Artık masallara esin kaynağı olan Bağdat’tan eser yok. Kafeler, çay bahçeleri eskisi gibi kalabalık değil. Sinemalar kapalı. İnsanlar akşam olmadan evlerine kapanıyor. Tüm bu zorlu şartlara rağmen Eros yine de direniyor. Aşk, savaşa uyum sağlamış. Sevgililer, ayda yılda bir buluşsa bile cep telefonları ve internet aracılığıyla "çıkmaya" devam ediyorlar.

AŞK, Irak’ta yüzbinlerce can alan savaşa yenik düşmedi. Sadece kurallarını değiştirip savaşa ayak uydurdu. Kafeler, barlar, eskisi gibi kalabalık değil. Sinemalar çoktan kapandı. Akşam alacasında herkes evine çekiliyor. Sevgililerin imdatına ise cep telefonları ve internet yetişiyor. Çöpçatan sitelerinde kimi hayatının aşkını, kimi de varlıklı bir eş adayı arıyor.

Kerim Abdülaziz 25 yaşında. Bağdat’ta çocuk kıyafetleri sattığı bir dükkanı var. Altı ay önce müşteri olarak gelen Dalia’yı (24) ilk görüşte sevmiş. Alışveriş poşetine kendi kartını da iliştirivermiş. İlişkileri böyle başlamış. Şimdi neredeyse her akşam iki saati telefonda konuşarak geçiriyorlar. Telekom şirketlerinin geceyarısından sonra başlayan indirimli tarifeleri en çok onlara yaramış. Sevgilisiyle pek görüşme fırsatı bulamayan Kerim Abdülaziz, "Bir defasında bir kafede buluşmuştuk, yakınlarda patlama olmuştu. Eve dönüp dönemeyeceğimizden bile emin değildik" diyor.

EROS İNATÇI

Bir zamanlar sanatçılara, masallara esin kaynağı olan Bağdat’tan artık eser yok. Kentin pek çok yeri terör saldırılarına karşı bariyer ve dikenli tellerle çevrilmiş durumda. Çöp yığınlarının ağır kokusu ve silahlı adamlar, romantik duygulara meydan okuyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Eros yine de Bağdatlıları yüzüstü bırakmamış. Aşk bazen topluca okuldan dönerken, bazen de bir çöpçatanın mesajıyla kapıyı çalıyor.

Sevgililerin önündeki en büyük engel sokakların artık eskisi gibi güvenli olmaması. Yine de kent merkezindeki parklarda kendini aşkın büyüsüne kaptırıp elele dolaşan çiftlere rastlamak mümkün. Flörtün "haram" olarak kabul gördüğü Şii ve Sünni dincilerin yaşadığı semtlerde daha da dikkatli olmak gerekiyor. Böyle olunca da gençler cep telefonu ve internet üzerinden ilişkilerini yürütmeyi deniyor.

Savaşla birlikte görücü usulü de yeniden yükselişe geçmiş. Eğitimli, genç kızların bazen para ya da yurtdışına gidebilmek için yaşlı erkeklerle evlenmeye razı oldukları söyleniyor. "Irak’a deli gibi aşık" adlı blogun Iraklı yazarı, "Buraya (İngiltere’ye) gelebilmeleri için 16-17 yaşlarındaki kızların yaşlı erkeklerle evlendirilmeye zorlandığını gördüm. Yine üniversite mezunu kadınlar, aynı sebeblerle okuma yazma bilmeyen erkeklerle evleniyor" diyor.

3 yıldır ’telefonda’ çıkıyorlarmış

Ali Muhsin, 24 yaşında bir taksi şoförü. Gönlünü amcasına gelip giderken gördüğü Samar’a kaptırmış. 2004 yılından bu yana çıktıklarını söylüyor. Samar’ın ailesi kızın tek başına dışarı çıkmasına izin vermediğinden bir kez bile buluşamamışlar. Muhsin, yine de telefon aracılığıyla üç yıldır çıktıklarını söylüyor. "Amcası bizim komşumuzdu. Ailesiyle birlikte ziyarete geldiklerinde onu uzaktan görmüştüm. Amcası taşındı, biz de yeni bir anlaşma yaptık. Ben evlerinin önünden geçerken, o da camdan bana bakıyor" diye anlatıyor.

(Hürriyet)