Başbakan Erdoğan'ın Dış Politika Danışmanı AKP İstanbul milletvekili Egemen Bağış, HABERTÜRK'te Meliha Okur'un hazırlayıp sunduğu 'Doğruyu Söyle' programının konuğu oldu. Bağış, Baykal'ın '1 milyar dolara K. Irak'a girmemek için uluslararası anlaşma imzaladılar' iddiasına '1 milyar dolar nedir ki? Baykal o parayı ithal şaraplara ve havyara harcıyor'  şeklinde yanıt verdi. İşte Bağış'ın programdaki açıklamalarının tam metni ve videosu..

TEK BAŞINA İKTİDAR SÖZÜ VEREBİLEN TEK PARTİYİZ


Ak parti Türkiye’nin alışageldiği ezberi, enflasyon canavarını öldürerek bozdu. Enflasyonu aldığı %40’lardan % 7’lere kadar düşürdü. Faiz oranlarını %70’lerde aldı ki bu ülke hatırlarsanız % 8000 faiz oranları yaşamış bir ülke. Bakın bir anayasa kitapçığı fırladı diye gecede %8000 yaşayan ülkenin bu gün bir ucunda savaş var Irak’ta bir yandan Cumhurbaşkanını seçemedik, terör var ve başka birçok iç sorun var ama bizim ne enflasyonumuzda ne faiz oranlarımızda ne borsamızda en ufak bir oynama yok. Demek ki Türkiye istikrarı benimsedi.

VİDEO İÇİN TIKLAYIN 1

Ezberi özel hastanelerin önünden geçmeye korkan insanların SSK ve Bağkurluların özel hastanelere girmesini sağlayarak, ilköğretime ücretsiz kitap dağıtarak, ilaç fiyatlarını düşürerek bozduk.

Bundan 45 yıl önce Başbakanını asan bir ülkeden, 20 yıl önce Dostoyevski’nin Kafka’nın kitaplarını toplatan bir ülkeden, bundan 7 yıl önce bu ülkenin bir Belediye Başkanı'nı ders kitaplarında bulunan bir şiiri okudu diye hapse atan bir ülkeden, İstanbul’u 2010 Kültür Başkenti ilan ettirebilecek demokratik olgunluk seviyesine taşıdık.

VİDEO İÇİN TIKLAYIN 2

Günde ortalama 1000, 1500 kere tokalaşıyorum. Esnafın halkın derdini dinliyorum. Biz bazı muhalefet partileri gibi ana cadde, bulvarların partisi değiliz, arka sokakların da partisiyiz. AK Parti tam merkezde olan bir partidir. Sağdan da soldan da  kuzeyden de güneyden de oy topluyoruz. Bu gün en yakın takipçimiz bile halka ancak koalisyon sözü verebiliyor. Tek başına iktidar sözü verebilecek tek partiyiz.

1 MİLYAR DOLAR NEDİR Kİ?

Sosyalist enternasyonalin sitesine giren herkes oraya kimlerin katılacağını görebilir. Barzani’nin de Talabani’nin de oraya katılacağını herkes biliyordu. Sayın Baykal’da herhalde onlarla bir görüşme ortamı için vesile arıyordu.

VİDEO İÇİN TIKLAYIN 3

3 yıl önceki hikâyedir. Amerika Irak harekâtı öncesinde birçok ülkeye yardım vaatlerinde bulundu. Türkiye 1 Mart kararlarından sonra Amerikan askerlerini toprakları üzerinden geçmesini reddince piyasalar acaba bir kriz olur mu endişesine kapıldı. Ama Türkiye için 1 Milyar doların artık çok fazla önemi yoktur. Amerikan parlamentosu bu anlaşmaya sonradan bir madde eklemek istedi. Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmemesi diye ama Türkiye bu anlaşmayı reddetmişti. 1 milyar dolar Sayın Baykal’ın son 4-5 yılda partisi için aldığı hazine yardımından çok değildir. Kendisi bunu ithal şaraplara ve havyarlara yatırıp bazı basın mensuplarının katıldığı eğlencelere harcadığı için değerini tam olarak bilmez.

Sizin parti merkezinde de şarap ikram ediliyor mu?

Bizim parti merkezimizde dünyanın en iyi aşçılarından biri var ve dünyanın en iyi kuru fasulyelerini bizim parti merkezinde yiyebilirsiniz. Şarap ise başbakanlık konutunda var, Başbakanlık'ın hazırlamış olduğu davetlerde var.

