Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

HABERTURK.COM

CHP İstanbul Milletvekili Prof.Dr. Binnaz Toprak, 28 Şubat sürecinde Refahyol hükümetinin asker müdahelesiyle düşürülmesine ve partiye kapatma davası açılmasına da muhalefet etmiş bir akademisyen. Türkiye'de irticanın bütün ülkeyi, sistemi,siyaset,. kurumları ve üniversiteleri ele geçirdiği yönünde psikolojik bir kampanya yürütüldüğü bir dönemde Prof. Dr. Ali Çarkoğlu'yla beraber tam da bu iddiaların tersini gösteren sağlıklı bir laiklik anlayışının halk nezdinde varlığını gösteren bir araştırma yayınlamıştı.

Belkıs Kılıçkaya Doğru Açı programında, prof. Dr. Binnaz Toprak'la 28 Şubat sürecini, darbelerin Türkiye'deki siyasi iklime laiklik ve islami hassasiyeti olan çevrelerdeki tezahürünü konuştu.

"SÜRECİ İYİ YÖNETTİĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM"
Ben karşı çıkmıştım, asker müdahelesine de, partinin kapatılması konusuna da. Çünkü Türkiye'de ilk kez islami gelenekten gelen bir parti iktidar oluyordu. Cumhuriyetin başından itibaren var olan bir kavganın son bulacağını düşünüyordum. refah partisi tabanına yönelik ortalığı geren, sert ifadeler kullanıyordu: Bu açıdan onun da bu şansı ve süreci iyi yönettiğini düşünmüyorum. Ama somut olarak laikliği geriletmek açısından bir icraatı olmadı. Buna karşılık sürekli ve hergün bir kampanya yapıldı ve bu galiba medya kanalıyla biraz da böyle gerçekleşti.

"HALK ŞERİAT İSTEMİYOR - MAHALLE BASKISI"
Biz Ali Çarkoğlu'yla beraber hemen o dönemde, yani bu yayınların yapıldığı ve herkese korku salındığı bir dönemde araştırma yaptık. Türkiye'de yüzde 21'ler seviyesinde bir şeriat rejimi istendiği yönünde araştırmalar çıkıyordu. Ben buna inanmıyordum, siyasi ve sosyolojik olarak mümkün görmüyordum. Çünkü Türkiye'de siyasal İslam içinde radikal söylemler daima marjinal kalmıştır. Biz araştırmada soruları çeşitlendirdik. Miras, evlilik hukuki yönünden sorular sorduk. Neticede halkın son derece sağlıklı bir laiklik anlayışından taraf olduğunu gördük. Dinin devlete karışmasını istemiyordu ama devletin de dine müdahele etmesini; mesela kurban derilerini THK'ya verme mecburiyetine tepkiliydiler. Araştırma tabii ki çok tepki gördü laik kesimden. Bu benim şansım, ''Mahalle baskısı'' başlıklı aratırmada da İslami kesimden çok tepki aldım. Ama AKP'nin kapatılma davasında araştırma savcının iddianamesine de konulmuştu, AKP de aynı araştırmayı savunmasına almış, referans göstermişti. Demek ki iyi yoldayım.

PROF. ATİLLA YAYLA'YA DESTEK
Bugün Atatürk ve tek parti dönemine ilişkin eleştiriyi aşan bir bakış var. Herşeyin sorumlusu tek parti dönemi gibi. Halbuki ben yaşadığımız sorunların hep Türkiye'deki bu darbelerden kaynaklandığını düşünüyorum. Atilla Yayla'ya destek verdim o dönemde. Çünkü spontane bir ifade içinde Atatürk için o adam diyordu, ona yönelik bir eleştiri bile değildi.

1971 VE 12 EYLÜL
Bu iki darbeyle birlikte Türkiye'de hem sol hem sağ aydınlar askeri darbelere o kadar çok tepki gösterdiler ki, bir daha ordu böyle bir işe kalkışamadı. Zaten bu post modern, e muhtıra tarzı da o yüzden. Sonuncusu da mesela e-muhtıra da, tam millet İstanbul'da mitingi yapacak laiklik konusunda. Gece yarısı e-muhtıra çıktı. Sivil hareketlerin önüne. Darbelerin hepsi fekalade zararlı olmuştur, kötü sonuçlar vermiştir.