Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

CHP Tunceli Milletvekili Gürsel Erol, kendilerinin de Tunceli Valiliği önündeki protokolde yer alarak, Tunceli'nin bir hoşgörü kenti olduğunu göstermek için Başbakan Binali Yıldırım'ı karşıladıklarını belirtti.

Erol, partisinin il binasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Başbakan Binali Yıldırım'ın Tunceli Valiliği ziyaretinde karşılamaya kendisinin de gittiğini söyledi.

Karşılama sonrasında Tunceli Valiliği toplantı salonunda gerçekleştirilen brifinge ilin milletvekili olarak kendisinin de katıldığını, Kanun Hükmünde Kararnameler ile ihraç edilenler ve Munzur Çayı üzerinde yapılması planlanan barajlara ilişkin halkın taleplerini ilettiğini ifade eden Erol, şunları kaydetti:

"Başbakan sayın Binali Yıldırım ilimizi ziyaret etti. Bizler de genel başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun resmi izni dahilinde 4 belediye başkanımız, il genel meclis başkanımız ve il başkanımızla birlikte Tunceli'nin bir hoşgörü kenti olduğunu, bir nezaket kenti olduğunu kanıtlamak için valilik önündeki resmi devlet protokolünde bizler de hazır bulunduk. Başbakan'a 'Hoş geldin' diyerek kentimizin ne kadar hoşgörülü bir kent olduğunu, sayın Başbakanı karşılayarak ifade ettik. Sonra valilikteki brifinge ilin milletvekili olarak ben de katıldım. İlimizin sorunları orada dile getirildi."

Erol, görüşmede genel olarak yatırım ve yapılması planlanan projelerden bahsedildiğini vurgulayarak:

"Munzur Çayı'nın yöre halkı açısından önemini dile getirerek bu projelerin yapılmaması yönündeki talebinin Başbakan Yıldırım tarafından olumlu karşılandı. Barajların, HES'lerin yapılmamasıyla ilgili sayın Başbakan'ımıza toplumumuzun, insanlarımızın bu konudaki hassasiyetini dile getirdim. Eski Enerji Bakanımız Taner Yıldız Bey de heyetteydi. Kendisi de talimat verdi Taner Bey'e. Bu konuda detaylı bir araştırma yapılmasını, firma ve bakanlıkla görüşülerek, buraya gelip sivil toplum kuruluşlarıyla görüşerek kendisine detaylı bir rapor verilmesini istedi. Çünkü Munzur'da baraj yapılmaması ideolojik bir talep değil, tamamen kutsal ve inanç değerlerimizden kaynaklanan bir nedendir." diye konuştu.

Kanun Hükmünde Kararname ile görevlerinden uzaklaştırılan veya ihraç edilen vatandaşlara ilişkin de görüşme yaptıklarını kaydeden Erol, konuşmasın şöyle sürdürdü:

"İkinci talebim ise Kanun Hükmünde Kararname ile Tunceli ve Türkiye genelinde 250'ye yakın hemşehrimiz mesleklerinden ihraç edildiler, açığa alındılar. Bunun yanlışlığını vurguladım. Bir kişi eğer terör örgütüyle bağdaştırılıp görevinden alınmışsa bunun yargıya da intikal etmesi gerektiğini söyledim. Herkesin itham altında tutularak uzaklaştırılmasının yanlış olduğunu, ihraç edilen, görevden alınanlarla ilgili sürecin yeniden başlatılması gerektiğini, gerçekten hiçbir örgütle bağı olmayan insanların görevlerine iade edilmesi konusundaki talebimizi kendisine ilettik. Sayın Başbakan'ımız da bu sorunla ilgili geniş bir komisyonun oluşturulacağını, burada incelemeler yapıldıktan sonra göreve dönmelerin olabileceğini aynı zamanda yargı yolunun da açılabileceğini söyledi. Bunun üzerine Tunceli'ye öncelik verilmesi gerektiğini belirttim. Komisyon kurulduğunda ilk önce Tunceli'nin dosyalarından incelemeye başlayacak."

"HAYAT SİYASETTEN İBARET DEĞİL"

Bugün Başbakan'ı karşılayarak Tunceli kültürüne yakışır bir davranışta bulunduklarını ifade eden Erol, "Siyaseten hepimiz farklı şeyler düşünebiliriz, farklı yerlerde görev alabiliriz, ayrı siyasi düşüncelerde olabiliriz ama bizim hoşgörü ve inanç değerlerimizi herkesin görebilmesi için bu tür ziyaretlerde bizler de hazır bulunarak hayatın siyasetten ibaret olmadığını, her bölgenin kendine göre kültürünün geleneklerinin olduğunu göstererek ve Tunceli'nin farkını ortaya koyduğumuza inanıyorum." dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin Elazığ il başkanlığının düzenlediği "Vefa Buluşması"nda konuştu. Daha sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun memleketi Tunceli'de halka hitap eden Yıldırım, "Kılıçdaroğlu'na 'Bir öz eleştiri yap, Dersim'i, Dersim'de yaşanan o vahşeti tekrar bir öz eleştiriyle bu ülkenin gündemine getirelim' dediğimizde adını bile anmaktan korkuyor" dedi.

