Kıdem tazminatının BES'leşmesi, Türkiye için muhteşem bir fırsat
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye'nin kıdem tazminatını bir türlü gündemine sokamadığını belirterek, "Burada Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) gibi her ay bir kesinti yapılabilir. Devletin de desteğiyle BES'te neredeyse 80 milyar liralık bir fon birikti. Buna yakın bir fonun kıdem tazminatından da doğması mümkün. Kıdem tazminatının BES'leşmesi, Türkiye için muhteşem bir fırsat." dedi.
ABONE OLİSO Başkanı Bahçıvan, "İş Dünyası Söyleşileri" kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
İstihdam konusunda sanayici tarafından en büyük problemin yetenekli eleman bulabilmek olduğunu anlatan Bahçıvan, hizmet sektörünün son yıllarda yeni işe başlayacak kişiler arasında çok daha cezbedici hale gelmeye başladığını söyledi.
Bahçıvan, sanayi için mutlak suretle bir mesleki eğitim formasyonu alan eleman ihtiyacı söz konusu olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"O konuda ne yazık ki 28 Şubat süreci ile başlayan mesleki okullarının kökten tırpanlanmasının oluşturduğu açık, kendini günümüzde aşırı şekilde gösteriyor. Son dönemlerde tekrar bir meslek liselerine dönüş yönünde bir çaba var ama bu biraz zaman alacak bir konu. Türkiye'nin mutlak suretle mesleki eğitim konusunu kökünden çözüp, üniversite kapılarında bu kadar genç biriktirmek yerine, hayata çok daha erken başlayabilecek güçlü bir mesleki eğitimden geçen gençler yetiştirip, sanayinin de arzu ettiği yetişmiş iş gücüne erişebilmesi noktasında hızlı ve reformist çalışmalara ihtiyacı var ki adım adım bu başladı."
İşsizliği önleme konusunda eksiklerin olduğunu belirten Bahçıvan, hala esnek ve evden çalışma modeline geçilemediğini, bu modellerin büyük kazanç sağlayacağını dile getirdi.
- "Dövizle borçlanmada ölçü kaçtı"
Erdal Bahçıvan, dövizle borçlanmaya getirilen sınırlamaya değinerek, bunun döviz kazancı olmayan şirketlerin borçlanmasının önüne set çekerek, muhtemel problemleri önden kesmek adına son derece doğru bir karar olduğunu ifade etti.
Döviz kredisi kullanan firmaların mutlaka döviz girdi ve çıktısını dengelemesi gerektiğine dikkati çeken Bahçıvan, "İnşaatçı da perakendeci de dövizle borçlanıyor. Ölçü kaçtı. Bankacının perakende ve inşaatla uğraşan insana demesi lazım ki 'kardeşim sen dövizle borçlanıyorsun ama senin döviz getirin sıfır.' Finans sektörü oportünist. Onun için bu kadar serbest bırakmamamız lazım. Tüketici olduğunuzda peşinizden koşan bankacı, iş üretici olup proje ürettiğinizde, hayalin peşinde koştuğunuzda yok oluyor. Bunun için bunları birtakım regülasyonlarla düzenlemek lazım. Liberalizm demek herkes her istediği alanda serbest olsun demek değil." değerlendirmesini yaptı.