Şehit Cenazeleri

Atatürk’ün; “Biz milletin efendisi değil hizmetkârı olmaya geldik.” sözü bizim düsturumuzdur. İşçisi, zengini, yatırımcısı iş arayanı bizim yelpazemizdedir. Kendini bilmez Ana muhalefet partisi başkanı bir yerde bu seçimi cumhuriyet demokrasi ve Atatürk kazanacaktır deme gafletinde bulundu. Şimdi size soruyorum bu arkadaşın alacağı oy %15’tir en fazla geriye kalan %85 cumhuriyet demokrasi ve Atatürk düşmanı mıdır? Türkiye’nin bazı ortak değerleri var Atatürk, cumhuriyet, dinimiz, bayrağımız vatanımız bizim ortak değerlerimizdir bunların üzerinden siyaset yapmayalım. Şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapmayalım. Bir şehit haberi geldiği zaman sayın başbakanımız hala ağlar biz yanına girmeye çekiniriz yakın çalışma arkadaşları olarak.

Türkiye’nin öncelikli 3 sorunu

Yakından uzağa doğru bakarsak terör, işsizlik ve “demokrasi” olarak sıralarım. Özellikle demokrasi çünkü yıllarca lafta hep biz medeniyetlerin beşiği olan bir ülkeyiz diye övünürüz ama toplumsal renklerimizi yeterince sahiplenip bunlar bizim değerlerimizdir diyebiliyor muyuz diye arda sırada kendime soruyorum. Tüm müreffeh ülkelerin demokrasisi oturmuş ülkeler olması tesadüf değildir.

Bizim ülkemizde bizim çocuklarımızın kanı döküyor bazıları da bu dönemde Amerika terör konusunda PKK konusunda bir şey yapmasın bu İslamcıların AKP’nin işine yarar diyorlar. Ben sözleri söyleyenleri vatan haini olarak görüyorum. Bu kanın bir an önce durması lazım ama müttefiklerimiz yanıltan bazı öğeler var. Biz bunlarla mücadele ediyoruz. Biz bu seçim döneminde işi gücü bıraktık bunlarla uğraşıyoruz. PKK’yı tanıyan ülkelerin başında Amerika geliyor, Avrupa’da PKK’yı terör örgütü olarak tanıtmaya çalışan ülke de Amerika. “Teröristbaşı”yı yakalamamızda bize destek veren, Roj Tv’nin kapatılması konusunda çaba gösteren bir ülke Amerika ama bu günlerde şehit cenazelerinde kahrolsun PKK kahrolsun Amerika diye slogan atılıyor. Türkiye’de algı değişti. Türk insanının haklı tepkileri de var şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapanlar da var. Biz bunu müttefiklerimize anlatmaya çalışıyoruz.

Kuzey Irak’ta ne olmalı

Türkiye’de son 20 yılda defalarca Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyon yapılmıştır. Türkiye, bir sınır ötesi operasyonla terörü bitirebileceğine inancı olduğu anda hiç kimseye sormadan sınır ötesi operasyon yapar. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Ama bu ha deyince alınacak bir karar değildir. Uluslararası hukuk incelenmeli, risk analizi yapılmalıdır. Oraya gönderdiğimiz askerler robot değil kanıyla canıyla bizim çocuklarımızdır. Biz bu analizleri yaptıktan sonra böyle bir kararı alırız aldıktan sonra da bunu davul zurnayla kimseye ilan etmeyiz. Yapıldıktan sora duyulur.

Ak Partinin seçim beyannamesinde neden türbanın “T” si yok?

Türban Ak Parti'nin gündeme getirdiği bir şey değil. Türbanı hep diğer partiler gündeme getiriyor, üzerinden siyaset yapıyor faturası AK Parti'ye kesiliyor. Mini etek giyme özgürlüğü kadar başörtüsünü de savunuyorum. Ben bu ülkede devletin herhangi bir kurumunun insanların nasıl giyineceğine saç modeline bıyığını nasıl keseceğine karar vermemesi gerektiğini düşünüyorum.

Herkesi kucaklayan yasalar istiyorum. Askeri yasalarla asgari demokrasi olur. Bu yasanın değişip sivil anlayışa uygun bir anayasa oluşturulması lazım diyorum…