Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Müzik "Kalbi detone erkek kadın sesinden tahrik olur"

        BATU: BUNU SÖYLEMEKTEN ÇOK UTANIYORUM AMA...

        MUMCU: BACH DİNLERKEN SARA NÖBETİ GEÇİREN VAR

        KATO: İSTİKLAL MARŞI İLE BEYİNLER DOLDURULUYOR

        ELÖNÜ: KALBİ DETONE ERKEK, KADIN SESİNDEN TAHRİK OLUR

        İPEKÇİ: AŞIKKEN SEZEN, AYRILINCA AJDA!

        GÖKHAN KIRDAR: MUTLUYKEN MÜZİK YAPILMAZ, SEVİŞİLİR

        Beş farklı görüşün Cem Mumcu, Cemil İpekçi, Günseli Kato, Pelin Batu ve Esra Elönü'nün bir araya geldiği, Ceren Akdağ Şahin'in moderatörlüğünü yaptığı tartışma programı "Kime Göre Neye Göre?"de bu hafta poptan arabeske, ninnilerden milli marşlara, ilahilerden destanlara, klasik batı müziğinden Türk sanat müziğine, cazdan Türk halk müziğine, rock'n roll'dan ağıtlara her yönüyle müzik konuşuldu. Şahin "Müzik, Eski Yunan'dan bugüne nasıl bir yolculuk izledi? İlk müzik örnekleri hangileri? Kültürel, siyasi, dini kimlikler müziği nasıl besliyor? Müzik, Türkiye'deki siyasi dönüşümlerden payını nasıl aldı? Alt kültürün müziği olarak nitelendirilen arabesk müzik bugün

        nasıl popülerleşti? Sözlü müzik muhafazakarlaşıyor mu? Müzik, milletleri, devletleri bir arada tutabilir mi, ayırabilir mi? Halklar müzikle ayaklanabilir mi, tarihte örnekleri var mı? Tüketimi teşvik aracı olarak reklamlarda, birleştirici etkisiyle seçim kampanyalarında, okullarda, resmi törenlerde, kutlamalarda müzik nasıl kullanılıyor?" diye sordu, yorumcular ve programın özel konukları İstanbul Teknik Üniversitesi Müzikoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Şefika Şehvar Beşiroğlu ve müzisyen Gökhan Kırdar yanıtladı.

        Gökhan Kırdar programa yıldırım çarpmış kayın ağacından ve hastalıktan ölmüş geyik derisinden yapılan müzik aleti "tür"ün felsefesini anlatarak başladı ve çaldı:

        MUMCU: BACH DİNLERKEN SARA NÖBETİ GEÇİREN VAR

        Ardından Cem Mumcu, sesin kulaktan girdiği andan itibarenki yolculuğunu, nasıl anlam kazandığını anlattı ve bir örnek verdi:

        "İnsanın müzikle ilişkisinde biyolojik kodlar var, Bach dinleyip iyileşen veya refleks epilepsisi olup sadece Bach dinlerken sara nöbeti geçirenler de var "

        KIRDAR: SADECE EĞLENMEK İÇİN MÜZİK DİNLENİLMEZ

        "Müzik bugün sadece eğlence aracı olarak mı görülüyor?" sorusuna Gökhan Kırdar "Ezoterik müzik yeniden canlanırsa, insanlar müziği tüketirken daha bilinçli olurlarsa sadece eğlenmek veya sadece ağlamak için müzik dinlemekten de vazgeçerler. Müzikten istedikleri buysa müzik onlara fayda sağlamaz" diyerek yanıtladı ve Anadolu döneminden örnekler

        verdi:

        MUMCU: BLOK FLÜT GÖRÜNCE KUSUYORUM

        KATO: İSTİKLAL MARŞI İLE BEYİNLER DOLDURULUYOR

        Programda okullardaki müzik eğitimin yeterliliği de konuşuldu. Konuyla ilgili Cem Mumcu "Blok flüt gördüğüm yerde kusmak istiyorum" dedi, Günseli Kato da okullardaki müzik eğitiminin çok boş ve sakıncalı olduğunu, İstiklal Marşı ile beyinlerin doldurulduğunu söylerek "Flüt ve mandolinle müzik eğitimi mi olur?" diye sordu.

        ELÖNÜ: KALBİ DETONE ERKEKLER KADIN SESİNDEN TAHRİK OLUR

        Müzik ve din konusunda Esra Elönü "Kuran-ı kerim müziği yasaklamaz, müziğin neye hizmet ettiğiyle ilgilenir. Kadın sesinden tahrik olan erkeğin kalbi detonedir." Dedi.

        KIRDAR: MUTLUYKEN MÜZİK YAPILMAZ, SEVİŞİLİR

        BATU: BUNU SÖYLEMEKTEN UTANIYORUM AMA...

        İPEKÇİ: AŞIKKEN SEZEN, AYRILIRKEN AJDA DİNLERİM

        Programın en renkli anlarından biri müzik üretimi ve mutluluk konusu tartışmasıydı. Gökhan Kırdar mutsuzken ürettiğini söyledi ve ekledi:"Derdiniz yoksa film ya da müzik yapmamalısınız. Zaten aşıkken kimse oturup müzik yapmakla uğraşmıyor, sevişmekle uğraşıyor!"

        Pelin Batu da mutsuzluktan beslendiğini söyleyerek annesinin eleştirisini paylaştı:

        "Annem bazen ben aşk acısı yaşarken 'Sadece yazmak için bir şeyler yaşıyorsun gibime geliyor' der. Bunu söylemekten çok utanıyorum ama hakikaten acısını yaşarken "Vay be yazmak için çok güzel şey çıktı" dediğim oluyor.

        Cemil İpekçi de aşıkken ve mutsuzken dinlediği şarkıları anlattı:

        "Aşklarım Sezen Aksu ile başlar ama bitişinde katiyen dinleyemem çünkü bileklerimi kesebilirim. Hemen Ajda Pekkan'a geçerim. Baktım ki aşk bitiyor hemen Ajda'yı koyarım."

        Mevlevihanelerin müzik kültürüne kattıkları konuşulurken Esra Elönü tasavvuf musikisinin bugün elit müziği olduğunu ama bundan da memnuniyet duyduğunu dile getirdi. "Bugün ilahi diye bize yutturulan şeyler olmasaydı kulak ziyafeti yaşıyor olabilirdik" diyen Elönü'ye karşı Beşiroğlu tasavvuf müziğin bugün elit bir müzik olmadığını, pazarlama ürünü haline getirildiğini söyledi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