele için de bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışından kurtulup nerede bir terör örgütü varsa gidip orada onunla mücadele etmemiz lazım. Göç konusunda, terör konusunda bana bir şey olmaz, yeter ki uzakta dursun dediğin zaman sana da gelir. Bir yerde sorun varsa gidip bunu çözmemiz lazım" şeklinde konuştu.

Avrupa içindeki en büyük sorun, hepimizi tehdit eden, bizi birleştiren değerleri kökten sarsan gelişmeler var diyerek sözlerine devam eden Çavuşoğlu, "Irkçılık var mı, hat safhada. Yabancı düşmanlığı, hat safhada. Kendinden olmayana karşı hoşgörüsüzlük, en üst tepeye çıkmış. İslam karşıtlığı, evet, Hristiyan karşıtlığı, var. Antisemitizm hepsinden daha fazla var. Bakma Avrupa'da yasalarla bunu bastırmışlar. Oysa İslam karşıtlığından daha fazla Yahudi düşmanlığı var, Avrupa'da" dedi.
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ise, programa teşriflerinden ötürü Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür ederek, " Türkiye'nin çevresi, dünya değişiyor. İnsanlar değişiyor, sistemler değişiyor, devletler değişiyor. Hele biz, dünyanın merkez ülkesi olarak dış politikada her zaman önemli bir yerimiz oldu. Ülke olarak ama son dönemlerde dışarıda olan her şey sokaktaki vatandaşımızı ilgilendiriyor. Suriye, Irak, Avrupa Birliği ile ilişkiler, Amerika'da olanlar ve bu kadar meraklı soruların ortasında da gerçekten çok başarılı, saygıdeğer Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu'nu bu akşam burada ağırlamaktan onur duyuyoruz" dedi.