Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Röportaj: Ela Sezen

Türk sinemasının 100. yılında yapılan halk oylamasında "Selvi Boylum Al Yazmalım" "En İyi Film" seçildi. Atıf Yılmaz tarafından 1977'de çekilen filmde Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin üzerine kurulu üç kişilik dünyada "Aşk mı, sevgi mi?" ikilemine çözüm aranıyordu.

Filmin başrol oyuncularından Kadir İnanır, Selvi Boylum Al Yazmalım'ın sırrını Haberürk'e anlattı...



100 yılın en iyi filmi "Selvi Boylum Al Yazmalım"... Yıllara meydan okuyan film hala izleyenlerde aynı etkiyi yaratıyor. O proje önünüze geldiğinde hiç bugünlere geleceğinizi tahmin etmiş miydiniz?



Öncelikle Cengiz Aytmatov'dan bahsetmemiz lazım. Cengiz Aytmatov insanı ve doğayı dünyada en güzel anlatan büyük yazarlardan bir tanesi. Onun bir hikayesinden derlenerek "Selvi Boylum Al Yazmalım" senaryosu ortaya çıktı. Bir kamyon şoförünün acılarını anlatan bir öykü olarak yazmıştı Cengiz Aytmatov. Ama biz onu muhteşem bir film senaryosu haline getirdik. Cumhuriyetimizden bile daha yaşlı olan sinemamızın 100. yılında en iyi film seçilen Selvi Boylum Al Yazmalım'ın başrol oyuncusu olmak benim için mutlulukların sevinçlerin en güzellerinden biri oldu bugün. Çünkü bir sürü organizasyonlarda filmler yarışır ve bir jüri oluşur. Onların tercihlerine göre de en iyi filmler belirlenir. Ancak bu öyle değil. Bu, tam anlamıyla gerçek bir yarışmanın sonucu ortaya çıktı çünkü halkın seçtiği bir film.

Halk eğer bir filmi "en iyi film" olarak değerlendiriyorsa, herkesin ona saygı duyması gerekir. Ben de böylesine önemli bir filme koyduğum sıcak yüreği ve verdiğim emeğin karşılığı olarak bugün gerçekten çok sevinçliyim.

"BU FİLM, DÜNYA AŞK FİLMLERİ ARASINDA DA SIRALAMAYA GİRECEK"

O senaryo ilk geldiğinde ve okuduğunuzda nasıl kabul ettiğinizi hatırlıyor musunuz?

Zaten biz Atıf Abi ve Türkan Hanımla seri filmler yapıyorduk. Atıf abi çok sevdiğimiz bir yönetmendi. Türkan Hanımla da zaten bir sürü film çekmiştik. Birlikteliğimizi halk çok alkışladı ve hala da onu devam ettiriyor. Biz filmlerimizi gerçekten çok severek,inanarak, mesleğimize verdiğimiz değerin önemini ve halkın gözündeki değerini çok iyi bilen sanatçılarız. 46 yıllık meslek hayatımın onur filmlerinden birisiydi. Diyalektik materyalizminin sevgiyi tarifinin son noktasıdır bu film. Yani sevgi, emek demektir. Emek verilmeyen hiçbir şeyin kutsallığı da yoktur, saygınlığı da yoktur.

Siz hangi meslekten olursanız olun, yaptığınız işe büyük emek veriyorsanız yaptığınız işin karşılığını mutlaka bir gün görürsünüz. Ben burada yine iddia ediyorum, bu film dünya aşk filmleri arasında da sıralamaya girecek. Çünkü iyi insan olgusuyla yaşayan hiç kimse bu filmi sevmemezlik yapamaz. "Selvi Boylum Al Yazmalım" gerçekten insanın ruhunun derinliklerine işleyen müthiş bir dramatik yapıya sahip bir film.

Bu filmde"Sevgi emek ister" olgusu "sevgi-emek" ilişkisi ön planda. Belki de o yüzden insanların içine bu kadar işledi.

Aslında insanların içinde var olan bu değerleri bu film açığa çıkardı. Öyle diyelim de izleyen herkesi de alkışlamış olalım. 77 yılında çekildi. Cengiz Aytmatov bizim çok yakın dostumuz. Biz bu filmle beraber Cengiz Aytmatov'a Sovyetler Birliği'ne gittik. Sovyetler Birliği'nde iki defa çekilmiş bu film. Ama bizim çektiğimiz filmi, filmin yazarı da hatta o filmde İlyas rolünü oynayan Çukmarov da- ki onların çok değerli bir sanatçısıdır, onlar da takdir etmişlerdi. 77 yılından bu yana 35 yıl boyunca bu filmi acaba kaç kişi seyretti? Hani böyle söylüyorlar ya "Filmlerimiz şu kadar izlendi" diye. Önemli olan yıllar içerisinde hesaplanamayacak kadar büyük kalabalıkların izlemesidir aslolan, kalıcı olan. Böyle bir filme, hem de sinemamızın 100. yılında verdiğim emek ve bunun karşılığını görmek gerçekten beni çok mutlu ediyor.

"FİLMİN SIRRI SÖYLEDİĞİ GERÇEK"

38 yıl önce izleyen de aynı şeyi hissediyor, şimdi izleyen de. Neydi bu filmin sırrı?

Filmin sırrı söylediği gerçek. Ve filmi, film haline getiren bütün çalışanların ortak inancı ve o çalışmaya koyduğu büyük değer, büyük samimiyet.

Peki film bitti ve bugünün deyimiyle vizyona girdi. O gün dediniz mi "Bu film çok izlenecek ve çok ödül alacak" diye?

Zaten filmin büyük olduğu izlerken belliydi, bunu kimse inkar etmesin. Bu, büyük bir sürpriz değildi.Bizim filmimizin "100 yılın en iyi filmi" olması hiçbir zaman sürpriz değil.

"BU FİLM İNSANLIK TARİHİ BOYUNCA İZLENECEK"

O günlere gidecek olursak hem müziğiyle hem oyuncularıyla gerçekten bir kült "Selvi Boylum Al Yazmalım". Filme dair sette kazalar, ilginç anılarınızı hatırlıyor musunuz?

Filmde çok anılarımız var ama aslolan evrensel sinema değerlerinin bir filmin içerisinde yerini bulabilmiş olması. Yani biz bu filmi dünyanın en büyük sinemacılarına da göstersek neresini eleştirecekler? Eleştirecek bir yanı da yok. O kadar sağlam, o kadar dikkatle çekilmiş ve dediğim gibi evrensel sinema değerlerinin tamamını içinde barındıran bir film olduğu için çok eleştiriye açık değil.

Peki sizin hayatınızda bu filmden sonra oyunculuğunza dair değişen bir şey oldu mu?

Filmdeki İlyas'a o yüreği koyduysam biraz da bende olan sıcak yüreğin karşılığıdır diye düşünüyorum. Onun için bana mesleğim adına verdiği değerler çok, ama benim filme verdiğim bu yüreğin de katkısı büyük diye düşünüyorum. Oyunculuğumu merak edenlere de buradan bir selam olsun. İnanıyorum ki bütün nesiller biz ölüp gideceğiz bu dünyadan ama tarihler boyunca, günümüzün son teknolojisiyle beraber bu film insanlık tarihinde daha milyonlarca insan tarafından uzun yıllar insanlık tarihi boyunca izlenecektir.