Kontrollü kısıtlama ne demek? İstanbul'da sokağa çıkmalarda kontrollü kısıtlamamı gelecek? soruları, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun açıklamalarının ardından gündeme geldi. İmamoğlu, "Türkiye için olmuyorsa, en azından İstanbul için kontrollü bir kısıtlama bekliyoruz" ifadesiyle, sokağa çıkma yasağı tartışmalarına farklı bir seçenek getirdi. İşte kontrollü kısıtlama ile ilgili detaylar...

KONTROLLÜ KISITLAMA NEDİR?

Kontrollü kısıtlama genel olarak, sokağa çıkma saatlerinin düzenlenmesi şeklinde yorumlanabilir. Ancak bu düzenlemelerin şekli ve kapsamı ancak yapılacak çalışmalar ve açıklamalarla netlik kazanacak.

Tüm dünyada etkili olan koronavirüs salgını nedeniyle, pek çok ülkede sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Virüs nedeniyle ölenlerin sayısı 21 bin 500'ü geçti.

EKREM İMAMOĞLU'NDAN İSTANBUL İÇİN KONTROLLÜ KISITLAMA AÇIKLAMASI

“İstanbul’da toplu taşıma oranı yüzde 80 oranın altına düştü. Ama hala 1,2 milyondan fazla sefer oluyor İstanbul’da. Taksi, dolmuş gibi diğer kullanımları da katarsak, İstanbul’da yine de 1 milyonun üzerinde insan her gün toplu taşımayı kullanıyor. Bu, büyük bir risk. Ancak acil bir durum için evden yürüme mesafesi bir uzaklığa gitmeniz gerekir. Biliyorum, bazılarınız iş için mecburen sokaklara çıkıyor. Bunun çözümü için de devletimizin hükümet yetkililerinin bir çabası olacağına inanıyorum. İnanmak istiyorum. Türkiye genelinde olmasa da en azından İstanbul için, hükümetten; kademeli, kontrollü bir sokağa çıkma konusunda bir çalışma bekliyoruz. Bu konuda biz de yardıma hazırız. Tekrar altını çizeyim; Türkiye için olmuyorsa, en azından İstanbul için kontrollü bir kısıtlama bekliyoruz. Gelecek günler için, halka moral verici konuşmalar yapmak doğrudur, güzeldir. Ancak bugün gerekli adımlar atılmazsa, gelecekte hayal kırıklığı yaşanacağı ne yazık ki aşikar. Onun için bu konuda çok kararlı, radikal kararlar almalıyız. Ne yazık ki bu işler, sadece lafla da olmuyor. Elbette dua edeceğiz; ama sadece dua ederek de gelecek günlere ne yazık ki bu şehri ve bu ülkeyi hazırlayamayız. Eğer bu salgın kriziyle dünyada önemli değişikler olacaksa, o günün dünyasının da kriz günlerinin de doğru adımları atan süreçleri yöneten ülkeler, bu sürecin geleceğinde doğru noktalarda olacaklardır. O yüzden bir kez daha seslenmek isterim ki; korkmadan, ‘ama, fakat’ demeden bugün radikal bazı kararların alınması toplum sağlığımız, sağlık personeli sağlığımız, toplum moralimiz ve psikolojimiz açısından son derece önemlidir. Söz konusu insan hayatı ve toplumsal psikoloji ise, ekonomik beklentiler biraz daha sırasını beklemelidir. Buna göre adımlar atmalıyız.”