Ömer Faruk Sorak, 81 denizcinin şehit olduğu Dumlupınar Denizaltısı’nın filmini çekmeye hazırlanıyor
Ömer Faruk Sorak, 4 yıl uğraştığı '8 Saniye'nin gösterime girmesinin ardından 'Derinsu' filmi için hazırlıklara başladı
Mehmet ÇALIŞKAN / HT MAGAZİN
Ömer Faruk Sorak, 81 denizcimizin şehit olduğu Dumlupınar Denizaltısı’nın filmi için bir kez daha hazırlıklara başladı. Genelkurmay Başkanlığı, Sorak’ın adını ‘Derinsu’ olarak belirlediği filmin çekilmesi için, her türlü desteği vereceğini belirtti
4 NİSAN 1953’te İşveç bandıralı Naboland şilebiyle çarpışarak Çanakkale’nin Nara Burnu açıklarında batan Dumlupınar Denizaltısı’nda şehit olan 81, sağ kurtulan 4 denizcimizin hikâyesinin film haline getirilmesi ilk olarak 1998’de gündeme gelmişti.
İLK 1998’DE GÜNDEME GELMİŞTİ
Yapımcılığını Enver Özveren’in yönetmenliğini ise Kunt Tulgar’ın yapacağı film için düzenlenen resepsiyona Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan birçok komutan da katılmıştı. Senaryosunun Denizaltı KD.BNB. Bülent Kahraman, Deniz KD. BNB. Nejat Gökbakar, Denizaltı BNB. Ertuğrul Güllüoğlu, Denizaltı BNB. Alp Yurdakul’un Dumlupınar’dan sağ kurtulan BÇVŞ. Hüseyin İnkaya ile ASTSB. BÇVŞ. Hüseyin Akış’ın eşi ve oğlunun verdiği bilgilerle yazdığı ‘Dumlupınar-Çelik Mezar’, Enver Özveren’in gerekli parayı bulamaması sonucu rafa kalkmıştı. Dumlupınar Denizaltısı’nı film haline getirmeye çalışan ikinci sinemacı ise Ömer Faruk Sorak olmuştu. Sorak, ilk yönetmenlik çalışması olan ‘G.O.R.A’yı çektikten hemen sonra, 2004’te kolları sıvadı. Senaryosu Onur Tan tarafından yeniden yazılan projenin adı bu kez ‘Derinsu’ olarak belirlendi. Haluk Bilginer, Şafak Sezer, Başak Köklükaya ve Yasemin Dalkılıç’ın başrolünde yer alacağı ‘Derinsu’ için bir de tanıtım filmi çekilmişti. Ancak ikinci kez gündeme gelen proje yine yüksek maliyeti nedeniyle çekilememişti.
‘DAHA LEZZETLİ FİLM OLACAK’
Sorak, 11 yıl aradan sonra ‘Derinsu’yu yeniden gündemine aldı. Sorak, filmi 2004’te çekmemesinin aslında daha iyi olduğunu söylerken şunları söyledi: “Bu proje aslında kısmetsiz oldu. Biraz üzgünüm, kırgınım, kızgınım. Çok önce olması gereken, çoktan hafızalarda ‘Ya ne güzel bir film’ diye kalması gereken bir filmdi. Takdiri ilahi diyorum. Olmamasının da bir sebebi varmış. Eskiden daha çok hırslanıyordum, agresif cümleler kuruyordum ama şimdi ‘Belki de zamanı şimdiymiş’ diye bakıyorum. Derinsu’yu şimdiki aklımızla yaptığımızda onun hakkını verecek bir güce sahip olmamız gerekiyordu belli ki iş bu kadar bekledi diye düşünüyorum.” Sorak, Genelkurmay’dan destek aldığını belirterek “Ön görüşmelere başladık. Genelkurmay’dan ve Deniz Kuvvetleri’nden bütün askeri bölgelerde ve deniz üslerinde bizim dönemsel gerçekliği yakalayabilmemiz için her türlü desteğin verileceğine dair yazılı onayımız da çıktı. O onayın çıkması hayatımızı daha da kolaylaştırdı. Özellikle bütçesel ve gerçeklik duygusu açısından. Gerçek denizaltı, gerçek kurtarma gemisi, gerçek askeri üs, gerçek asker, gerçek denizaltıcı gibi gerçeklere dokunabilme şansını verdiği için de daha lezzetli bir film yapma fırsatı verdi. O gün olsaydı belki bu şansımız yoktu. O yüzden her şeyi iyiye yoruyorum artık” dedi.