Yıldırım'ın Elazığ'daki açıklamalarından satırbaşları:

"MİLLETE GÜVENMİYORLAR"

Tarihi bir değişikliğin arefesindeyiz. Bugüne kadar gelmiş geçmiş tüm liderler bu anayasadan şikayet ettiler. 1 Kasım öncesi Kılıçdaroğlu da yeni anayasanın gerekli olduğunu meydan meydan dolaşıp söyledi. Sözler verdi. Ama seçim geçti, bilindik CHP unutkanlığı devreye girdi. Biz millete söz verdik. Sözümüzün de arkasında olduğumuzu gösterdik. Sadece MHP ile değil, CHP ile konuştuk. Şunu da söyledik, 'Bizim teklifimizi beğenmeyebilirsiniz. Her şeyin çözümü var, siz de bir teklif getirin. İkisini de Meclis'ten geçirelim, millete götürelim. Millete iki değişiklik sunalım' dedik. Ancak buna yanaşmadılar. Çünkü millete güvenmiyorlar.

"AKILLARI SIRA SON DAKİKADA ŞİRİN GÖZÜKEREK..."

Bunlar hiçbir zaman millete güvenerek yol yürümemişlerdir. CHP millet iradesi ile iktidar olmayı değil dayatmalardan kendine iş çıkarmanın arayışı içinde olmuştur. Meclis'e getirdik, kıyamet kopardılar. Milletin önüne getirmeye yetecek oylama yapıldı. Şimdi artık söz de karar da milletindir. İş bizden çıktı. Meclis'ten çıktı birden CHP kuzu gibi oldu. Sanki o Meclis'i birbirine katan CHP yok. Aklısıra milleti kandıracak. Millet sizin geçmişinizi bilir. Son dakikada şirin gözükerek milleti aldatacağınızı mı sanıyorsunuz? Her gün bir yalan. Erzurumlu Teyo Pehlivan duysa bunları pataklar. Efendim tek adam olacak... Bütün yetkileri elinden alacak... Bir gecede Türkiye'nin rejimini değiştirecek... Neler neler! 

"YİNE 'HAYIR' GELENEĞİNİ BOZMADILAR"

Dün akşam yine çıkmış, '18 yaşa ne gereği var' diyor. Bu gençlere 'Gelin oy verin seçin' diyorsunuz. Ama sonra 'Siz seçilemezsiniz' mi diyeceğiz? 'Askerlikten muaf olacak' diyorlar. Kadınları da yok sayıyor. Genç kızlara da siyaseti çok görüyorlar. Bunlardan hayır gelmez. Ne kadar güzel iş varsa bunlar 'Hayır' dediler. Yine geleneği bozmadılar. Milletimiz bunlara gereken cevabı verdi, yine verecek.

"DERSİM'İN ADINI BİLE ANMAKTAN KORKUYOR"

Elazığ'daki programının ardından Tunceli'ye giden Başbakan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada da şu mesajları verdi:

"(Dersim olayları) Şimdi o günlerle yüzleşmek için 'Gelin bu ayıbı kaldıralım, geçmişin acılarını saralım' diye ana muhalefet partisine, onun Genel Başkanına, Kemal Kılıçdaroğlu'na 'Bir öz eleştiri yap, Dersim'i, Dersim'de yaşanan o vahşeti tekrar bir öz eleştiriyle bu ülkenin gündemine getirelim' dediğimizde adını bile anmaktan korkuyor. Bu toprakların çocukları belki onu Kemal Kılıçdaroğlu diye tanımayanlar olabilir. Çünkü doğduğunda Kemal Karakurt'tu, daha sonra soyadını da değiştirdi."

BATMAN MİTİNGİNİ KÜRTÇE BİTİRDİ

Batman'da da bir miting düzenleyen Yıldırım, halkı Kürtçe selamlayarak bitirdiği konuşmasında "Siyaset sandıkta yapılır, milletin arasında yapılır. Siyaset çukur kazmakla, binaları yıkmakla, kırsalda çocuk, genç, ihtiyar demeden insanları gözünü kırpmadan yok etmekle olmaz. Siyaset, milletin refahı için yapılır. Molotofkokteyliyle sokakları kana bulayarak, esnafa zorla kepenk kapattırarak siyaset olmaz" mesajını verdi.