Kekova nerede? Kekova hangi şehirde, ilde, bölgede?
Turkuaz rengi suların altından, binlerce yıllık bir medeniyetin sessiz kalıntılarının seçilebildiği, teknelerin adeta bir tarih müzesinin üzerinde süzüldüğü büyülü bir coğrafya... Burası, sadece Türkiye'nin değil, tüm Akdeniz'in en etkileyici ve en gizemli noktalarından biri olan, adını bir adadan, ününü ise sular altındaki şehrinden alan Kekova'dır. Sadece bir yer adı olmanın ötesinde Kekova, bir adayı, bir batık şehri ve karadaki iki otantik balıkçı köyünü kapsayan, bir bütün olarak ele alınması gereken bir doğa ve tarih cennetidir. Peki, bu eşsiz bölge tam olarak Kekova nerede?
ABONE OLAslında "Kekova" dendiğinde akla sadece bir ada değil, o adanın koruduğu bütün bir tarih ve coğrafya gelir. Sular altındaki gizemli şehrinden, tepesindeki haçlı kalesinden denize selam duran Kaleköy'e ve sakin limanıyla Üçağız'a kadar tüm bu bölge, bir bütün olarak Türkiye'nin en büyüleyici ve en iyi korunmuş hazinelerinden birini oluşturur. Kekova'yı keşfetmek, bir tekneyle zamanın ve denizin derinliklerine doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkmaktır.
Türkiye'nin güneybatısında, tarihi Likya medeniyetinin kalbi olan Teke Yarımadası'nın Akdeniz kıyılarında yer alan Kekova, Kaş ile Demre ilçeleri arasında konumlanmış özel bir bölgedir. Coğrafi olarak bölgenin kimliğini, anakaraya paralel bir şekilde uzanan, uzun ve dar Kekova Adası belirler. Bu ada, anakara ile arasında sakin, korunaklı ve adeta bir iç deniz gibi duran bir kanal oluşturur. İşte bu korunaklı kanal, bölgenin tüm tarihi ve doğal zenginliklerine ev sahipliği yapar.
Kekova konumu nedir sorusunun yanıtı, bu adanın yarattığı coğrafi sığınakta gizlidir. Ada, açık denizin hırçın dalgalarına karşı doğal bir set görevi görerek, arkasında kalan Batık Şehir, Kaleköy (Simena) ve Üçağız (Theimussa) gibi yerleşimleri koruma altına almıştır. Bölgenin coğrafyası, sarp kayalık yamaçlar, bu yamaçlara tutunmuş zeytin ve keçi boynuzu ağaçları ve irili ufaklı sayısız bakir koy ile karakterize edilir. Bu engebeli ve el değmemiş coğrafya, bölgeye karadan ulaşımı zorlaştırmış ve onun otantik dokusunun günümüze kadar korunmasını sağlamıştır.