Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Nefes borusundaki darlık yüzünden eşini neredeyse kaybetme noktasına geldiğini söyleyen Anıl Dağ ise yaşadıkları zor zamanları anlattı. Dağ, "Eşimin önce beyin kanaması geçirmesi, ardından nefes borusu daralması yaşaması sonra da depremin gerçekleşmesi bana şaka gibi gelmeye başlamıştı. Yaşadığımız tüm bu olaylara rağmen eşimi bu şekilde gördüğüm için kendime 'dünyanın en mutlu insanı diyebilirim'" diye konuştu.

Dağ, eşinin yaşadığı sağlık sorunu için yaptığı araştırmalar sonrasında aradığı doktora ulaştı. Yüz yüze görüşmeden tüm süreci telefon üzerinden yürüten Prof. Dr. Ercan, yoğun bakım doktorlarıyla görüşerek trakeostomi açılmasını ve hastanın taburcu olmasını sağladı.

"HASTANIN NAKLİ ÇOK CİDDİ RİSKLER İÇERİYORDU"

Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sina Ercan, Sibel Dağ´ın geçirdiği süreç ile ilgili şunları kaydetti: "Sibel Hanım beynindeki anevrizma kanamasından sonra yaşadıklarından dolayı çok zor bir durumda, nefes alamaz bir pozisyondaymış. Anevrizma kanamasından sonra yoğun bakım ve entübasyon sürecine girmiş. Nefes borusunda çok ciddi bir darlık oluştuğu için bebek boyutundaki entübasyon tüpüyle bile entübe edememişler. Bu durum tabi çok büyük hayati bir risk oluşturuyor. Tam depremden önceki dönemde olması da olayı daha karmaşık bir hale getirmiş. Eşi Anıl Bey çare arar vaziyette telefonla bana ulaşıp, eşini buraya getirmek istediğini söyledi. O durumdaki bir hastanın nakledilmesi çok ciddi riskler içerir. Bu yüzden oradaki anestezi hekimiyle görüştüm. Uygun bir yerden uygun bir kanül bularak orada hastanın trakeostomisinin açılmasını sağladık. Amacımız hastanın nefes almasını güvence altına almak ve ondan sonraki süreci hayati risk olmadan devam ettirebilmekti."

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